Belgeler gizli tutuluyordu… Tarihin en korkulan Nazi doktorunun sırları tek tek açığa çıkıyor!
İsviçre’de yıllardır “ulusal güvenlik” gerekçesiyle kilit altında tutulan Josef Mengele dosyaları için kritik bir karar alındı. Federal istihbarat, Nazi dönemine uzanan arşivlerin belirli koşullarla araştırmacılara açılacağını duyurdu.
İsviçre Federal İstihbarat Servisi, Nazi Almanyası’nın en çok tartışılan isimlerinden biri olan Josef Mengele hakkında uzun süredir kapalı tutulan arşivlerin kısmen erişime açılacağını açıkladı.
“Auschwitz’teki ölüm seçimi” uygulamaları ve insanlık dışı deneylerle anılan Mengele, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’dan kaçan üst düzey Nazi isimleri arasında yer almıştı. Güney Amerika’ya uzanan kaçış hattı, yıllar boyunca birçok istihbarat dosyasında dolaylı biçimde yer alsa da İsviçre’deki bağlantılar hep tartışmalı kalmıştı.
İSTİHBARAT AĞINA DAİR KRİTİK BELGELER
Yeni açıklamaya göre, söz konusu belgeler yalnızca Mengele’nin hareketlerini değil, aynı zamanda dönemin Avrupa istihbarat ağlarına dair kritik detayları da içeriyor olabilir. Özellikle 1950’ler ve 1960’larda İsviçre üzerinden yürütülen bazı takip operasyonlarının dosyalarda iz bırakmış olabileceği değerlendirildi.
Tarihçiler için en dikkat çekici nokta ise, 1961 yılında Avusturya kaynaklı bazı istihbarat uyarılarının İsviçre makamlarına ulaşmış olması. Bu belgelerde, Mengele’nin sahte kimlikle İsviçre’de bulunmuş olabileceğine dair iddialar yer aldı.
TARTIŞMA YARATAN DETAY

Zürih çevresinde kiralanan bir daireye ilişkin polis kayıtlarında, kimliği tam olarak doğrulanamayan bir erkekle temaslara dair notlar bulunması ise dosyanın en tartışmalı bölümlerinden biri olarak öne çıktı. Ancak bu kişinin Mengele olup olmadığı hiçbir zaman netleştirilemedi.
Arşivlerin açılma süreci, ilk kez 2019’da yapılan başvuruların “ulusal güvenlik” gerekçesiyle reddedilmesiyle başlamıştı. 2025’te bir grup araştırmacının dava açması ve kamuoyundan destek toplaması, süreci yeniden hızlandırdı.
SAHTE KİMLİKLE KAÇMIŞTI
İsviçreli yetkililer, dosyalarda yalnızca Mengele’ye değil, dönemin gizli servis faaliyetlerine ilişkin hassas bilgilerin de yer alabileceğini ifade etti. Bu durum, özellikle Batılı istihbarat servislerinin Nazi avı dönemindeki olası iş birlikleri konusunda yeni tartışmalar doğurmuş durumda.
Josef Mengele, 1979’da Güney Amerika’da sahte kimlikle hayatını kaybetmiş, kimliği yıllar sonra DNA testleriyle doğrulanmıştı. Ancak Avrupa’da gerçekten hangi ağların içinden geçtiği ve İsviçre ile olası temasları hâlâ tam anlamıyla aydınlatılmış değil.
Veliaht prensese Nazi planı! Baltalı saldırı son anda durduruldu