Erkan Ersöz
Otomobil modellerine isim nasıl verilir? En ilginç 10 örnek
Otomobil üreticileri bir modele isim verirken pazarlama stratejisi, kültürel çağrışım, hedef kitle gibi birçok unsuru birlikte değerlendirmek zorunda; çünkü isim, araç kimliğinin en güçlü parçalarından biri. Konumlandırma açısından lüks markalar daha güçlü ve sofistike isimler seçiyor. Örneğin, Mercedes-Benz harf ve sayı kombinasyonunu C, E, S-Serisi gibi kullanırken, sportif markalar agresif ve performans çağrışımlıları tercih ediyor. Genç kitle için daha dinamik ve kısa isimler, aile odaklı modellerde güven ve sağlamlık algısı, elektrikli araçlarda teknoloji ve gelecek vurgusu öne çıkıyor.
Öte yandan ismin dünya genelinde olumsuz bir anlam taşımaması da gerekli. Farklı dillerde kötü, komik, argo anlam içermemesi ve telaffuzunun kolay olması temel kriterlerden. Otomotiv tarihinde bazı isimler (Mitsubishi Pajero, Citroen Saxo gibi) farklı ülkelerde sorun yarattığında markalar küresel dil analizlerine daha dikkat eder oldular. Öyküleriyle ilginç 10 modelse şöyle:
NISSAN’NIN TÜRKLERİ

Ülkemizde de markanın en gözde modellerinden olan Qashqai, 2007’den beri üretiliyor. Japonya ve Avusturalya pazarında Dualis, Kuzey Amerika’da Rogue adıyla piyasaya sürülen kompakt SUV, diğer tüm bölgelerde Qashqai adıyla satılıyor. İsmin kökeni İran’ın güneyinde yaşayan Oğuz Türkleri boyu Kaşkaylardan geliyor. Tarihsel olarak göçebe yaşam süren Kaşkay halkına, özgür, maceracı ve dayanıklı çağrışımları yüklenerek özellikle Avrupa pazarı için bu isim tercih edilmiş.
JEEP’İN KIZILDERİLİLERİ

ABD, kıtanın yerli halkı Kızılderilileri katlederek kendine yer açmayı başarmış bir ülke. Dev şirketleri de, tarihin kültürel mirasını talan etmekte pek mahir. Birçok marka yerli halkların terimlerinden yararlandı, Jeep markası ise doğrudan çeşitli kabilelerin isimlerini kullandı. 1980’lerde üretilen pikap modelinin adı Comanche ve bir dönem ülkemizde de çok popüler olan Cherokee, Kuzey Amerikalı yerli boyların adları.
VOLKSWAGEN’NİN BERBERİLERİ

SUV ve pikap modellerinde genel eğilim olarak, macera ve dayanıklılığa vurgu yapmak için yerli halklar, dağlık bölgeler ve keşif rotalarının kullanılması yaygın görülüyor. Volkswagen’in D-SUV modeli Touareg için ad konurken, Kuzey ve Batı Afrika’ya uzanan ve ağırlıkla Sahra Çölü’nde yaşayan Berberi Tuareg halkından esinlenilmiş. Çöl dayanıklılığı ve keşif temasıyla, zorlu koşullarla başa çıkabilme modelin pazarlama stratejisinin bir parçası.
HYUNDAI’NİN AMERİKAN KENTLERİ

Başta tamir atölyesi olarak kurulan, zaman içinde Güney Kore’nin dev şirketlerinden birine dönüşen Hyundai, artık dünyanın en büyük üçüncü otomobil üreticisi. Bu başarısını ise 1990’lardan itibaren başta Kuzey Amerika olmak üzere küresel pazarlara açılmasına borçlu. Modellere isim verirken sabit bir stratejisi yok. i10, i20 gibi adları da kullanıyor, ama yüksek prestijli modellerinde Amerikan şehirlerine atıfta bulunmayı tercih ediyor. Santa Fe modelinin ismi ABD’nin New Mexico eyaletinin başkentinden geliyor. Tucson ise Arizona eyaletinin bir şehri.
SEAT’IN İSPANYA AŞKI

