Bahçeli'den Davutoğlu'na kadar herkes butlana karşı! Erdoğan ve Kılıçdaroğlu hariç...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’ye yönelik tartışmalı kararına, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu dışında birçok siyasi lider tepki gösterdi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Bahçeli'den Davutoğlu'na kadar herkes butlana karşı! Erdoğan ve Kılıçdaroğlu hariç...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin CHP’ye yönelik tartışmalımutlak butlan kararı, siyaset gündeminin merkezine oturdu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in görevini son erdiği iddia edildi. Türk hukuk ve siyaset tarihine ‘kara bir leke’ olarak geçeceği belirtilen karara, Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den muhalefet partilerinin liderlerine kadar geniş bir siyasi yelpazeden tepki geldi.

Karara ilişkin oluşan siyasi tabloyu dikkat çekici kılan unsur ise Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu oldu. Kılıçdaroğlu, halkın tepkilerine rağmen görevi kabul etti.

Halk TV'yi güvenilir kaynağınız olarak eklemek için tıklayın

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu dışında birçok siyasi lider, yargı yoluyla siyasetin dizayn edilmesine karşı çıktı.

Liderler, kararın yalnızca CHP’yi değil, seçmen iradesini, parti içi demokrasiyi ve Türkiye’de siyasetin meşru zeminini hedef aldığını vurguladı.

BAHÇELİ: KILIÇDAROĞLU FERAGAT ETMELİ

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğine vurgu yapan Bahçeli şunları ifade etti:

"Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP'nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihi sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP kurumsal kimliğinin hem de CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir"

MÜSAVAT DERVİŞOĞLU: MUTLAK BUTLAN KARARININ KENDİSİ MUTLAK BUTLANDIR

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kararın millet iradesine müdahale anlamına geldiğini belirtti. Dervişoğlu, İYİ Parti’nin demokrasi dışı girişimlerin karşısında olduğunu söyledi:

“Mutlak butlan kararının kendisi mutlak butlandır. Millet iradesine karşı yapılan demokrasi dışı her türlü müdahaleye sonuna kadar karşıyız. Bizim gözümüzde; alınan mutlak butlan kararının kendisi mutlak butlandır”

MAHMUT ARIKAN: “SÖZ DE, KARAR DA, MÜHÜR DE MİLLETİNDİR”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, yargı eliyle siyasi partilerin güvencesiz hâle getirilmesinin demokrasi açısından ağır sonuçlar doğuracağını ifade etti. Arıkan, siyasi partilerin geleceğine mahkemelerde değil sandıkta karar verilmesi gerektiğini vurguladı:

“Yargı eliyle siyasi partilerin güvencesiz hale getirilmesi, demokrasimiz açısından onarılamaz yaralar açacaktır. Türkiye siyasi tarihinde, siyaseti ve siyasi partilerin geleceğini her zaman “milletin vicdanı” ve “iradesi” belirlemiştir. Yargı eliyle siyasi partilerin güvencesiz hale getirilmesi, demokrasimiz açısından onarılamaz yaralar açacaktır. Partilerin geleceğine “mahkeme salonlarında” değil “millet iradesiyle” sandıkta karar verilir. Söz de, karar da, mühür de milletindir”

FATİH ERBAKAN: “KARAR MERCİİ MAHKEMELER DEĞİL MİLLETTİR”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, siyasetin yargı kararlarıyla şekillendirilmesine karşı çıktı. Erbakan, siyasi belirsizlikten çıkış yolunun seçim olduğunu söyledi:

“Siyasetin yargı kararlarıyla dizayn edilmesini doğru bulmuyoruz. Demokrasilerde çözüm ve karar mercii, mahkemeler değil millettir. Siyasi belirsizlikten çıkış, ancak seçimle mümkündür; geciktirmeyin, sandığı getirin, nihai kararı millet versin!”

