Yüzlerce tür tek bir ovaya iniyor: Türkiye'nin gizli kuş cenneti keşfedilmeyi bekliyor
Türkiye'nin en önemli göç güzergahlarından biri olan Muş Ovası, baharın gelmesiyle birlikte yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Sulak alanları ve sazlıklarıyla bölge, doğa ve kuş fotoğrafçılarının da gözdesi haline geldi.
Muş Ovası her yıl binlerce kuşun göç yolculuğunda durduğu, beslendiği ve yavruladığı alanlardan biri. Baharın gelmesiyle sulak alanlarda ve sazlıklarda kuş hareketliliği gözle görülür biçimde arttı.
Türkiye'deki üç ana göç güzergahından biri Muş Ovası üzerinden geçiyor. Kuzeyden güneye göç eden kuş türlerine ev sahipliği yapan ova, yüksek kuş popülasyonuyla öne çıkıyor.
Muş Ovası'nda bugüne kadar yapılan gözlemlerde 400'e yakın kuş türü kayıt altına alındı. Mevsimlerin değişmesiyle birlikte soğuk bölgelerden gelen binlerce kuş, sulak alanlarda konakladıktan sonra sıcak bölgelere göç ediyor.
Yaz boyunca sulak alanlarda konaklayan ve kuluçka dönemini burada geçiren göçmen kuşlar, özellikle Murat ve Karasu nehirleri ile Bulanık ilçesindeki Haçlı Gölü kıyılarına canlılık katıyor.
Leylek, dalgıç, küçük batağan, küçük ak balıkçıl, büyük ak balıkçıl, kaşıkçı ve gri balıkçıl bu dönemde ovada yoğun olarak gözlemlenen türler arasında yer alıyor.
Boz kuyrukkakan da bahar göçüyle ovaya inen türler arasında. Kuyrukkakan türlerinin en irisi olan bu kuş, boz-kahverengi üst tüyleri, geniş beyaz sırtı ve kuyruğundaki siyah bantla kolayca tanınıyor. Böceklerle besleniyor; ürkek ve çevik hareketleriyle dikkat çekiyor.
Türkiye'de yaklaşık bir milyon çift boz kuyrukkakan popülasyonu bulunduğu tahmin ediliyor. Steplerde, taşlık arazilerde ve açık ovalarda yaşayan bu tür, kışı Afrika ve Hindistan'da geçiriyor.
Nesli tehlike altındaki toy kuşu, telli turna, Anadolu dağ turnası, saz horozu, mezgeldek ve sürmeli kız kuşu da Muş'ta kuluçka yapan türler arasında. Toy kuşları Türkiye'de en çok Muş'ta görülüyor.
Sürmeli kız kuşu, IUCN tarafından nesli kritik düzeyde tehdit altında olarak değerlendirilen türlerden biri. Dünya genelinde yalnızca 11 bin 200 yetişkin bireyin kaldığı tahmin ediliyor. Muş, Bulanık ve Malazgirt Ovaları bu türün göç yolculuğunda kritik konaklama alanları arasında yer alıyor.
Toy, turna, Anadolu dağ turnası ve mezgeldek kuşlarının büyük bölümü Varto ve Bulanık güzergahlarında yoğunlaşıyor. Muş'taki pek çok yerleşim biriminde de leylek yuvaları bulunuyor; bunun temel nedeni sulak alanların zenginliği ve halkın leyleklere gösterdiği ilgi.
Muş'taki sulak alanların yerleşim yerlerine uzak olması, kirlilik düzeyini düşük tutuyor. Araştırmacılar, bu nedenle özellikli kuş türlerinin bölgeyi tercih ettiğini belirtiyor.
Varto, Bulanık ve Malazgirt'teki çok sayıda göl ve gölet ile Karasu ve Murat nehirleri bölgenin ekolojik zenginliğine katkı sunuyor.
Telli Turna Doğa Koruma Derneği, 2014'ten bu yana Muş'ta düzenli araştırma ve koruma çalışmaları yürütüyor.
Dernek başkanı Kasım Avcı, bölgedeki tüm doğal alanların kuşların yaşam döngüsüne katkı sunduğunu ve bu nedenle korunmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Gözlem ekibinden Ufuk Bayrak, yıllardır sahada aktif çalışma yürüttüklerini belirterek "Muş Ovası birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Amacımız kuşları korumaya yöneliktir, bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Muş Ovası çok yüksek bir kuş popülasyonuna sahip." dedi.
Bölge aynı zamanda kuş fotoğrafçıları için de cazip bir alan. Yüzlerce türün bir arada görülebildiği sulak alanlar, giderek daha fazla doğaseverin ilgisini çekiyor.
Hem hiç göç etmeyen hem de kısmen göç eden türlerin tespiti için çalışmalar devam ediyor.
Muş Ovası'nda kayıt altına alınan türler arasında angıt, karabatak, boz kaz, sakarca, boz ördek, saksağan, ekin kargası, sığırcık, kuzgun, dere düdükçünü, ebabil, kaya güvercini, sumru ve tarla kuşu da yer alıyor.
Araştırmacılar, elde ettikleri verileri kitaplaştırmayı planlıyor. Amaç, Muş'taki kuş çeşitliliğini yalnızca il sınırları içinde değil ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak.
Uzmanlar, sulak alanların korunmasının hem bölge ekolojisi hem de göç güzergahındaki tüm türler için yaşamsal önem taşıdığını vurguluyor.
Kirlilik, kaçak avcılık ve alan tahribatı en büyük tehditler arasında sayılıyor. (AA)