1950’de bir devlet şirketi olarak kurulan Seat, çeşitli ortaklıklarla şekillendi ve nihayet Volkswagen Grubu’nun bir parçası haline geldi. Geçmişte modellerine farklı adlar verilse de, 1990’lardan itibaren üretilen neredeyse tüm modeller İspanya’nın çeşitli şehir ve bölgelerinin isimlerini aldı. Gençlere hitap eden küçük hatchback modeli meşhur Ibiza adası, orta sınıfı Leon 125 bin nüfuslu bir şehir, Ateca nüfusu 2 bini bile bulmayan bir kasaba, Arona 90 bin kişilik bir turistik bölgeden geliyor.
TOYOTA’NIN TAÇ SEVGİSİ

Markanın genel isimlendirme politikasında üç ana yaklaşım mevcut. En öne çıkansa taç ve kraliyet teması. 1966’dan beri üretilip dünyanın en çok satan otomobillerinden biri olan Corolla, Latince “küçük taç” anlamına geliyor. Corona Latince, Crown İngilizce, Camry ise Japonca taç kelimelerinden alınmış. Toyota’nın Latinceye ilgisi Prius, Supra ve Celica modellerinde de görülüyor. Ancak iş büyük sınıfa gelince işlevsellik ve dayanıklılık vurgusu ağır basıyor. Land Cruiser, büyük savaş gemisi kruvazörün karada yol alan hali. Pikap modeli Hilux ise “high ve “luxury” birleşimi, yani yüksek lüks anlamında bir uydurma.
FIAT’IN KISA ADLARI

Fiat’ın ad verme yaklaşımı tek bir temaya dayanmıyor ve tarihi boyunca üç yöntemi birlikte kullandığı görülüyor. 124, 131 gibi teknik sayısal kökenli isimlerden bugün sadece 500 ayakta. Modelin ismi ilk üretildiğinde 500 cc’lik motor taşımasından kaynaklanıyor. İtalyan şehir ve kültür referansları, Siena ve Palio gibi modellerde karşımıza çıkıyor. Ama en çok tercih edilenler, karakter çağrışımı yapan kısa ve akılda kalıcı isimler. İtalyancada Uno “bir”, Punto “nokta”, Tipo “tip / model” anlamına geliyor. Türkiye’de üretilen Egea bizde yerli çağrışıma sahipken, Avrupa’da Tipo adıyla satılıyor.
RENAULT’NUN ÜÇ DÖNEMİ

Renault’nun isim politikasının evrimi de ilginç. Eski döneme numaralı teknik sistem damga vuruyor. 1990’lara kadar uzanan süreçte, 4, 5, 9, 11, 12, 19, 21 gibi adlandırmalardaki mantık basitlik, teknik düzen ve segment hiyerarşisini kapsıyordu. Sonrasında mitoloji kökenli ve fonetiği hoş gelen yapay isimler seçildi. Clio, Yunan mitolojisinde ilham perisiyken, Megane, yapay ama Fransızca telaffuza uygun, yumuşak bir isim. SUV döneminde dinamik, küresel ve İngilizce çağrışımlı isimler öne çıktı. Captur, genç bir algı yaratmak adına İngilizce “Capture” (yakalamak) kelimesinden türetilmiş. Austral ise güney anlamına geliyor.
ALFA ROMEO’NUN DAĞ GEÇİTLERİ

Alfa Romeo da ekürisi Fiat gibi geçmişte 145, 146, 159 gibi sayısal kodları kullanıyordu. Yakın dönemde stratejisini İtalyan kimliğini ön plana çıkaracak biçimde değiştirdi. Büyük SUV modeli Tonale, kış sporları ve dağ tatilleriyle ünlü Kuzey İtalya’daki Alp Dağları’nın içinden geçen 1.800 metrelik Passo Tonale adlı geçitten ilham alıyor. Stelvio Geçidi de Alpler üzerinde yer alan ve dünyanın en ünlü dağ yollarından biri.
MASERATI’NİN DOĞU RÜZGARI

Levant, Türkiye’nin güneyinden Mısır’a kadar Akdeniz’in doğusunu kapsayan coğrafi bölgeye verilen ad. Levantenler ise, Osmanlı döneminde Rum, Ermeni, Süryani gibi yerel Hristiyan nüfusun haricinde, liman kentlerine yerleşmiş Avrupalıları kapsıyor. Lüks araç markası Maserati, İtalyanca telaffuzlu kelimeleri modellerine isim olarak seçiyor. Levante, Akdeniz’de doğudan esen rüzgarın adından geliyor.