Serhat Kılıç'a veda: Sevgilisi gözyaşlarına boğuldu!
Vefatıyla sevenlerini ve sanat camiasını yasa boğan ünlü oyuncu Serhat Kılıç’a Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde veda töreni düzenlendi. Sevgilisi Kılıç'ın cenazesini görünce gözyaşlarına boğulurken, törende duygusal anlar yaşandı.
51 yaşında hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç için bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde veda töreni düzenlendi.
Törene Ahmet Mümtaz Taylan, Barış Falay, Alina Boz, Umut Evirgen, Serkan Çayoğlu, Songül Öden, Ertan Saban, Ayça Bingöl, Ertuğrul Postoğlu, Melisa Döngel ve Seksenler dizisindeki rol arkadaşı Hacı Ali Konuk gibi ünlü isimler geldi.
Barış Falay, "Bir genç ölümü oldu, dayanması daha zor " derken Songül Öden, "Çok büyük, çok erken bir kayıp. Ne diyeceğimi bilmiyorum çok üzgünüm. Çok sıra dışı bir yetenek, hiç hayatımda onun gibi birini tanımadım, onun bir benzeri yok." diyerek duygularını paylaştı.
Serhat Kılıç’ın cenazesi Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne getirilirken, "Geldik aşkım, sahnedeyiz" diyen 8 yıllık sevgilisi Özlem Esmergül gözyaşlarına boğuldu. Birsen Altuntaş'ın paylaştığı görüntülerde Esmergül'ün ayakta güçlükle durduğu görüldü.

"DUYDUĞUM ANDAN İTİBAREN UZUN BİR SÜRE HİÇ KONUŞAMADIM"
İstanbul Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever çıktı. Üzüntüsünü paylaşan İşsever, şu ifadeleri kullandı:
"Duyduğum andan itibaren uzun bir süre hiç konuşamadım. Kendimi hiç bu kadar aciz ve çaresiz hissettiğim bir zaman dilimi olmadı. Çok genç... Burada ne söylesem eksik kalacak, herkese başsağlığı diliyorum. Yattığı yer incitmesin, bu evde her zaman sevgi saygı ve özlemle anılacak. Ruhu şad olsun."

"SON 1-1,5 SENEMİZİ BERABER GEÇİRME FIRSATI BULDUK"
Oyuncu Ertan Saban:
"Rahmetli yeteneğe önem verirdi. Bütün Türkiye'yi güldüren, on parmağında on bir yeteneği olan... Son 1-1,5 senemizi beraber geçirme fırsatı bulduk, daha önce de çalışmıştık beraber. Yan yanaydı odalarımız son projemizde, herhalde bana göz kulak olsun diye yanıma verdiler. Hepinizin önünde helallik isteyeceğim ondan çünkü o gelmediği günlerde odasına gidip sigaralarını çalıyordum. Hakkını helal et usta. Bir istirhamım da bunu değerli ailesi ve biz sevenleri adına yapmak istiyorum. Malumunuz toplumumuz haber yapmayı ve yaymayı sever. Ama haberin güzelliği gerçekliğinde yatar. Bundan sonra biraz daha dikkatli olmamızı istirham ediyorum."

"ONA GERÇEKTEN KÜÇÜK BİR ROL TEKLİF ETTİM"
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven:
"Burada sinema genel müdürü olarak bulunmuyorum, Serhat'ın dostu olduğumu düşünüyorum, o yüzden buradayım. Bizim yolumuz Seksenler dizisinde kesişmişti. İtiraf etmek gerekirse ona gerçekten küçük bir rol teklif ettim bunu hiç dert etmedi ama o rolü öyle bir oynadı ki bir anda dizinin en önemli hikayesi haline geldi. Her şeyi büyütüyordu, ona bir kartopu verin çığ yapıyordu. Mutluyken çok mutlu oluyordu, üzülünce çok üzülüyordu. Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın."

