İsmail Saymaz
MHP’li Feti Yıldız: Kayyum düzenlemesi için teyide gerek yok, hemen yapılabilir
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ortak raporu oy çokluğuyla kabul etti.
Komisyon üyesi olan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, PKK’nın feshedilip silah bıraktığının teyit edilmesinden sonra ‘Umut Hakkı’ ve PKK’lılara yönelik infaz düzenlemelerinin hayata geçirilebileceğini söylüyor.
Yıldız, infaz düzenlemesi için çalışma yaptıklarını kaydediyor.
Raporun demokratikleşme başlığı altında önerilen, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması, kayyum yerine belediye meclisinde seçim yapılması şeklindeki önerilerin, teyit mekanizması beklenmeden hemen yapılabileceğini anlatıyor. Yıldız, “Kayyum düzenlemesinin silah bırakmayla ne alakası var? Kayyum ve ifade hürriyetiyle ilgili düzenlemeler yapılabilir” diyor.
Yıldız, TBMM’nin hukuki düzenlemeler için Ramazan’dan sonra çalışmaya başlayacağını ve tatile girene kadar işini bitirmesi gerektiğini ifade ediyor.
İşte, söyleşimiz:
Bu rapor MHP’nin arzusunu yansıtıyor mu?
Yüzde yüz değil ama… Herkesin söylediği; “Bu, MHP raporu oldu” diyorlar.
Öyle mi oldu peki?
MHP’nin raporuna yakın. Rapordaki hukuki düzenlemelerin yapılmasının gerekli olduğunu uzun süredir söylüyoruz. AİHM kararları, Türk devletinin yapısıyla ilgili tüm hassasiyetlerimiz, üniter yapımız, cumhuriyetin nitelikleri, Türkçe.
Vatandaşlık tanımı?
Oradaki vatandaşlık değil, millet tanımıdır. Anayasa’nın 66’ncı maddesi milleti tarif eder.
Rapor yayınlandı. Bundan sonra ne olacak?
PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi gerek. Bu sürecin sağlıklı şekilde tamamlanması yalnızca örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile kalmayacak, oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecek. Yani, teyit mekanizması başlangıç için şart. “Terör örgütü fesholundu, silahlar bırakıldı.” Bunu kim söyleyecek?
MİT mi?
Bunun tespitini MİT, Milli Savunma Bakanlığı, TSK ve emniyet birimlerimiz yapar. Raporlar Milli Güvenlik Kurulu’na gelir. MGK’dan “PKK feshedilmiştir, silahlar toplatılmıştır” diye kısa bir açıklama çıkabilir. Oradan sonra başlarız artık.
‘Umut Hakkı’ ve infaz indirimi gibi hukuki düzenlemeler teyit sonrasına mı bırakılır? Teyitle eş zamanlı mı olur?
Bizim infaz hukuku ile ilgili bir çalışmamız var. ‘Umut Hakkı’ dediğin şey, infaz yasasındaki bazı değişiklikler. Kanun yapmaya gerek yok. Bazı maddelerin, şartlı tahliye önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Bu yapılınca ‘Umut Hakkı’ ete kemiğe bürünür.
Vatandaş ‘Umut Hakkı’nı şöyle anlıyor: Öcalan, İmralı’dan çıkacak, istediği yerde dilediği gibi yaşayacak.
‘Umut Hakkı’ bağımsız bir hak değil, şartla salıverilme imkanının başka türlü ifadesidir. Şartla salıverilmeden farklı ve ‘Umut Hakkı’ denilen ayrı bir hukuki kurum yok.
Bizim mevzuatımızda şartla salıverilme kavramına yer verilir, ‘Umut Hakkı’ nitelemesi bulunmaz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarından yola çıkılarak yapılan ‘Umut Hakkı’ nitelemesi şartlı salıverilme anlamında kullanılıyor.
Bu, doğrudan tahliye sağlamadığı gibi, af da değildir. Şartla salıverilmenin bir hak olarak gerçekleşmesi için hükümlünün kanunda belirtilen asgari cezayı çekmesi ve bu süre boyunca iyi halli olması gerekir.
