Bahadır Özgür

Bahadır Özgür

Vakıfbank Genel Müdürü ile ilgili yeni skandal! Baba ‘uyuşturucu jeti’nde, oğlu firarinin şirketinde

Uyuşturucu operasyonları ile gündeme gelen özel jette bulunanlar arasında olduğu öğrenilen Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih’in, oğlunun şirketlerinin de jeti kiralayan İBB davasının firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu ile ilişkili olduğu ortaya çıktı.

İlk kez halktv.com.tr’nin kamuoyuna duyurduğu bu bilgilerin tamamı ise İBB davasını yürüten savcıların belgelerinin içinde yer alıyor.

Ne var ki, olaylarda adı geçen herkes sorgulanırken, bir tek banka müdürü ve oğlu soruşturmaya dahil edilmedi.

Binlerce sayfanın arasında kaybolmuş bu skandal iddiaların detaylarına bakalım…

İSİM KİLİT, İDDİALAR VAHİM

İBB davasının en kapsamlı bölümünü oluşturan iddiaların merkezindeki isim Murat Gülibrahimoğlu. Belediyeye ait maden sahasına döktüğü hafriyat sayesinde, milyarlarca lira haksız kazanç elde ettiği ileri sürülüyor. Paranın ‘Ekrem İmamoğlu örgütüne’ aktarıldığı savunuluyor. İBB savcılarına göre, örgütün kasası o.

Gülibrahimoğlu aynı zamanda uyuşturucu operasyonlarının da kilit ismi olarak sunuluyor. İktidara yakın medya iki dosyayı buradan ilişkilendiriyor zaten. Uyuşturucudan gözaltına alınan Rabia Karaca’nın ifadesine bakılırsa, Gülibrahimoğlu jet kiralayıp İBB bürokratları ile uyuşturucu ve kumar partilerine gitmiş, paraları Londra’ya kaçırmış.

Çok sayıda kişi bu ifadelere dayanılarak gözaltına alındı, hala da alınıyor.

Buna karşın Gülibrahimoğlu’na en yakın isimlerden olduğunu anladığımız Vakıfbank Genel Müdürü’nün de o jetlerde yer aldığına dair bilgiler aylar öncesinden İBB savcılarının elindeydi. Hakkındaki iddialar da oldukça vahim. Uygunsuz kredi verdiği, şüpheli para transferlerine göz yumduğu, bir takım arazi devirlerine aracılık ettiği ileri sürülüyor. Şimdi oğlunun adı da karıştı olaya.

Peki savcılığın elindeki bilgiler neler?

Doğrudan İBB iddianamesinin ek klasörlerinde yer alan belgelerden aktaralım…

4 FARKLI İSİM AYNI ŞEYİ ANLATIYOR

8 kez ifade veren İBB davasının itirafçılarından Adem Soytekin, 6 Haziran 2025 günü verdiği ifadesinde şöyle diyor:

“Gülibrahimoğlu’nun arası Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Beyle çok iyi olduğu için uzun zamandır arttırılmayan kredi limitlerimi arttırılması için ricacı olması konusunu görüştüm. Murat Bey iletti. Abdi Bey yurt dışından dönünce bakacağını söyledi. Ben öncesinde Abdi Bey ile tanışıyordum. Beraber maç izlemişliğimiz bile vardır. Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz ve Abdi Bey 2024’te Çağdaş Holding'e ait Bodrum'un girişinde sağdaki lüks otelde tatil yapmışlardı. Başka tatillere de gittiklerini biliyorum.”

whatsapp-image-2026-01-23-at-07-15-063.jpeg

Soytekin bir diğer ifadesinde ise aralarında Vakıfbank Genel Müdürü’nün de bulunduğu bir ekiple, 2021’de jetle seyahat ettiklerinden bahsediyor.

Savcı, iddianın doğru olup olmadığını araştırmış mı? Hayır.

Gülibrahimoğlu’nun bunun dışındaki tüm uçuş kayıtları çıkarıldı. Sadece 2021 ve 2024’e bakılmadı.

6 defa ifade veren TECO Petrollerinin sahibi bir diğer itirafçı Sarp Yalçınkaya da 3 Ekim 2025 günkü ifadesinde ilginç şeyler anlatıyor:

“Gülibrahimoğlu, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Bey’in yakını olduğunu bildiğim Duhan Yıldız’a Muğla ili, Bodrum İlçesi, Gündoğan Mahallesi 472 Ada, 486 parseldeki 5.129 m2 taşınmazı devretmiştir…”

whatsapp-image-2026-01-23-at-07-15-06.jpeg

Savcılık burada iddiayı biraz araştırmış. Bodrum Tapu Müdürlüğü’nden gelen cevap, bilgileri doğruluyor.

