Tarladan sofraya covid aşısı

Bilmim dünyası koronavirüse salgınıyla mücadelede, Türk asıllı Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci tarafından geliştirilen haberci RNA (mRNA) aşısı büyük bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, şimdi de ABD’li araştırmacılar, aynı teknolojiyi kullanarak yenilebilir bir koronavirüs aşısı üzerinde çalışıyor.

Yayınlanma:
Güncelleme: 22 Eylül 2021 18:05
Tarladan sofraya covid aşısı

ABD’de California Üniversitesi Riverside'daki (UCR) araştırmacılar, Pfizer-BioNTech ve Moderna’nın Covid-19 aşılarını geliştirmek için kullanılan teknolojiyle aynı zamanda Covid-19 aşısı içeren sebzeler yetiştiriyor.

mRNA aşıları nasıl çalışıyor?

haberci RNA (mRNA) aşıları koronavirüsün vücuda tutunduğu başak proteinine talimat vererek çalışıyor. Bir kişinin bağışıklık sistemi proteini algıladığında, onunla savaşıyor. Virüse tekrar karşılaştığında ise proteinlere karşı oluşan güçlü bağışıklığı devam ettiriyor.

Grip aşısında da uygulanacak

Hatta şirketler artık bu teknolojiyi yıllık grip aşısı da dahil olmak üzere diğer aşılara uygulamak için çalışıyor.

'Tarlada da yetiştirilebilir'

UCR'nin Botanik ve Bitki Bilimleri Bölümü'nde baş araştırmacı Juan Pablo Giraldo, "İdeal olarak, tek bir bitki tek bir kişiyi aşılamak için yeterli mRNA üretecektir. Bu yaklaşımı ıspanak ve marulla test ediyoruz ve insanların kendi bahçelerinde yetiştirme konusunda uzun vadeli hedeflerimiz var. Çiftçiler mRNA aşılarını tarlalarında da yetiştirebilir” dedi.

Bitkilerdeki kloroplast hücrelerinin rolü

NTV'de yer alan habere göre, bilim insanları, bitkileri tercih etmelerinin bir nedeni olarak; mRNA’nın bitkilerdeki kloroplast hücrelerinde taşınabileceğini kaydetti. Bu özellik, bitkinin bu bölümünün çok fazla potansiyel taşıdığı anlamına geliyor.

Giraldo, “Kloroplast hücreleri, bitkinin büyümesine izin veren şeker ve diğer molekülleri üreten küçük, güneş enerjisiyle çalışan fabrikalardır. Ayrıca arzu edilen molekülleri yapmak için kullanılmayan bir kaynaktırlar” dedi.

Yoksul ülkeler için devrim niteliğinde

Mevcut mRNA aşılarının -90 derecedeki sıcaklıklarda saklanması, aşıların uzun mesafelere taşınmasını hem zor hem de pahalı hale getiriyor. Yeni yöntem yoksul ülkeler için devrim niteliğinde bir değer taşıyor.