Irmak öğretmeni kimler, neden ölüme terk etti? Çalmadık kapı, verilmedik dilekçe bırakmamış!
Ağrı’da evinde ölü bulunan Irmak Ayşe Koparan’ın ailesi, meslektaşları ve köylüler konuştu. Genç öğretmenin dilekçeler verdiği, kapı kapı çözüm aradığı ancak sesini duyuramadığı ortaya çıktı.
Ağrı’da evinde ölü bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün ardından ailesi, meslektaşları ve görev yaptığı köyden gelen anlatımlar, genç öğretmenin son döneminde yaşadığı baskıyı ve çaresizliği gözler önüne serdi. Kardeşi Raziye Türen, "Kardeşim yaşamak istiyordu" diyerek Koparan’ın gelecek planları olan, mesleğine bağlı bir öğretmen olduğunu anlattı.
Karakazan Köyü Muhtarı Maşallah Şahbal, köyde herkesin Irmak öğretmenin ardından büyük üzüntü yaşadığını söylerken, yakın meslektaşı ise Koparan’ın görev yeri değişikliğinin ardından her gün ağladığını, sürekli çözüm aradığını ve kendisini haksızlığa uğramış hissettiğini belirtti.
DİLEKÇELER VERDİ AMA OLMADI...
Ağrı’da evinde ölü bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’la ilgili yeni bilgiler ortaya çıktı. Koparan’ın Karakazan İlkokulu’ndan ayrılmasının ardından velilerin, genç öğretmenin geri dönmesi için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçeler verdiği öğrenildi.
Ağrı’da evinde ölü bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın görev yaptığı Karakazan İlkokulu’nda öğrenciler ve velilerle güçlü bir bağ kurduğu ortaya çıktı.
Koparan’ın Karakazan İlkokulu’ndaki görevinden ayrılmasının ardından öğrenci velileri ve köy sakinleri Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne peş peşe dilekçeler verdi.
Veliler, çocuklarının öğretmenlerine alıştığını belirterek Koparan’ın yeniden görevine dönmesini istedi.
ÇOCUKLAR SÜREKLİ IRMAK ÖĞRETMENİ SORUYORMUŞ...
Velilerin verdiği dilekçelerde, Koparan’ın öğrencilerle yakından ilgilendiği, eğitim süreçlerini titizlikle takip ettiği ve çocuklarla güçlü bir bağ kurduğu ifade edildi.
Veliler, öğretmen değişikliğinin öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Özellikle okul öncesi dönemde çocukların alıştıkları öğretmenlerinden ayrılmasının eğitim sürecini zorlaştırdığı vurgulandı.
Bir veli dilekçesinde, “Çocuğumuz sürekli öğretmenini soruyor. Ne zaman geleceğini söylüyoruz ama psikolojisinin bozulmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
Başka bir veli ise Koparan’a duydukları güveni şu sözlerle anlattı:
“Hocamızdan çok memnunuz. Öğretmen-öğrenci ilişkisine önem veren, çocuklarla yakından ilgilenen bir öğretmendi”
Öğrenci yakınları tarafından verilen bir başka dilekçede ise şu ifadeler yer aldı:
“Öğrenciler öğretmenlerini çok seviyor ve özlüyor. Çocuklarımızın eğitimlerine kendi öğretmenleriyle devam etmesini istiyoruz”
Veliler, Koparan’ın yalnızca ders anlatan bir öğretmen olmadığını, çocukların gelişim süreçleriyle de yakından ilgilendiğini belirtti.
Dilekçelerde, “Çocuklarımız okula gitmek istiyor, hocamızın geri gelmesini bekliyor”, “Öğrencilerimizin mağdur olmaması için öğretmenimizin görevine dönmesini talep ediyoruz” ve “Hocamız maddi manevi elinden gelen desteği sağlıyor, çocuklarımız için büyük emek veriyordu” ifadelerine yer verildi.
"GECE KÖYDE HERKES ÖĞRETMEN İÇİN AĞLADI"
Koparan’ın görev yaptığı Karakazan Köyü Muhtarı Maşallah Şahbal da velilerin öğretmenden memnun olduğunu söyledi.
Şahbal, öğretmenin görevde kalması için verilen dilekçe sürecine tanıklık ettiğini belirtti.
Muhtar, “Biz de ondan çok memnunduk. Çok efendi, çok terbiyeli, çok çalışkan biriydi. Şu anda bizim köyde herkes onun için üzülüyor. Belki dün gece herkes onun için ağlıyordu” dedi.
