Hukuk Devleti

YÖN/FİKRET BİLÂ

Demokratik ülkelerde hukukun üstünlüğü ilkesi geçerlidir.

Bir ülkede demokratik rejimden söz edebilmek için hukuk devleti niteliği taşıması gerekir.

Eğer devlet hukuk devleti niteliği taşımıyorsa, hukukun üstünlüğü ilkesi uygulanmıyorsa gerçek bir demokratik rejimden de söz etmek mümkün değildir.

Anayasaya göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.

Anayasa’nın 2. maddesi şu hükmü taşır:

“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir. “

Tabii bu hükmün anayasada yer alması yeterli değildir.

Bu hükmün kişi veya kurum farkı gözetilmeksizin uygulanması gerekir.

Hukuk devletlerinde her kişi ve kurum yasalar önünde eşittir.

Hukuk kişiye ve kuruma göre değişmez.

Yargı bağımsız ve tarafsızdır.

Yürütme ve yasama organlarının işlem ve kararları da yargı denetimi altındadır.


Anayasaya göre Türkiye hukuk devleti olmasına karşın son dönemlerde Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmadığı görülüyor.

Eğer söz konusu mahkeme kararları iktidarın beklentilerine uygun değilse dikkate alınmıyor, uygunsa uygulanıyor.

Böyle ikili bir uygulama ise Türkiye’nin hukuk devleti niteliğini, hukukun üstünlüğü ilkesini boşa çıkarıyor.

Bunun örnekleri sık yaşanmaya başladı.

Örneğin Anayasa Mahkemesi, milletvekili seçilen Can Atalay’ın yargılanmasının ertelenmesi ve serbest bırakılması yönünde karar vermişti.

TBMM Başkan Vekili Gülizar Biçer Karaca da AYM’nin bu kararını Meclis’te okutmuş ve kayıtlara geçirmişti.

Bu aşamadan sonra Can Atalay’ın serbest bırakılması, Meclis’te yemin ederek milletvekili görevine başlaması gerekirdi.

Ancak öyle olmadı.

Yargıtay 3. Ceza Mahkemesi kararı kabul etmediği gibi AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

Anayasa Mahkemesi Can Atalay gibi Gezi davasında tutuklu Tayfun Kahraman için de “hak ihlali ve tahliye” kararı verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Anayasa Mahkemesi’nin kararını kabul etmedi.

Anayasa Mahkemesi’nin yetki gaspında bulunduğunu iddia etti.

Oysa Anayasa Mahkemesi kararları kesindir, kişi ve kurumları bağlar.

Anayasa'nın 153. maddesi şu hükmü taşır:

“Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. Yasama, yürütme, yargı organları ile idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.”


Anayasa’nın hükümleri bu kadar açıkken Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmaması Türkiye’yi hukuk devleti niteliğinden de uzaklaştırmaktadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fikret Bila Arşivi

Maden işçiliği

27 Nisan 2026 Pazartesi 05:06

Üç bayram bir arada

24 Nisan 2026 Cuma 05:06

İkinci kez monarşi önerisi

22 Nisan 2026 Çarşamba 05:07

CHP'liler pes etmez

20 Nisan 2026 Pazartesi 05:06

Güvenlik sorunu

17 Nisan 2026 Cuma 05:06

Türkiye’nin rejim sorunu

15 Nisan 2026 Çarşamba 05:04

Yalçın Küçük’ün ardından

13 Nisan 2026 Pazartesi 05:05

Silivri'den gelen mektup

10 Nisan 2026 Cuma 05:10

Doğru hamle

06 Nisan 2026 Pazartesi 05:10

CHP bu süreci aşar

03 Nisan 2026 Cuma 05:10