BENNU YILDIRIMLAR GÖZYAŞLARIYLA VEDA ETTİ
Gözyaşlarını tutamayan oyuncu Bennu Yıldırımlar, meslektaşına böyle veda etti:
"Çok üzgünüm, şaşkınım. Hayata ve mesleğine tutkuyla yaklaşan, ailesine sevdiklerine ona emeği geçen tüm öğretmenlerine karşı vefasını esirgemeyen, coşkusu yüksek bir arkadaşımızdı. Meslektaş olarak bulunmaz hint kumaşıydı. Provada yorulmayan, ekip ruhuna inanan, namuslu, samimi, sahnede sırtını güvenle yaslayabileceğin, oyununu oynamaktan sonsuz keyif alan, hücrelerine kadar komple oyuncuydu. Mizah duygusunu elden bırakmadan çelişkileri gören gözleriyle anlattığı hikayeleri unutulmaz. Sahne dışında da seyirci olarak onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. Sesi ve müziği de öyle... Ruhu şad olsun. Biz seni çok sevdik. Anıların yüreğine dokunduğun insanlara yaşamaya devam edecek. Huzurla uyu arkadaşım"

"ARTIK DİNLENECEK"
Oyuncu Mahir İpek:
"Çok tarif edilebilecek, köşeleri çizilebilecek bir insan değil. Ama benim için öğrenciyken Ankara demek. Oradaki giriş katındaki küçük dairede uzun uzun sabahlara kadar hayatı konuşmak demek, tiyatro konuşmak demek. Hem dostum hem kardeşim, meslektaşım...
Bir insanın dört günde yaptığı şeyi bir günde yapmaya çalışan, hiç durmayan... Artık dinlenecek, hepimizin başı sağ olsun."

"ONUNLA KARŞILAŞACAĞIMI BİLSEYDİM O BİN KİLOMETREYİ KOŞARAK GİDERDİM"
Oyuncu Burak Altay:
"Bundan 24 yıl önce farklı farklı şehirlerden soğuk bir Erzurum günü buluştuk. Eğer onunla karşılaşacağımı bilseydim o bin kilometreyi koşarak giderdim. Çok güzel zamanlarımız oldu, Türkiye'nin her yerinde turneler yaptık, neşemiz çok yüksekti sayesinde. Versatil bir insandı her şeyde, her alanda... Çok büyük bir idealiydi Ankara'daki okulu açmak. Birikimini, her şeyini, kazandıklarını o okula harcadı. Soranlara da 'Biz Cumhuriyet çocuğuyuz, bizim işimiz sadece oynamak değil insan yetiştirmek' derdi. Zor uyanırdı diyordum ya şimdi artık merak etme Serhat'cım seni uyandırmaya çalışmayacağız. Ama bu kalp attığı sürece seni anmaya devam edeceğiz."

"SAHNEDE ACELECİ DEĞİLDİ, HAYATTA ÇOK ACELECİYDİ"
Oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan:
"Bütün sevenlerine başsağlığı diliyorum. Serhat'ın ben o çok genç yaştayken tanıdım. Devlet Tiyatrosu'na girdiği zaman ilk oyununu ben yönettim. Muazzam bir enerjisi vardı. Sahnede aceleci değildi, hayatta çok aceleciydi. Hayır demeyi bilmezdi, genelde iki üç işe birden evet der, üç kişilik çalışır ve becerirdi. Uyandırmak zordu uyutmak da imkansızdı. Huzur içinde uyusun."

"GEÇMİŞ ZAMANDA BAHSETMEK ÇOK AĞIR GELİYOR"
Oyuncu Selim Bayraktar:
"'Komutan mıyım lan bana selam veriyorsun' derdi, evet komutansın. Birkaç gün öncesine kadar sohbet edip güldüğüm bir arkadaşımdan geçmiş zamanda bahsetmek çok ağır geliyor. Çok sıra dışı bir adamdı, çok özel bir akıl ve düşün adamıydı. Biz oyuncuların hayatı hep başka hikayelerde var oluyor. Başka hikayelerde ölüyoruz, yeniden diriliyoruz. Perdeler öyle öyle açılıp kapanıyor. Belki bugün Serhat'a perde kapanmış olabilir, ama eminim ki buradaki arkadaşları bir araya geldiğimizde, 'Serhat olsaydı böyle derdi' diyeceğimize inanıyorum. Çünkü bizde çok ciddi etkisi oldu. O yüzden bugün perde kapanmış olabilir ama alkışların hiç dinmeyecek."

Serhat Kılıç'ın naaşı yarın Ankara'da toprağa verilecek.
EVİNDE ÖLÜ BULUNMUŞTU
Olay, 5 Eylül Cumartesi günü saat 17.00 sıralarında Nurtepe Mahallesi’nde meydana geldi. Serhat Kılıç’tan haber alamayan kız arkadaşı Özlem Esmergül, Kılıç’ın yaşadığı eve geldi. Kılıç’ı salondaki tekli koltukta hareketsiz bulan Esmergül, yardım istedi. İhbar üzerine adrese Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri ile sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Kılıç’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Lenf kanseri olduğu öğrenilen Kılıç’ın kesin ölüm nedeni için otopsi sonucu bekleniyor.
