İBB Davası'nda 'Ferhat Murat' krizi sürüyor: İmamoğlu'nun avukatından mahkemeye dilekçe
İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 77 kişinin tutuklu bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın, dün görülen 31'inci celsesinde yaşanan krizin yankıları sürüyor.
Mahkeme, dünkü duruşmada sanık avukatlarına söz vermemiş ve avukatların mikrofonlarını kapatmıştı. Öte yandan iktidara yakınlığıyla bilinen Ferhat Murat isimli kişinin de sadece hakim ve savcıların kullanabildiği koridorda bulunması da tartışmaları alevlendirmişti.
Tartışmalar sürerken mahkeme başkanı herhangi bir gerekçe sunmadan savunmaları dinlememiş ve duruşmayı sonlandırdığını mübaşir aracılığıyla salonda bulunanlara bildirmişti.
İBB davasında kriz çıkaran yandaş gazeteciyi polis mi koruyor? Silivri'de Ferhat Murat skandalı
Bugün davanın 32'inci celsesinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile onun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin, konuya ilişkin mahkemeye dilekçe sundu.
Avukat Pekin, mahkemenin söz konusu tutumunun "keyfi uygulama" olduğunu belirttiği dilekçesinde; kendileri avukat olarak bile kullanamazken, yandaş Ferhat Murat'ın sadece hakim ve savcıların kullandığı koridoru kullanmasını eleştirdi.
"KEYFİ UYGULAMALAR"
Avukat Tora Pekin'in mahkemeye sunduğu dilekçede şu ifadeler yer aldı.
"Davanın başladığı 9 Mart 2026 tarihinden bugüne heyetinizce yürütülen faaliyetin neden bir yargılama faaliyeti olarak nitelendirilemeyeceğini gerekçeleriyle birlikte birden çok kez sözlü ve yazılı olarak mahkemenize iletmiştik.
Yaşanan hak ihlallerinin derinliği dolayısıyla görünürde dahi norma uygunluğu sağlanamayan bu faaliyet, ortaya çıkardığı yeni usulsüzlüklerle hukukun ağır ve açık ihlaline sebebiyet vermektedir.
Son olarak, 4 Mayıs 2026 tarihli oturumda avukatların talepte bulunmasının mahkeme başkanı tarafından keyfi olarak engellenmesi, mikrofonların kapatılmasıyla duruşma diyalektiğinin hukuka aykırı bir biçimde ortadan kaldırılması; ardından hiçbir gerekçe gösterilmeden heyetinizin salonu terk etmesi ve duruşmaya son verildiğinin mübaşir vasıtasıyla sanık ve müdafilerine bildirilmesi bahse konu keyfi uygulamalara bir yenisini eklemiştir.
Ancak 4 Mayıs 2026 tarihinde yaşanan ve asla kabul edilemeyecek ihlaller bu kadarıyla da kalmamıştır.
Heyetinizin duruşma salonunu terk etmesi esnasında, sadece yargıçların ve kalem çalışanlarının kullandığı kapıda adının Ferhat Murat olduğu öğrenilen ve gazeteci olduğunu iddia eden bir kişi belirmiştir.
Bu kişi sadece yargıçların kullanabildiği salon girişinde durmakla yetinmemiş yaptığı hareketlerle sanıkları tahrik etmeye çalışmıştır. Bu durum sanık müdafileri tarafından tutulan ve dilekçeye eklediğimiz tutanakla da sabittir. Ayrıca salona bu dava esnasında eklenen kameralarla alınan görüntü kayıtları da bu beyanlarımızı teyit edecektir.
Ferhat Murat adlı kişinin bulunduğu yer sanık müdafilerine de yasak olan bir alana açılmaktadır. Duruşmayı mahkeme tarafından kendilerine tahsis edilen alanda takip eden gazetecilerin heyetinizin emri ile kolluk güçleri tarafından salon dışına çıkarılmak istendiği bir esnada Ferhat Murat adlı bir kişiye imtiyaz niteliğinde yer tahsisi ironiktir.
Ayrıca bu kişi -bilindiği kadarıyla- duruşma salonunda bulunmadığı halde duruşma ile ilgili olarak sosyal medyada paylaşım yaparak sanık müdafilerinden Avukat Tuba Torun'u hedef göstermiştir.
Sonuç olarak; 4 Mayıs 2026 günkü duruşma bir yandan yetkisiz kişilere tanınan ve kötüye kullanılan imtiyazlarla, diğer yandan usule aykırı keyfi uygulamalarla yürütülmeye çalışılmış, sanık ve müdafilerin hukuka aykırı bu duruma karşı çıkmaları üzerine duruşma sonlandırılmıştır."