Şahbal’ın aktardığına göre veliler, öğretmenin köyde kalması için hazırladıkları dilekçeleri muhtarın yanında getirdi. Dilekçelerin kaymakamlığa sunulmak istendiğini belirten Şahbal, “Kaymakam bey henüz gelmemişti. Yardımcısı, dilekçenin ilçe milli eğitim müdürlüğüne bırakılmasını söyledi" diye konuştu.
Muhtar, Koparan’ın görev yeri değişikliği nedeniyle yaşadığı üzüntüyü çevresiyle paylaştığını da anlattı.
IRMAK ÖĞRETMEN İDDİAYA GÖRE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜNE BUNU DEMİŞ
Şahbal, bu bilgiyi öğretmenin yakın çevresinden duyduğunu belirterek, “Amcamın oğlu bana anlattı. Irmak öğretmenin, ‘İlçe milli eğitim müdürlüğüne ve Karakazan’daki okul yönetimine hakkımı helal etmiyorum’ dediğini aktardı” ifadelerini kullandı.
"KARDEŞİM YAŞAMAK İSTİYORDU" KIZ KARDEŞİ KONUŞTU
Öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın kardeşi Raziye Türen de ablasının yaşadığı süreci anlattı.
Türen, kardeşinin mesleğine tutkuyla bağlı, hayat dolu ve gelecek planları olan biri olduğunu söyledi.
Türen, "Kardeşim yaşamak istiyordu" dedi.
Üç kız kardeş olduklarını belirten Türen, işçi bir anne ve babanın çocukları olarak büyüdüklerini anlattı. Aile bağlarının çok güçlü olduğunu ifade eden Türen, ablasının annesine çok düşkün olduğunu söyledi.
Türen, "Ablam anneme çok düşkündü. Her gün konuşurdu. O gün de annemle havadan sudan sohbet etti. Arkadaşlarıyla buluşacağını söyledi. Hiçbirimize veda niteliğinde bir konuşması olmadı. Arkasında bir not ya da delil bırakmadı" diye konuştu.
Kardeşinin kitap okumayı ve resim yapmayı çok sevdiğini anlatan Türen, Koparan’ın sınava hazırlandığını ve yönetici olmak istediğini söyledi.
Türen, "Kitaplarının altını çizerdi. Resim yapmayı çok severdi. Boyaları hala duruyor. Yeni kitaplar almıştı, sınava hazırlanıyordu. Yönetici olmak istiyordu. Aldığı kitaplara daha çalışmaya bile başlamamıştı" dedi.
Koparan’ın kendisini geliştirmek için çabaladığını belirten Türen, "Rusça kursuna gitti, işaret dili kursuna katıldı. Mesleğinde daha iyi bir öğretmen olmak için sürekli çabalıyordu. Öğrencilerinin durumunu tek tek takip ederdi. Babası olmayan, ekonomik sıkıntı yaşayan çocukları not alır, onlara nasıl destek olabileceğini düşünürdü. Gerçekten idealist bir öğretmendi" ifadelerini kullandı.
"GELECEĞİ DAİR PLANLARI VARDI"
Raziye Türen, ablasının özel hayatında herhangi bir sorun olmadığını söyledi.
Türen, "Evli değildi. Arkadaşlarıyla sorunları yoktu. Ailesine çok bağlıydı. Okullar kapanınca yanımıza geleceğini, birlikte denize gideceğimizi söylüyordu. Geleceğe dair planları vardı" dedi.
Ancak okulda yaşadığı sorunların Koparan’ı derinden etkilediğini belirten Türen, "Sorunlar yaşadığını biliyorduk ama bu kadar yıprandığını, bu kadar içine attığını bilmiyorduk. Okulda yaşadıkları nedeniyle ağlıyordu. Her şeyi kafasına takıyormuş, bunu sonradan daha iyi anladık" diye konuştu.
Türen, kardeşinin maddi zorluklar da yaşadığını söyledi.
3 BİN LİRA TAKSİ ÜCRETİ...
Türen, "Günlük taksi ücretleri bazen 3 bin lirayı buluyordu. 'Param yok, ne yapabilirim?' diyordu. Bu nedenle rapor aldığı zamanlar oluyordu" dedi.
