Babası kızını 12 kurşunla katleden caniden şikayetçi olmadı!
Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine bağlı Şehitlik Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 22 yaşındaki İlayda Alkaş, ailesiyle evine giderken dini nikahla birlikte yaşayıp ayrıldığı Cemal Alpaslan'ın silahlı saldırısına uğramış ve bedenine isabet eden 12 kurşunla hayatını kaybetmişti. Cemal Alpaslan isimli saldırgan ise olaydan 5 ay sonra 15 Aralık’ta, Şırnak'ta Habur Kara Hudut Kapısı’nda Türkiye’ye giriş yaparken yakalanmış ve mahkeme tarafından tutuklanmıştı.
![]()

ANNESİ KIZINI KORUMAK İÇİN ŞEHİR ŞEHİR KAÇIRMIŞ!
Annesi Hülya Alkaş, kızı İlayda Alkaş’ın Cemal Alpaslan tarafından aylarca şiddet gördüğünü, babasının Alkaş’ı tehdit ederek yeniden aynı eve gönderdiği, Alkaş’ın defalarca dövüldüğü, intihara teşebbüs ettiği, babasının ise müdahale etmediği, 'Kendini aşağı at, ben karışmıyorum, ben ilgilenmiyorum. Öldürüyorsanız öldürün' dediğini iddia etti.
Genç kadının 2 aylık hamileyken darbedilmesi sonucunda düşük yapması ve aldığı ölüm tehditleri nedeniyle annesi ve kız kardeşiyle Batman'a, İzmir'e ve ardından da Antalya’ya kaçtıkları da öğrenildi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTENDİ!
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede şüpheli Cemal Alpaslan'ın olayın gerçekleştiği yerde kıraathanede oturup İlayda Alkaş'ın eve gelmesini beklediği ve genç kadının vücudunun çeşitli yerlerinde 12 mermi girişi olduğu ifade edildi. Hazırlanan iddianamede, Cemal Alpaslan hakkında, ‘Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Hamileyken darp edildi, sokakta katledildi: İlayda Alkaş cinayetinde ağırlaştırılmış müebbet talebi
“GÖZÜM DÖNDÜ, ATEŞ ETTİM”
Cemal Alparslan, Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Cemal Alpaslan ile avukatları, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi Kadın Komisyonu üyesi müşteki avukatları ile İlayda’nın annesi ve babası katıldı.
Sanık Alparslan, mahkemede yaptığı savunmada “Sokaklarına girdiğim anda bir taksinin kapısının önünde durduğunu gördüm. İçinden eşimin kardeşi, eşi ve tanımadığım bir erkek indi. Erkeğin eşime poşet verdiğini gördüm. Eşim poşeti alır almaz beni gördü. Görmesiyle bağırıp, çağırması bir oldu. Hakaretler, küfürler etti. ‘Bebeği aldırdım, zaten senden değildi’ demesiyle, gözüm döndü, ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Sonra olay yerinden uzaklaştım. Keşke olmasaydı” ifadelerine yer verdi.
Saldırgan, neden yanında silah taşıdığına ilişkin soruya ise, düşmanları olduğunu ve güvenlik nedeniyle yanında sürekli silah taşıdığını öne sürerek yanıt verdi.

“İLAYDA’NIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ GÜNDEN BERİ KENDİMDE DEĞİLİM”
İlayda Alkaş’ın annesi Hülya Alkaş, kızının 7 boyunca hiçbir yere çıkarılmadığını söyleyerek “Kızım beni aradı, ‘Gel beni kurtar’ dedi. Ben de polise gittim. Polislerle birlikte kızımı aldım, kadın sığınma evine gittik. Kadın sığınma evindeki kadına anlatmış. Kaynı ona evin içinde tacize bulunuyormuş. Sonra eve geldik. ‘Baba beni dinle ne olur, oraya gitmek istemiyorum’ dedi. Kaynanası, kayınbabası bize geldi. Kızım onlardan çok korkuyordu. Ondan sonra kızım eşinin evine geri döndü” sözlerini sarf etti.
Genç kadını defalarca ateş ederek öldüren saldırgana istenen ceza belli oldu!
“Mayıs ayında eve geldi kızımın yüzü mosmordu. Kaynanası, görümcesi, eşi dövmüş. İlayda’nın babasının önünde dövmüşler. Geldiğinde darptan bebeğini düşürdüğünü söyledi. Orada ne yaşanmış bilmiyorum. Niye kızımı dövdüler, öldürdüler? Halen, olayın şokundayım” ifadelerini kullanan anne, “Arkam dönüktü, çekilin diyerek arkamdan geldi. Çekilin diyerek ve durmadan silah çekti. Yüzünü görmedim. Ancak çocuğumu öldürdün şeklinde bir şey duymadım. İlayda’nın öldürüldüğü günden beri kendimde değilim, o anı gördüğümden beri araba da çarpsa hissetmem. Olay günü İlayda’yla aralarında hiçbir konuşma olmadı. Cemal direkt binaya girdi ateş etti. Şikayetçiyim” dedi.

BABASI ŞİKAYETÇİ OLMADI, “VİCDANIM RAHAT” DEDİ!
İlayda Alkaş’ın babası M.A. ise kızının yanında dövüldüğüne şahitlik etmediğini iddia ederek, sanıktan şikayetçi olmadığını söyledi. M.A., olaydan önce ayrıldığı eşi Hülya Al’ın ‘Vicdanını rahat mı?’ sorusuna da ‘Rahat’ yanıtını verdi.
GÖRGÜ TANIĞI: HATIRLAMIYORUM
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi ile Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları, dosyaya müdahil olma talebinde bulundu. Duruşmada, olaydan önce Gazi Köşkü’nde bulunan kafede doğum günü kutlaması olan ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tanık O.K. ise daha önceki silah seslerinin duyulmasının ardından sanığın silahın kendisine de yönelttiği şeklindeki ifadesini hatırlamadığını söyledi. Mahkeme başkanı O.K.’ye ifadesinin daha önceki beyanlarıyla çeliştiğini ve bu çelişkiyi gideremediğini söyledi. O.K., kendisine yöneltilen sorulara ‘hatırlamıyorum’ yanıtını verdi.

MAHKEME ERTELENDİ!
Savcı mütalaasını sunarken sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Müşteki avukatları sanık hakkında hiçbir şekilde bir indirim uygulanmaması talebinde bulundu. Sanığın haksız tahrik indiriminden faydalanmaya çalıştığını belirten avukatlar, takım elbise giyen, tıraş olan sanığın ‘mağdur rolüne’ büründüğünü ifade etti.
Sonrasında mütalaaya karşı savunma yapan Cemal Alpaslan, ‘Pişmanım’ dedi. Bir sonraki duruşma tanık dinleteceklerini belirten sanık avukatları, süre talebinde bulundu. Verilen aranın ardından savunma ve tanık dinlenmeleri için duruşma 21 Eylül’e ertelendi.
Ayrıca Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin davaya katılma talebi de reddedildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatlarının duruşmaya katılımı ise kabul edildi. (DHA)