Ayşenur Arslan
Anne kızın ve dünyanın tecavüzcüleri

Bu fotoğrafa iyi bakın.
Adı Ayhan Ş.
Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi imiş.
Yılllar yıllar önce Fatmanur adlı bir kız çocuğunu istismar etmiş. Aile “namus” adına, “elalem ne der” falan diye herhalde tecavüzcüsü ile evlendirmiş. O korkunç beraberlikten bir kız çocuğu dünyaya gelmiş. Ve Fatmanur’un iddiası o ki, Ayhan Ş. denilen cisim, öz kızına da üç yaşından itibaren tecavüz etmiş.
Fatmanur, yargıya sığınmış. Ancak her türlü delile rağmen tecavüzcünün tutuklanmasını sağlayamayınca eyleme başlamış. Sesini duyurmaya çalışmış. Duyuramamış.
Anne kız neredeyse göz göre göre ölüme sürüklenmiş.
Hele küçük kız, adeta ölüm orucuyla, ona bunları reva gören dünyadan çekip gitmek istemiş.
Önce çocuklar ve Kadınlar Derneği üyesi avukat Buse Naz Güneş’in anlattıklarını okuyunca avaz avaz ağlamak istiyorsunuz:
“Hifa yaşadıklarının etkisiyle ve yetkili kurumların ihmali nedeniyle aylardır yemek yemiyor su bile içmiyordu. Annesinin şırınga yardımıyla birkaç damla su içirerek hayatta tutmaya çalıştığı bir çocuk haline gelmişti.”
Eylemiyle birkaç yayın organının dikkatini çekmeyi başaran anne, “ölürsem intihar etti demeyin” diye uyarmıştı. Ölüm tehdidi aldığını söylemişti. Kızına sahip çıkılmasını istemişti.
“Aile aile” diye ortalarda dolaşanlar ne yaptı peki?
Minik kızı, İstanbul’da psikiyatrik tedavi mümkün değilmiş gibi Ankara’ya götürmeye çalıştı.
Anne, çocuğu elinden alınıp dosya kapatılacak korkusuyla mı kim bilir, karşı çıktı.
Ve…
Anne kızın cansız bedenleri İstanbul Kazlıçeşme sahilinde bulundu.
Ayhan Ş. için bir şey yapamayan yargımız, eksik olmasın bu sefer elini çabuk tuttu. Habere yayın yasağı getirdi.
*. *. *
Ensar Vakfı’ndaki tecavüz iddiaları Meclis’e taşınınca o zamanki bakana sahip çıkan iktidar milletvekilleri şimdi ne yapar sizce?
Ev ev dolaşır, iftar sofralarında poz ve siyasi mesaj verir ama bu korkunç dosyaya dair tek bir söz etmez, değil mi!
Sapıklar, adında Kuran ya da dini terim geçen bir vakfın yöneticisi olunca dokunulmazlık kazanıyor herhalde..
Fatmanur ile kızının ölümü kayıtlara “intihar” diye geçerse şaşırmayacağım.
Haberin birkaç gün içinde unutulup gitmesine de..
Bu ülkenin de dünyanın hemen her köşesindeki toplumların da insanı yaşatmak gibi bir derdi yok.
Son savaşta iyice net biçimde gördük.
Ölenlere “karşı taraftan” ise acımıyoruz.
Mesela, ABD nefretiyle tanıdığımız Doğu Perinçek’in gazetesi Aydınlık dün şu manşetle çıktı: “CONİLER TABUTTA”

O tabuttakiler, evet Amerikalı. Ama Doğu Perinçek de biliyor olmalı, çoğu, yoksul beyazların ve Amerikan vatandaşı olabilmek için askere yazılan göçmenlerin, Güney Amerika ülkelerinin çocukları. Haritada yerini gösteremeyecekleri İran’la savaşmak için gönderilmiş ve ölmüşler.
Savaş niye çıkmış peki?
Erdoğan’dan Selman’a Sisi’den Şara’ya aşkla bağlandıkları Trump meğer Netanyahu tarafından kandırılmış!!
Saray’ın Sesi Sabah gazetesine göre “ABD, Yahudi lobisinin tahrikiyle savaşın içine çekilmiş..”
Yine de Trump halinden memnun görünüyor. Kafasında savaş modası yaratan kasketle pozlar veriyor. Gençlerin ölümleri üzerinden politika yapıyor.
İki hayatın katili, Ayhan Ş. denilen cisim de elini kolunu sallayarak aramızda dolaşıp Ramazan pozları veriyor.
Ve bizler ne yazık ki bu canavarları durduramıyoruz.
*. *. *
Adını koymaya gerek var mı bilmiyorum.
Üçüncü Dünya Savaşı geliyor gelecek derken geldi!
Çünkü;
Trump dünyayı istiyor.
Erdoğan ve bölgedeki mevkidaşları da koltuklarını korumak.
Ölenler için iki dua, bir hisli bakış.. O kadar!
Doğu Perinçek buna bile gerek görmemiş anlaşılan. Tabuttan siyasi / ideolojik mesaj çıkartmış.
Savaş “yaşlılar istedi” diye gençlerin ölümü demektir.
Evlerinde güven içinde oturduklarını zannedenler içinse -özellikle bu son savaşta- petrol fiyatları, lojistiğin iflası gibi nedenlerle yoksulluk yerine açlığın deneyimlenmesi olacaktır.
Ama ne gam!
Tanju Özcan tutuklandı..
Gazeteci arkadaşlarımız Merdan Yanardağ, Alican Uludağ çoktan hücreye kondu..
Başta İmamoğlu, yüzlerce kişinin mahpusluğu yılını doldurdu ya!
Saray, iktidarını kontrol altında tuttuğunu düşünüyor olmalı.
Aslında kontrolün çoktan elinden çıktığını anlamaya az kalsa da!