Koparan’ın sorunları çözebilmek için resmi kurumlara başvurduğunu belirten Türen, "Kaymakamlığa gitti. İlçe milli eğitim müdürlüğüne başvurdu ancak sonuç alamadı. 'İlgileneceğiz' denilmiş. Hatta ilçe müdürlüğünün, '70 bin lira maaş alıyorsun, 3 bin lira ne olacak?' dediğini öğrendik" ifadelerini kullandı.
Raziye Türen, kardeşinin Karakazan’daki öğrencileriyle güçlü bir bağ kurduğunu söyledi. Koparan’ın yeniden Soğanlıtepe’ye gönderilmesi kararının ablasını çok yıprattığını belirtti.
Türen, bu süreçte velilerin verdiği dilekçelerin Koparan için önemli olduğunu anlattı:
“Karakazan'da öğrencileriyle güçlü bir bağ kurmuştu. Ancak burada okul yönetimiyle yaşadığı sorunların ardından yeniden Soğanlıtepe'ye gönderilmesine kararı kardeşimi çok yıprattı. Kız kardeşimin anlattığına göre, birlikte çalıştığı bazı öğretmenler de bu karara itiraz etmişti. Hatta Karakazan'daki velilerin onun okulda kalması için Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verdiği dilekçelerinin kabul edilmek istenmediğini ve velilere, 'Bunu vermeniz bir şeyi değiştirmez' şeklinde ifadeler kullanıldığını bize anlatmıştı. ‘Ben oraya geri gitmem ama bunu yapmaları beni çok mutlu etti’ diyerek öğrencileri ve velileriyle kurduğu bağın kendisi için ne kadar kıymetli olduğunu dile getirmişti.”
MESAİ ARKADAŞLARI DA KONUŞTU
Kamu görevlisi olduğu için adının açıklanmasını istemeyen ve Koparan’ın yakın meslektaşlarından olan bir öğretmen de genç öğretmenin son haftalarda yaşadığı süreci anlattı.
Meslektaşı, Koparan’ın öğrencileri ve velileri tarafından çok sevildiğini belirtti.
Öğretmen, "Herkes tarafından sevilen bir insandı. Çok iyi bir öğretmendi” dedi.
SON SABAHINI ANLATTI
Koparan’ın ölümünden önceki son günlerde çevresine yaşamına son vereceğine ilişkin herhangi bir izlenim vermediğini söyleyen meslektaşı, şu ifadeleri kullandı:
"O gün sabah birlikteydik. Akşam saat beş-altıya kadar arkadaş grubuyla beraberdik. Çok neşeliydi. Herkes aynı şeyi söylüyor; 'Ne oldu da Irmak bunu yaptı?' Çünkü son ana kadar bize böyle bir izlenim vermedi"
Ancak meslektaşı, 17 Nisan’da yaşanan ve tarafların karşılıklı şikayetçi olduğu olayın ardından Koparan’ın yoğun stres yaşadığını öne sürdü.
Meslektaşı, "Görev yerinin değiştirilmesinden sonra her gün bu konuyu konuşuyorduk. Bana yaşadıklarını anlatıyordu. Her gün ağlıyordu, her gün stresleniyordu. Sürekli çözüm arıyordu. Bütün günü neredeyse bununla geçiyordu" diye konuştu.
Yakın meslektaşı, Koparan’ın yaşanan süreçte haksızlığa uğradığını düşündüğünü söyledi.
Öğretmen, "Kendisi okuldan uzaklaştırıldı ama okul müdürünün görevine devam etmesine çok içerliyordu. 'Neden sadece ben cezalandırılıyorum?' diye soruyordu. Soruşturma henüz sonuçlanmamışken, kimin haklı kimin haksız olduğu belli değilken yalnızca kendisine yönelik işlem yapıldığını düşünüyordu" dedi.
Koparan’a destek olmaya çalıştıklarını belirten meslektaşı, "Sürekli 'Biraz daha dayan, dönemin bitmesine üç hafta kaldı, her şey düzelecek' diyorduk. Ama o hep isyan ediyordu. Artık her konuşmamızın konusu bu olmuştu. Ben bile onun ne kadar bunaldığını hissediyordum" ifadelerini kullandı.
TÜM YETKİLİLER İLE GÖRÜŞMÜŞ! "BENİ BURADAN ALIN"
İddialara göre Koparan, yaşadığı sorunların çözülmesi için birçok kuruma başvurdu.