Arsanın Duhan Yıldız tarafından Yalçınkayalar Pazarlama’ya devredildiğini ve sahibinin Sarp Yalçınkaya’nın olduğunu tespit eden savcılık, bu şirketin Gülibrahimoğu’luna naylon fatura kesen şirketlerden olduğunu belirtiyor. Şirkete de kayyum atandı.

Savcılık incelemenin devamını getiriyor mu? Yine hayır.

Vakıfbank Genel Müdürü’ne Yıldız’la ilişkisi, uçak ile Bodrum’a gidip gitmediği sorulmuyor.
Gelelim oğul Üstünsalih’in olaya nerede dahil olduğuna…

EN KRİTİK İFADE GÖRMEZDEN GELİNDİ

Gülibrahimoğlu’nun şirketinin finans bölümünde çalışan Adem Başer, 15 Eylül 2025 günkü ifadesinde şu bilgileri veriyor:

“Gülibrahimoğlu yurt dışına kaçtıktan sonra Vakıfbank Maslak Ticari Şubesi’nden çekilen 1.3 milyon doların talimatını D.E'nin verdiğini hatırlıyorum… Şirket talimatları genelde bilgisayar çıktısı şeklinde hazırlanırdı. Vakıfbank Maslak Ticari Şubesi bu evrakları kabul ederlerdi. Daha sonra Gülibrahimoğlu toplu halde imzalardı. Vakıfbank Genel Müdürü Üstünsalih ile Gülibrahimoğlu yakın arkadaşlardı. Üstünsalih'in oğlu Alp'in kurmuş olduğu Royal Su isimli firmanın kayıtları bizim tarafımızdan tutulmaktaydı. Aralarında bir kira sözleşmesi yapılmıştı. Birkaç ayda bir 40-50 bin TL civarında bir masraf çıkar, bu para Gülibrahimoğlu tarafından Alp'e verilir. Alp bu parayı hesabına yatırdıktan sonra şirket giderlerini buradan öder bizde kaydını tutardık.”

whatsapp-image-2026-01-23-at-07-15-062.jpeg

Aynı soruyu tekrarlayalım: Savcılar, üst düzey bir kamu bürokratının oğlunun, kırmızı bültenle aranan bir sanıkla ticari ilişkilerinin peşine düştü mü?

Binlerce sayfada buna dair tek cümleye rastlamıyoruz. Ne şirketlere bakılmış ne adı geçenlere sorulmuş.

Oysa ellerinde takip edecekleri kritik bir ipucu daha var. Bizzat savcıların aldığı ve hiç önemsenmeyen bir başka ifade, anlatılanları teyit ediyor.

İfadeyi veren kişi 28 yıldır mali müşavirlik yapan Cem Çelik. 4 Ağustos 2025 günü şöyle diyor:

“2024 yılında düzenli olarak 35 firma ile müşteri ilişkim söz konusu olmuştur. Yaklaşık 10 tanesi Gülibrahimoğlu’na aittir… Murat Bey'in ortak olmadığı ama kontrolünde olan Royalso ve So Food firmalarının da mali müşaviriyim.”

whatsapp-image-2026-01-23-at-07-15-061.jpeg

Düğümü çözen de bu ifade işte. Yeri gelmişken iddianamenin ne derece baştan savma hazırlandığını gösteren küçük ama hayati bir hatayı düzeltelim. Başer’in ifadesinde şirketin adı ‘Royal Su’ diye yazıldı.

Böyle bir şirket yok. Doğrusunu ise Çelik söylüyor: ‘Royalso.’

Royalso, 13 Şubat 2023’te Alp Kutay Üstünsalih tarafından kuruldu. Adresi de Gülibrahimoğlu’nun şirketi ile aynı. Bir yıl sonra adres değiştirdi. So Food şirketini ise 24 Aralık 2024’te kurdu.

whatsapp-image-2026-01-23-at-07-15-064-001.jpeg

En başa dönelim ve savcıların elindeki belgelere bakınca akıllara takılan o soruyu soralım:

Eğer söz konusu olan kamu kaynağı ise ve başkalarına gelince itirafçıların ifadesi ‘kesin delil’ sayılıyorsa, Türkiye’nin ikinci büyük kamu bankasının tepesindeki isme, eldeki onca belgeye rağmen, iddialarla ilgili niçin tek bir soru dahi sorulmuyor?

NOT: İBB iddianamesinde geçen iddialarla ilgili Abdi Serdar Üstünsalih’in yanıt hakkı için, Vakıfbank Kurumsal İletişim Bölümü’ne halktv.com.tr yazılı olarak başvurdu. Haber yayınlanana kadar olumlu veya olumsuz dönüş olmadı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Bahadır Özgür Arşivi