İdare ve gözlem kurullarının raporuna ve infaz hakimliğinin kararına göre hükümlü şartla salıverilmeden yararlanır. infaz yasasına göre ağırlaştırılmış müebbet hapsi devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı işlenen suçlardan alanlar, geçmişte ölüm cezaları müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse dönüştürülen terör suçluları ya da terör suçlusu olarak ağırlaştırılmış müebbet alanlar şartlı tahliyeden faydalanamaz. Onlar kapsam dışıdır. Bunun için şartlı tahliyeyi yasaklayan infaz ve terörle mücadele kanunlarındaki düzenlemelerin iptali gerekir.
Umut Hakkı’nı anlata anlata dilimde tüy bitti. Umut Hakkı, otomatik tahliye değildir.
Bu müessese Öcalan’la ilgili olarak nasıl uygulanacak?
Önce bir kanun çıksın. Kanun çıkmadan bir şey diyemem.
Örgüt üyelerine infaz indirimi düzenlemesi nasıl şekillenecek?
İnfaz indirimi düzenlemesinde hazırlığımız var.
Yine vatandaş infaz indirimini şöyle anlıyor: Suç işleyen de işlemeyen de örgüt yöneticisi de üyesi de işleme tabi tutulmadan hayata karışacak.
Hayır, hayır. Her biri için işlem yapılacak.
İşlemden kastınız ne?
İşlediği suçla ilgili hakkında kamu davası açılacak. Ama başka bir suç işlememiş, sadece terör örgütü üyesi ise denetimli serbestlik uygulanabilir. Bu uygulama şu anda ceza kanununda mevcuttur.
Raporda kayyum uygulaması yine belediye meclisinde seçim düzenlemesi getiriliyor. Bu ne zaman hayata geçer?
Kayyum düzenlemesinin silah bırakmayla ne alakası var? Bunlar düzenlenebilir.
Hemen yapılabilir yani.
Kayyum ve ifade hürriyetiyle ilgili düzenlemeler yapılabilir.
Yani, teyide gerek yok.
Teyidi bekleyerek yapılacak şeyler var.
Hangi düzenlemeler teyit bekler?
Terör örgütü üyeleriyle ilgili düzenlemelerin tamamı bekler.
Umut hakkı dahil.
Tabi tabii.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ile ilgili öneriniz de dahil diyebilir miyiz?
Biz baştan beri söylüyoruz bu süreçte. Önce de söyledik. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymak için rapora ihtiyaç yok ki. Var mı İsmail bey?
Hayır. Yasa çıkarmaya da gerek yok, iradeyle yapılabilir.
Bazı şeylerde yasaya da gerek yok.
Sayın Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına” dedi. Bunlardan sadece Öcalan’ın durumu teyide tabi. Ahmetler ve Demirtaş’ın durumu teyide gerek duymayan düzenlemeler. Anladığım kadarıyla hemen olabilir.
Onların teyitle bir alakası yok. Elbette elbette.
Muhalefetin itirazları ne kadar yansıdı rapora?
Yansıdı, çok yansıdı. Demokratikleşmeyle ilgili söylediklerinin hepsi gözden geçirildi. İyi bir yola girildi. Ülkenin önü açık.
Şu andan sonra TBMM ne yapacak?
Şu andan sonra Meclis’in demokratikleşmeyle ilgili düzenlemeler için teyidi beklemesine gerek yok. Ancak örgüt üyeleriyle ilgili teyit mekanizması şart.
Meclis ne zamandan itibaren bu konuyu çalışmaya başlar?
Ramazan’dan sonra başlarız herhalde.
Meclis tatile girene kadar biter galiba değil mi?
Bitmesi lazım. Bitiririz.
Bu yıl PKK’nın silahları bıraktığını görebilecek miyiz?
İnşallah.
Bu rapor bize ne kazandıracak?
Bu bizim rapor kardeşliğimize hizmet eden ve barışı güçlendiren tarihi bir belge oldu. Bana göre iyi bir başlangıç.
Herkes Bahçeli ve MHP'nin sürece öncülük etmesini hala hayret ederek değerlendiriyor.