Yakın meslektaşı, "Kaymakamlıkla görüştü, vali yardımcılarına ulaşmaya çalıştı, sendikalarla temas kurdu. Sürekli bir çözüm arıyordu. Ancak aldığı cevaplar onu daha da umutsuzluğa sürüklüyordu" dedi.
Meslektaşı, Koparan’ın yeniden Soğanlıtepe’deki görev yerine gönderilmesinin ardından itiraz süreci başlattığını belirtti.
Öğretmen, "'Beni buradan alın' diyerek dilekçeler yazdı. İlçe milli eğitim müdürlüğüne başvurdu, il milli eğitim müdürlüğüyle de görüştü. Oradaki şartların kendisi için uygun olmadığını anlattı" diye konuştu.
"SÜREKLİ MÜCADELE ETTİ AMA KİMSE DİNLEMEDİ"
Kısa Dalga'dan Gülseven Özkan'ın haberine göre; Koparan’ın son çare olarak Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gittiğini belirten meslektaşı, şunları söyledi:
"İl milli eğitim müdürlüğünde görüştüğü yetkili, ilçe aracılığıyla il merkezine görevlendirme talebinde bulunabileceğini söylemişti. 'İlçene dilekçe ver, bize göndersinler, burada sana uygun bir yer bulabiliriz' denilmişti. Ancak Irmak, bu sürecin ilerletilmediğini düşünüyordu. 'Beni vermek istemiyorlar' diyordu. Yaşananları adeta bir ceza olarak görüyordu."
Meslektaşı, Koparan’ın son dönemde en çok çaresizlik duygusu yaşadığını öne sürdü.
Öğretmen, "Sürekli mücadele etti. Her kapıyı çalmaya çalıştı. Ama kendisini dinleyen kimsenin olmadığını düşünüyordu" dedi.
SES KAYITLARI TERAPİDENMİŞ
Aileden edinilen bilgilere göre Koparan, Ağrı’da yaşadığı sorunlar nedeniyle online terapi desteği alıyordu. Sosyal medyada paylaşılan ses kayıtlarının bu terapi sırasında alındığı öğrenildi.
Mobbing iddialarına ilişkin dilekçeler dışında sosyal medyaya yansıyan ve Koparan’a ait olduğu belirtilen bir ses kaydında genç öğretmenin şu sözleri dikkat çekti:
“Şöyle başladı aslında. Zaten ufak tefek sorunlar vardı. Yani müdürün şöyle bir huyu var; sinirle böyle bağırıp çağırıyordu, sonra özür diliyordu davranışlarından. Sonra hocam bir gün müfettiş geldi. Hiçbir evrağı yokmuş. Evrağı olmadığı için okuldaki 12 öğretmeni saat 5'e kadar falan bekletti. Ama bekletme sebebi olarak bize bir görev vermiyor. Diyor ki 'Servis beni beklemek zorunda, isterseniz taksiyle gidin.' Açıklaması bu. Sonra orada tüm öğretmenler konuştu falan. O bağırdı çağırdı, hatta beni odasından kovdu.”
İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ SESSİZLİĞİNİ BOZDU
Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş, öğretmenin taleplerinin ilçe tarafından dikkate alınmadığına yönelik iddialarla ilgili kısa bir açıklama yaptı.
Özmüş, “Onlar asılsız, bu konuda gerekli açıklamalar yapılır, müsait değilim” diyerek ayrıntılı bilgi vermekten kaçındı.
Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek ise yaptığı açıklamada, Koparan’ın ölümüyle ilgili hem adli hem de idari soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Kökrek, sürecin yakından takip edildiğini belirtti.
Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Koparan’ın görev yeri değişikliği ve barınma koşullarına ilişkin aile ve meslektaşları tarafından dile getirilen iddiaların İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yansımadığını iddia etti.
Kökrek, "Öğretmenin görev yeriyle ilgili taleplerine ilişkin bize ulaşan bir bilgi olmadı. Bu tür işlemler ilçe düzeyinde yürütülüyor. İlçedeki köy okullarıyla ilgili görevlendirme süreçleri kaymakamlık ve ilçe milli eğitim müdürlüğünün yetki alanında" ifadelerini kullandı.
Görev yeri değişikliği kararına ilişkin değerlendirme yapmaktan kaçınan Kökrek, "Bununla ilgili yorum yapmam doğru olmaz. Oradaki idarenin takdir yetkisi söz konusu. Yaşanan sürece birebir tanıklık edenler ilçede görev yapan kişiler" dedi.
