Fikret Bila
Parti değiştirmek
Siyasi tarihimizde parti değiştiren milletvekilleri, belediye başkanları oldu.
Milletvekillerinin parti değiştirmeleri nedeniyle hükümetler düştü, hükümetler kuruldu.
Seçildiği partiden istifa ederek başka bir partiye geçen ilk milletvekili CHP İstanbul Milletvekili Rauf Orbay’dır. Atatürk döneminde CHP’den istifa edip Terakkiperver Fırka’ya geçmiştir.
Parti değiştirme konusunda tarihe geçen ve hafızalarda kalan “Güneş Motel” olayı vardır.
CHP Lideri Bülent Ecevit bu görüşmelerde Tuncay Mataracı, Şerafettin Elçi, Mete Tan, Hilmi İşgüzar, Orhan Alp, Hasan Korkut, Cemalettin İnkaya, Ali Rıza Septioğlu, Mehmet Oğuz Atalay, Enver Akova, Ahmet Karaaslan ve Güneş Öngüt ile bu motelde görüştü.
AP'li 9 vekil istifa ederek Demirel hükümetinden desteklerini çektiler.
Yeni hükümeti Ecevit kurdu.
Son dönemde de parti değiştiren milletvekilleri oldu.
İYİ Parti’den AK Parti’ye geçen, DEM Parti’den CHP’ye geçen milletvekillerine tanık olduk.
Bir siyasetçinin partisiyle görüş ayrılığına düşmesi, partisinin politikalarını yanlış bulması ve partisinden istifa etmesi elbette normaldir.
Bu durum belediye başkanları için de geçerlidir.
Ancak parti değiştirmek siyasi ahlaka uygun olmalıdır.
Partiden istifa siyasi nedenlerle olmalıdır.
Bir menfaat karşılığı olmamalıdır.
Yeniden seçilmeyi garantilemek, makam sahibi olmak, işgal ettiği makamı sürdürebilmek veya maddi menfaat karşılığı olmamalıdır.
Böyle olursa bu siyasi ahlaka aykırı olur.
Siyasi rüşvete girer.
Seçildiği partiden aldığı oyları başka bir partiye vermek anlamına gelir.
Seçmen oyunu, iradesini yok saymaktır.
Hele bir menfaat karşılığı partiden istifa etmek ve başka bir partiye geçmek seçmene ve partisine ihanettir.
Bu nedenle partisinden istifa eden siyasetçinin o partiden elde ettiği görevinden de istifa etmesi gerekir.
Siyasi ahlak bunu gerektirir.
Son günlerde CHP’den Ankara Keçiören Belediye Başkanı seçilen Mesut Özarslan’ın partisinden istifa etmesi gündem oldu.
İstifa ettikten sonra AK Parti’ye ve MHP’ye övgüler yağdırdı.
AK Parti’ye veya MHP’ye geçeceği söylendi ama henüz bu partilerden davet almadı.
Elbette istifa etmesi iktidarla bağlantılı.
Hakkında 5 soruşturma olduğu, yaptığı görevler nedeniyle maddi menfaat sağladığı gibi iddialar kamuoyuna yansıdı.
Bu nedenle iktidar tarafından sıkıştırıldığı ve istifa ettiği söylendi.
İçişleri Bakanlığı, hakkında denetim başlattı ve bakanlık müfettişi görevlendirdi.
“Bu denetim sonucunda iktidar tarafından aklanacak mı” sorusu gündemde.
Özarslan’ın istifası CHP’yle bir görüş ayrılığına dayanmıyor.
Bu bakımdan siyasi ahlaka da uygun değil.
Tabii bu sonuç aynı zamanda CHP’nin de kusuru.
Kim olduğunu, ne işler yaptığı iyi araştırmadan, CHP’de yetişmemiş sağ partilerden gelen siyasetçilerin aday gösterilmesi doğru değil.
CHP de bu konuda bir özeleştiri yapmalı.
Genel Başkan’a tanınacak belli oranda bir kontenjan dışında adaylar önseçimle belirlenmeli.