TUNCER BAKIRHAN: “BU KARAR YALNIZCA CHP’YE DEĞİL, TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİK GELECEĞİNE YÖNELİK BİR MÜDAHALEDİR”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, kararı seçmen iradesine yönelik bir müdahale olarak değerlendirdi. Bakırhan, yargının siyasi mühendisliğin aracı hâline getirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti:

“Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilen butlan kararı, milyonlarca seçmenin demokratik iradesini ve siyasi tercihini yargı eliyle yok sayma girişimidir. Bu karar yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine yönelik bir müdahaledir. Türkiye’nin sağduyuya, istikrara ve uzlaşıya muhtaç olduğu bu kritik dönemde yargıyı siyasi mühendisliğin aracına dönüştürmek kabul edilemez. Demokrasi yargı kararlarıyla değil, halkın iradesiyle ayakta durur. Siyaset kendi mecrasında ve meşruiyet zemininde akmalı; yargı operasyonlarıyla siyasetin seyri değiştirilmemelidir. İktidar, bu yanlış politikadan vazgeçmelidir. Politika özgür olmalı, sonucu sadece halk belirlemelidir.”

“ANA MUHALEFET PARTİSİNİN MAHKEME KARARLARIYLA DİZAYN EDİLMESİ DEMOKRASİYİ ASKIYA ALMAKTIR”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, CHP’nin genel başkanının kim olacağına CHP üyelerinin, delegelerinin ve seçmenlerinin karar vereceğini söyledi. Hatimoğulları, bunun yalnızca CHP’nin değil, Türkiye demokrasisinin meselesi olduğunu belirtti:

“CHP’nin genel başkanının kim olacağı CHP üyelerinin, delegelerinin ve seçmenlerinin meselesidir. Fakat ana muhalefet partisinin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesi demokrasiyi askıya almaktır. Bu da bütün Türkiye demokrasisinin meselesidir. Biz demokratik siyasetin, halk iradesinin ve hukuk devletinin tarafıyız. Seçilmişlerin, delegelerin, üyelerin ve seçmenlerin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz. Hukuk, siyasi alanı yeniden düzenlemenin ve muhalefeti şekillendirmenin aparatı haline getirilemez. Siyasetin konuşabilmesi için de partilere, Meclis’e, sandığa, seçilmişlere ve halk iradesine müdahale edilmemelidir. Siyasetin konuşmasını iktidar ve yargı ortaklığı engelleyemez. Türkiye’nin ihtiyacı mahkeme koridorlarında kurulan siyaset değil; toplumun iradesiyle, Meclis zemininde ve demokratik hukuk içinde kurulan siyasettir.”

“CHP’YE YARGI MÜDAHALESİ KABUL EDİLEMEZ”

Türkiye Komünist Partisi, kararı doğrudan yargı müdahalesi olarak nitelendirdi. Açıklamada, siyasi partilerin iktidar eliyle dizayn edilmesinin kabul edilemeyeceği belirtildi:

“CHP’ye yargı müdahalesi kabul edilemez İktidar CHP yönetimini değiştirdi! Kimse “ama yargı kararı” demesin. İktidarın, seçme ve seçilme hakkını kısıtlama doğrultusundaki adımlarına, partilerin içişlerine doğrudan müdahale de eklenmiş oldu. CHP’nin son üç yılda gerçekleşen kongre ve seçilen yönetimlerini “geçersiz” olarak ilan eden ve partiye Genel Başkan atayan siyasi iktidarın bunu hangi hesaplarla yaptığını biliyoruz. Bu kararın aylar önce alındığını, uygun bir anın kollandığını ve ayrıntılar üzerinde çalışıldığını da. İktidarın bu hamlesini değerlendirirken, CHP’nin iç meseleleri, yerel yönetimlerde yaşananlar, CHP’nin içine doldurulduktan sonra ama tehditle ama isteyerek iktidara sığınanlar hiçbir biçimde gündem edilmemelidir. Bunlar ayrı konulardır, ayrıca tartışılmalıdır. Şu an ise vurgulanması gereken bellidir: CHP’ye dönük “yargı” müdahalesi hiçbir biçimde kabul edilemez. Siyasi partilerin iktidar tarafından dizayn edilmesi ne “yolsuzluklarla mücadele” gerekçesiyle meşrulaştırılabilir ne de partilerin iç işleyişlerinin bu konuda tanımlanmış kurumlar dışında mahkemeler marifetiyle denetlenmesi kabul edilebilir. Her tarafı arızalı siyasi partiler ve seçim kanununun toptan tasfiyesi anlamına gelen bu hukuksuzluğu Türkiye Komünist Partisi hiçbir biçimde tanımamaktadır. CHP yönetimi ile bu kararla parti yönetimine getirilenlerin bir uzlaşmayla süreci yönetip yönetmeyecekleri CHP’yi ilgilendirir. TKP açısından ise kritik olan, onca iç sorun ve hiziple boğuşan iktidar partisinin başka partileri yönetmeye kalkmasıdır. Bu kabul edilemez.”