Kökrek, "Bu olayın neden gerçekleştiğini yürütülen adli süreç ortaya çıkaracaktır. Biz de süreci yakından takip ediyoruz. Sonuçların açıklanmasını beklemek gerekiyor. Irmak öğretmen bizim de personelimizdi. Gerçekten çok üzüldük. Gerçeğin ortaya çıkması için elimizden geleni yapacağız” dedi.
KARDEŞİNDEN SENDİKAYA TEPKİ
Raziye Türen, kardeşinin üyesi olduğu Eğitimciler Birliği Sendikası’ndan yeterli destek görmediklerini öne sürdü.
Türen, "Hastaneye gittiğimiz süreçte ne arayan oldu ne de taziye mesajı gönderen. Bakanlık herhangi bir açıklama yapılmadı. Buna karşılık üyesi olmadığı Eğitim-iş sendikası bize avukat desteği teklif etti ve iletişim halinde oldular" diye konuştu.
Aile olarak tek beklentilerinin sürecin tüm yönleriyle araştırılması olduğunu söyleyen Türen, şunları kaydetti:
"Bir kişiyi hedef göstermek istemiyoruz. Kız kardeşimi bu noktaya getiren süreçte ihmali olan, kapıları yüzüne kapanan, sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların hesap vermesini istiyoruz. Tek isteğimiz adaletin sağlanması.”
NELER YAŞANMIŞTI?
Ağrı’nın Hamur ilçesinde öğretmen olarak görev yapan Irmak Ayşe Koparan, 7 Haziran’da Ağrı merkezdeki evinde ölü bulundu. Arkadaşlarının kendisinden haber alamaması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. Eve çilingir yardımıyla giren ekipler, Koparan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için morga kaldırıldı.
Koparan’ın ölümünün ardından hem adli soruşturma hem de idari inceleme başlatıldı. Ağrı Valiliği, olayın tüm yönleriyle araştırıldığını ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından müfettiş görevlendirildiğini açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın da süreci yakından takip ettiği belirtildi.
Genç öğretmenin geride bıraktığı dilekçelerde, görev yaptığı okulda yaşadığı sorunları resmi makamlara bildirdiği ortaya çıktı. Koparan’ın, okul müdürü Melahat İ. hakkında hakaret, fiziksel şiddet, öğrencilere şiddet ve mobbing iddialarında bulunduğu öğrenildi.
Koparan’ın tuttuğu tutanakta, 17 Nisan’da okul servisinde yaşanan tartışmada Melahat İ’nin kendisine hakaret ettiğini ve iki kez tokat attığını belirttiği aktarıldı. Genç öğretmenin dilekçelerinde okulda hijyen sorunları, öğretmenlerden para toplanması, özel günler için evde yemek yapılmasının istenmesi ve hafta sonları okula çağrılma gibi iddialar da yer aldı.
Halk TV’de İsmail Saymaz’ın aktardığına göre Koparan, şubat ayında göreve başladı. İlk olarak ulaşım ve barınma koşullarının zor olduğu bir köy okuluna atandı. Daha sonra verdiği dilekçeler üzerine ilçe merkezine daha yakın bir okula geçici görevlendirildi. Ancak okul müdürüyle yaşanan gerilimin ardından yeniden eski görev yerine gönderildi.
Aynı yayında konuşan İbrahim Kahveci, Koparan’a ait olduğu belirtilen bir ses kaydına ulaştığını söyledi. Ses kaydında Koparan’ın, okul müdürüyle yaşadığı sorunları anlattığı aktarıldı. Kahveci, Koparan’ın görev yaptığı köyde kalacak yer olmadığını, bu nedenle her gün taksiyle gidip geldiğini ve günlük taksi ücretinin 3 bin lirayı bulduğunu belirtti.
Kısa Dalga’dan Gülseven Özkan’ın haberine göre, gün boyu cep telefonu kapalı olan ve akşam saatlerinde gözaltına alınan Karakazan İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Melahat İ. serbest bırakıldı. Melahat İ’nin hakkındaki mobbing iddialarını kabul etmediği öğrenildi. Aynı haberde, Melahat İ’nin ayrıca görevden alındığı belirtildi.
Koparan’ın ölümüne ilişkin Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma sürüyor. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü de olayın idari yönünü incelemeye devam ediyor.
Son Dakika | Irmak öğretmen için Bakan Yusuf Tekin'den ilk açıklama