Ayşenur Arslan
Örgütü Olmayan Örgüt Davası
Ankara’ya yine gün doğdu. Kulislerde yeni bir iddia, üstelik üst perdeden bir iddia konuşuluyor.
Biliyorsunuz, terörsüz Türkiye süreci son DEM’lerinde. Nitekim neredeyse bir haftadır Öcalan’dan bir ses yok. DAHASI, sürecin garantörü AKP ile MHP’den de yok.
Bahçeli’nin “biz iktidar değil ittifak ortağıyız” sözleri de neredeyse duyulmadı!
Ama Ankara’yı konuşturan iddia aslında kavganın, ya da en hafif ifadeyle çekişmenin sürdüğünü gösteriyor. İddia şu: MHP’nin epeydir hedef aldığı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya gidiyor. Hatta odasını topladı bile. Yerine de İstanbul Valisi Davut Gül geliyor.
İttifak ortakları arasındaki Ali Yerlikaya çekişmesi, aslında tam soruşturmalık.. Kanıtlanırsa da cezalık!
Zira, çekişmenin odağında, SARAY’ın Ali Yerlikaya eliyle MHP’nin altını oyduğu iddiası var. MHP de karşılığında, Ali Yerlikaya döneminde Emniyet’teki “sızıntılar” yüzünden aralarında Barış Boyun gibi isimlerin olduğu çete liderlerine haber uçurulduğunu.. Ve kaçmalarının sağlandığını söylüyor.
Neresinden baksanız acayip bir ağ yani.
Ancak İBB davasındaki acayipliklerin yanından geçemez.
Özellikle de Aziz İhsan Aktaş’ın itiraflarıyla (!) tutuklanan yaklaşık 200 kişinin davasında.
*. *. *
Cumhuriyet’ten Engin Deniz İpek imzalı habere göre:
“Dava kapsamında suçlama konusu yapılan 63 eyleme ilişkin olarak, bir eski Sayıştay uzman denetçisi, bir kamu ihale mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanı ve bir mali müşavir tarafından bilimsel mütalaa hazırlandı. 10 Ocak’ta imzalanan mütalaada, iddianamede yer alan ihalelere ilişkin teknik değerlendirmelere yer verildi.
Mütalaada, iddianamede yer alan ilk 43 eyleme ilişkin yapılan ayrıntılı incelemelerde, ihaleler bazında suç oluşmadığı tespitine yer verildi. İhaleye fesat karıştırmak, edimin ifasına fesat karıştırmak, resmi ve özel belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık' suçlarının oluşmadığı yönünde teknik görüşler aktarıldı.”
Yani diyeceğim ama yanisi falan yok!! Aktaş’a tahliye yolunu açan ifadeler, suçlamalar çöktü.. Ya da büyük ölçüde hasar aldı.
Ne olacak şimdi!
“Aziz İhsan Aktaş örgütüne yönelik dava, 27 Ocak Salı günü Silivri’de başlayacak. Davada, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın da aralarında bulunduğu 40’ı tutuklu toplam 200 kişi yargılanacak.”
Fark ettiniz elbette. Davanın resmi adı “Aziz İhsan Aktaş Örgütü.”
• Ancak iddianameye göre örgütün başı olan Aktaş “itirafçı” olup tahliye edildi. 9 ayrı suçtan 450 yıla kadar hapis cezası talep edilirken ev hapsine bile değil.
• Kaldı ki, mütalaaya göre ihalelere fesat karıştırılmasından belgede sahteciliğe, hakkındaki suçlamalara dair kanıt bulunamadı.
• Özetle, haftaya Salı günü memleketin en garip davalarından birine tanık olacağız: “Örgüt var ama başındaki isimle irtibatlı olduğu kişiler ya hiç bir araya gelmemiş. Ya da ihale sürecinde suç işlememiş! Yani aslında örgüt de yokmuş!” Ama sürpriiiz: dava varmış!
Masal masal matitas!!!
*. *. *
Gerçekten de ileride “bir varmış bir yokmuş” diye anlatılacak masallardan sanki.
Ucunda insan hayatı olmasa!
AKP’li hukukçular, ilgili ilgisiz bakanlar “aslolan tutuksuz yargılamadır” diye yüzümüze yüzümüze gülerek yalan söylemese!
Murat Çalık.. Tayfun Kahraman.. Ve daha niceleri, hala tutuklu. Her geçen gün hayatlarından çalınıyor.
Kendilerini inançlı Müslüman olarak tanıtan, güya Allah korkusuyla yaşayıp alnını secdeye o duyguyla koyanlar var ya.. İnsan hayatını zerre umursamıyorlar. Sadece iktidar mensuplarından ya da Saray medyasının kalemlerinden söz etmiyorum. Onları zaten biliyorsunuz.
Özellikle seçmiş değilim ama, Sözcü’deki bir haber tüylerimi ürperten bir örnek olarak karşıma çıktı.
Ekranda bir soru: Suriye’de kim kazandı? Hemen yukarısında da yanıtı: Ankara kazandı!
Kazanmaktan kasıt ne, biliyor musunuz? Suriye’nin ayağa kalkabilmesi için ortaya konacak milyar dolarlar.
“İnsan hayatı” mı dediniz? Aleviler öldürülünce ortalığı ayağa kaldıranlardan mısınız?
Ezidi genç kızların, kadınların başlarına gelene üzülüyor musunuz?
Yanlış taraftasınız!
Saray’a -hele seçim gelip kapıya dayanıyorken- para lazımsa insanın ne önemi olabilir?
Suriye Ordusu denilen yapının içindeki cihatçı katiller, eskiden Büyük Ortadoğu Projesi, günümüzde Yeni Dünya Düzeni için çalışıyor. Trump boşuna övmüyor “çok sıkı çalışıyor” dediği Şara’yı:
“Suriye Cumhurbaşkanı (Şara) ile görüştüm, çok büyük ilerleme kaydediyorlar, muazzam ilerleme. Bundan çok memnunuz. Özgeçmişi sert olabilir ama oraya bir koro çocuğu koyup da bu işi halletmesini bekleyemezsiniz”
Mesajı aldınız herhalde. Suriye’de kan dökülebilir. Yeter ki ABD ve İsrail’in hedeflerine ulaşılsın.
Davos’ta “MAHŞERİN İKİ ATLISI” için imzalar böyle atıldı. Türkiye’yi ve Erdoğan’ı temsilen de Hakan Fidan imzasını koydu.

Bölgemizde yeni ve çok kritik bir süreç başladı.
Gazete ve televizyonlarda Öcalan yeniden terör elebaşı olarak anılıyor. Üç vakte kadar da doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın -hazır Trump NATO’nun altına dinamit koymuşken- karşımıza çıkacağı öngörülüyor.
Demişken..
Uğur Dündar bu akşam çok özel bir röportajla ekrana geliyor.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhüman ilk kez Uğur Dündar’la Halk TV’ye önümüzdeki süreçte KKTC olarak nasıl bir politika izleyeceklerini anlatıyor.
Spoiler versin diye Uğur’u aradım.
Yanıtı çok hoştu:
“Oğluna Toprak adını koyan Erhüman ‘her şeyden vazgeçerim, topraktan asla’ dedi..”
Yine mesaj fırtınası yaşanan bir gün oldu değil mi!
Elbette görmek, bilmek isteyene!!