İsmail Saymaz
Kokain gemisi için Honduras’ta şirket kurdular
Kanarya adaları açıklarında ‘United S’ adlı kargı gemisinde 10 ton kokain yakalanmasına ilişkin Çetin Gören ve dokuz kişi uyuşturucu ihraç etme ve ticaretini yapma ile suç örgütü kurma iddiasıyla tutuklandı.
Baron olduğu ileri sürülen Gören’in adı, 2020 yılında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu’ ilan edilen Bataklık Operasyonu’ndan biliniyor.
‘Bataklık’ta iki yıl cezaevinde kalan Gören, 2024’te beraat etti.
Şimdi ise 7 Ocak’ta Kanarya adaları açıklarında ‘United S’ gemisinde ele geçirilen 10 ton kokainden sorumlu tutuluyor.
Gören’in ‘United S’ gemisinin sahibi görünen Honduras merkezli Copa Maritime Co adlı şirketi kurmak için, Bataklık Operasyonu’nda birlikte yargılandığı Mehmet Murat Buldanlıoğlu’na talimat verdiği kaydediliyor. Bu şirkete ait ‘United S’in sevk ve idaresini üstlendiği belirtiliyor.
‘Şirket kurulmasını istemedim’
Gören, savcılık ifadesinde, Buldanlıoğlu’na şirket kurma talimatı vermediğini savunarak, şöyle diyor:
“Kimse adına şirket kurulmasını istemedim. ‘Azra C’ ve ‘United S’ isimli gemilerle ilgim yoktur. Buldanlıoğlu, Bataklık Operasyonu’ndan dolayı kin güdüyor olabilir. Bundan dolayı iftira attığını düşünüyorum.”
Gören, ‘United S’te çalışan Mesut Yalçın’ı hayatında hiç görmediğini öne sürerek, “Bu kişiyi gemiye bindirmem mümkün değildir” diyor.
‘Geçmişimde hata olabilir ama…’
Gören, Dubai’den tanıdığı, Faslı arkadaşı ‘Baran’ın “Bir tekne arıyorum” demesi üzerine arayışa girdiğini anlatıyor.
Sekiz ay kadar önce Abdurrahman Khalleefah Süleyman Madi ile tanıştığını ve gemiye bakmak için Tuzla’daki tersaneye gittiklerini söylüyor. Gemiye baktıktan sonra Madi’ye kapora verdiğini anlatan Gören, şöyle devam ediyor:
“Gemideki sıkıntıları tamir ettirdim. Madi, dürüst davranmadığı için kalan parayı vermedim, bundan dolayı aramız açıldı. Baran, gemiyi Fas’a götürdü.”
Gören, gemi kaptanı Hasan Can ile Madi vesilesiyle tanıştığını ve bu iki kişiyle geçen yıl haziran ayında Zorlu Center’de buluştuğunu belirtiyor. Buluşmada Madi’nin “Benim Gören’den alacağım var” demesi üzerine itiraz ettiğini, Can’a “Bu adama kesinlikle inanma. Bu dolandırıcı” dediğini söylüyor.
Gören, Eylül 2025’te de Madi ve Almassri çiftiyle buluştuklarını kaydediyor. Madi’nin yine “Bana borcu var, alacağınızı Çetin’den isteyebilirsiniz” dediğini savunan Gören, şöyle diyor:
“Ben de Almassri çiftine bu şahsın dolandırıcı olduğunu ve bu şahsın bende alacağının olmadığını söyledim.”
Gören, Madi’nin gemiden ötürü sürekli para istediğini, kendisinin de gönderdiğini ifade ediyor.
Can’ın ‘Azra C’yi Madi’ye sattığını anlatan Gören, ‘United S’ hakkında bilgi sahibi olmadığını savunuyor.
Gören, şunları söylüyor:
“Geçmişimde hata olabilir. Bunun cezasını çektim. Temelli Türkiye’ye yerleştim ve yatırımlarımı Türkiye’ye yaptım. Geçmişim sıkıntılı olduğu ve Bataklık Operasyonu’nda alındığım için bu dosyada ismimin geçtiğini düşünüyorum. Bir şekilde geçinmeye çalışıyorum ancak illegal bir işle bulaşmadım.”