“SİYASET MAHKEMELERDE DEĞİL SOKAKTA, SANDIKTA YAPILIR”

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, kararın demokrasiye karşı bir hamle olduğunu belirtti. Baş, son sözü yine milletin söyleyeceğini ifade etti:

“Demokrasiye karşı yapılan her türlü hamlenin karşısındayız. Siyaset mahkemelerde değil sokakta, sandıkta yapılır. Milletin kararını beğenmeyenler, mahkeme kararlarından medet umuyorlar ama son kararı yine millet verecektir.”

“ANA MUHALEFET PARTİSİNE SARAY KAYYUMU ATANDI”

Sol Parti, kararı yalnızca CHP’ye yönelik bir müdahale olarak değil, muhalefetsiz ve seçimsiz bir siyasi düzen arayışının parçası olarak değerlendirdi:

“Mutlak butlan kararı ile ana muhalefet partisine Saray kayyumu atandı! Bu bir Parti meselesi değil, bu karar fiilen muhalefetsiz ve seçimsiz bir ortamda, Erdoğan’ın fiilen tek aday olduğu bir sandık kurgusunun parçasıdır. Bu darbeye karşı birlik ve dayanışma için mücadele edeceğiz!”

“SİYASET MAHKEME SALONLARINA SIKIŞTIRILMIŞTIR”

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, kararın siyaseti mahkeme salonlarına sıkıştırdığını söyledi. Uysal, siyasi partilerin sorunlarını kongrelerde ve kendi meşru zeminlerinde çözmesi gerektiğini vurguladı:

“CHP ile ilgili ‘mutlak butlan’ kararı ile Türkiye’de siyaset maalesef mahkeme salonlarına sıkıştırılmış ve nefes alamaz hale getirilmiştir! Siyasi partilerin kendi meselelerini çözeceği yer kendi meşru zeminleridir, kongrelerdir! Bu karar Türk Demokrasisi’nin işleyişine açık bir müdahaledir; Ve korkarım ki Türk Demokrasisini tabii mecraından çıkaracaktır!”

“DEMOKRASİ YOK SAYILMIŞTIR”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, kararın Yüksek Seçim Kurulu’nu, sandığı ve demokrasiyi yok saydığını belirtti. Ağıralioğlu, kararın hukuk sistemi, ekonomi ve uluslararası itibar açısından ağır sonuçları olacağını söyledi:

“Verilen bu mutlak butlan kararıyla Yüksek Seçim Kurulu, sandık; dolayısıyla demokrasi yok sayılmıştır. Verilen bu kararın demokrasimize, hukuk sistemimize, ülke ekonomimize ve uluslararası itibarımıza ağır sonuçları olacaktır. Anahtar Parti olarak her zaman adaletin, demokrasinin, millet iradesinin ve devletin kurumsal varlığının yanında olduğumuzu ifade ederek, kararı doğru bulmadığımızı Türk milletine saygıyla arz ederiz.”

“SİYASETEN TANIMAYACAĞIZ”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, kararın yanı sıra karar sonucu CHP yönetimine geçecek kişiyi de siyaseten tanımayacaklarını açıkladı. Baş, karara karşı direniş çağrısı yaptı:

“Mutlak butlanı da iktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi de siyaseten tanımayacağız. Kararlılık büyürse karanlık dağılacak, içinizi ferah tutun. Memleketimiz için direneceğiz!”
Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu Mutlak butlan Kayyum CHP Özgür Özel