Bakın, 22 Ekim 2024, dedim ki, “Bu bir milattır. Ondan sonra Türk siyaseti başka türlü konuşulacak.” Öyle oldu. Bir sürü tabu yıkıldı.
Sizin de kafanızda tabular var mıydı?
Benim kafamda tabu yoktu.
25 yıl önce şehit ailelerin avukatı olarak davasında taraf olduğunuz Öcalan'la bir gün görüşeceğinizi düşünür müydünüz?
Bir gün görüşeceğimi düşünmezdim ama ben ziyaretine gitmedim, beyanını almaya gittim.
Ben zaten görüşme ifadesini kullandım. Özellikle görüşme dedim. Ama öyle sorayım: Bir gün beyanını almaya gideceğinizi düşünür müydünüz?
Düşünmezdim. Ancak söz konusu vatan ve aziz milletimiz olunca her şeyi yaparız.
O ocakta üretim durdurulmuş, iki yıl önce bir işçi can vermiş
Zonguldak Kilimli’de, 16 Şubat günü özel bir kömür ocağında meydana gelen göçükte 60 yaşındaki Ziya Kiret ve 46 yaşındaki Veysel Oruçoğlu adlı işçiler can verdi, bir işçi yaralı kurtuldu.
Bu ocakta gözlem yapan TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Levent Yağcıoğlu, bu işletmenin Taşbaca Madencilik tarafından işletildiğini söylüyor.
Yağcıoğlu’nun aktardığı bilgiye göre Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), bu işletmede üretim faaliyetlerini geçen aylarda durdurmuş. MAPEG’in 6 Şubat tarihli son denetim raporunda, “Ocağın genel havalandırmasının ve tahkimatının yetersiz olduğu, üretim panosu bulunmadığı için işletme açısından tehlikeli durumların devam ettiği ve üretimin durdurulmasına devam edilmesi” yönünde görüş bildirmiş.
Rapora göre bu ocak, tahkimatları yetersiz olduğu ve üretim panosu bulunmadığı için işletmeden men edilmiş. Yalnızca tamir-tarama çalışmaları için izin verilmiş.
Zaten üç işçi yeraltında ilave ahşap tahkimat yaparken göçük meydana geliyor.
Yağcıoğlu, işçilerin sigortalı ve deneyimli, ocağın yasal olduğunu, ancak Taşbaca Madencilik’in kurumsal yapısını oturtamadığını savunuyor ve nedeni belirlenemeyen bir hatadan ötürü kazanın meydana geldiğini belirtiyor.
Yağcıoğlu, kritik bir bilgi daha veriyor:
Meğer aynı ocakta iki işçinin can verdiği noktadan yaklaşık 20 metre ileride, 14 Mayıs 2024’te de bir göçük daha meydana gelmiş. Yine ilave tahkimat sırasında Şenol Zurnalı adlı bir işçi hayatını kaybetmiş. Bu kazadan sonra ocakta üretimin durdurulduğu anlaşılıyor.
Dilovası’nda SGK ve İŞKUR müdürleri göreve iade
Kocaeli Dilovası’nda yedi işçinin can verdiği kozmetik atölyesi yangını sonrası açığa alınan Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Salih Aydın ve İŞKUR İl Müdürü Ulvi Yılmaz sessiz sedasız görevlerine iade edildi.
Dilovası’ndaki faciadan sonra, kozmetik atölyesinin kaçak şekilde faaliyet yürüttüğü, yalnızca bir işçinin sigortalı çalıştığı ve SGK müfettişlerinin bir kez bile denetime gitmediği ortaya çıkmıştı. İŞKUR’un iki bina yandaki atölye hakkında işlem yapmadığı gibi, kaçak işletmeye işçi gönderdiği anlaşılmıştı.
Ancak bilirkişi raporunda, SGK ve İŞKUR’un olayın meydana gelişine etki edecek nitelikte bir kusur veya ihmallerinin bulunmadığı belirtildi.
Bu nedenle Aydın ve Yılmaz, görevlerine iade edildi.
Yılmaz, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz’ın kuzeni ve eski Rize Belediye Başkanı Şevki Yılmaz’ın yeğeni olarak biliniyor.