Pasaport bilgileriyle şirket kurdu
Buldanlıoğlu’nun ise Gören’in talimatı doğrultusunda İbrahim Yılmaz adına Copa Maritime Co şirketini kurduğu, United S gemisini şirket adına kaydedip seyrü sefere hazır hale getirdiği ifade ediliyor.
Buldanlıoğlu, sorgusunda, Yılmaz’ın bilgilerini e-mail ortamında aldığını kaydederek, “Pasaportu ele geçirmedim. Pasaportuna ilişkin bilgileri aldım. İki kişinin daha bilgilerini aldım. Bu bilgilerin üzerine şirketleri kurdum” diyor.
Yılmaz, şirketin sahibi gözüküyor.
Sorgusunda, pasaport numarasıyla şirket kurduklarını ve zaten Buldanoğlu’nun da “Başkasından aldım, Yılmaz’ı tanımıyorum” dediğini söylüyor. Yılmaz, “Ömrü hayatım boyunca bir kere yurt dışına çıktım, o da pandemi zamanında” diyor.
‘Azra C’ ile takas
Faris Diab’ın geminin seyrü sefere hazır hale getirilmesi amacıyla gerekli işlemleri yaptığı ve ilgili kurumlarla iletişimi kurduğu öne sürülüyor.
Engin Çavuş, Hasan Can, Abdurrahman Khalleefah Süleyman Madi, Ahmed ve Selma Almassri’nin Gören’in talimatına uyararak, geminin tedarikini sağladıkları, gemiyi seyrü sefere hazır hale getirdikleri savunuluyor.
Ahmed Almassri’nin avukatı ‘United S’in Haziran 2024’ten 27 Ekim 2025’e kadar müvekkiline ait olduğunu kabul ediyor. Ancak ’United S’yi 27 Ekim 2025’te ‘Azra C’ adlı gemi karşılığında sattığını anlatıyor. O tarihten sonra ‘United S’ ile bir ilişkisinin kalmadığını söylüyor. Geminin yeni sahibi bilgileri güncellemediği için Almassri’nin sorumlu tutulduğunu iddia ediyor.
Mesut Yalçın’ın İspanya’da tutuklanan dört Türk mürettebatla görüştüğü ve birlikte Mısır’a gittiği ifade ediliyor. Avukatı, Yalçın’ın üç ay önce Mısır’da gemiden indiğini söylüyor.
Daltonlar: ‘Kürt Mehmet’in evine ateş etmedik, Cezayir Baysal’a husumetimiz yok
Önceki gün bu köşede, Almanya’da ‘bahis baronu’ diye bilinen ve ‘Kürt Mehmet’ lakabıyla tanınan Mehmet Kaplankıran’ın kanserden öldüğünü aktardım.
Yazımda Kaplankıran ile Daltonlar arasında yakın geçmişte bir gerilim olduğu iddiasından söz ettim.
Çünkü geçen yıl 24 Ekim’de Kaplankıran’ın yakın çevresinden olduğu ileri sürülen Serdar Günay’ın öldürülmesi sonrası Daltonlarla karşı karşıya geldikleri iddia edilmişti.
Daltonların Kaplankıran ve Cezayir Baysal’ı hedef alacağı ileri sürülmüştü. Hatta geçen ay Kaplankıran’ın Berlin’deki villasına 20 el ateş edilmesi olayında Daltonların izi olduğu savunulmuştu.
Bu iddialar Sabah gazetesinde, internet sitelerinde ve YouTube kanallarında haber oldu.
Kaplankıran ölünce Türk kamuoyunu bilgilendirmek için açık kaynakları tarayarak, yayınlanmış haberleri derledim ve köşeme taşıdım.
Ancak iddialara ilişkin Daltonlar’dan itiraz geldi.
Bana bir mesaj gönderen Daltonlar Kaplankıran’ın villasına sıkılan kurşunların kendileriyle ilişkilendirilmesine karşı çıkarak, şöyle diyor:
“Biz kimsenin eşinin ve çocuklarının olduğu ve yaşadığı eve ateş edecek insanlar değiliz. Bir eylem yaptığımızda herkes bizden olduğunu bilir ve bunu söyleriz.”
Daltonlar Cezayir Baysal’ı hedef alacakları iddiasını da reddederek “Baysal, sevdiğimiz bir insandır. Kendisine karşı hiçbir husumetimiz yoktur, bunun bilinmesini istiyoruz. Bu türden haberleri art niyetli buluyoruz” diyor.