''Rozetini çıkarmış bir belediye başkanıyım, halkın yüzde 90'ı destekliyor, söylediklerimin arkasındayım''

Bolu'da yaşayan yabancı vatandaşlardan 10 kat daha fazla ücret alınması gerektiğine dair yaptığı açıklamasının ardından tartışma yaratan belediye başkanı Tanju Özcan, halktv.com.tr'nin sorularını yanıtladı. Sözlerine halkın yüzde 90'ının destek verdiğini söyleyen Özcan, sözlerinin de arkasında olduğunu belirtti.

Yayınlanma:
Güncelleme: 15 Ağustos 2021 15:34
''Rozetini çıkarmış bir belediye başkanıyım, halkın yüzde 90'ı destekliyor, söylediklerimin arkasındayım''

HAZAR DOST

Tanju Özcan, Bolu Belediyesi başkanı olmadan önce üç dönem CHP'den milletvekilliği görevini sürdürdü. Sorularımıza bu bilgi ışığında cevap vermeye başlayan Özcan, Bolu'da yaşayan  yabancıların ciddi sorun oluşturmadığını fakat yabancı göçmenlerin Türkiye'de büyük sorunlara neden olabileceğini düşündüğünü söylerken ''Memleketin dört bir yanına gittim. Herkesle sohbet eden biriyim. Halkın nabzını tüm Türkiye'de tutuyorum. Bolu'daki göçmen sayısı diğer illere göre çok demiyorum, ama az da değil. 18 bin kayıtlı göçmen var. Kayıtsız olanı bilmiyoruz. Bu sadece Bolu'nun meselesi değil. Bu konuyu Türkiye tartışsın istedim. Artık göçmenlerle ilgili bir devlet politikası olsun istedim. 'Halkın önüne referandum sandığını koyun, halk karar versin' diye hükümete de söyledim. Bu konuda kimse somut bir şey söylemiyor. Bu konu partiler üstü bir mesele'' diyor.

'Sözlerimin arkasındayım'

Açıklamasının temel nedeninin 'Çözüm bulunması için adım' olduğunu belirten Özcan, sözlerinin en çok FETÖ'cüleri rahatsız ettiğine dikkat çekerek "Emre Uslu'nun kaç gündür nasıl hakaretler yazdığını biliyor musunuz? Bunlar hain, hedef gösteriyorlar. Amaçları Türkiye'yi bölmek, parçalamak. Bana kayyum atansın diye hükümete çağrı yapıyorlar. Bunları gördükten sonra yaptığım açıklamanın ne kadar Türkiye'nin hayrına olduğunu bir kez daha anladım. Sözlerimin arkasındayım'' diyor. Konuşmamızın devamında hümanist bir insan olduğunu belirten Özcan, yabancı karşıtı olmadığını söylüyor.  Göçmenler konusunda Türkiye'deki entelektüeller, sosyalistler ve sosyal demokratların diğer ülkelerin ne dediğine bakmadığını söyleyen Özcan, ''Bu ülkelerin yaptıklarına, yaklaşımlarına bakmadan bizi ırkçılıkla, faşistlikle suçluyorlar. Ben bir şeyin düşmanıysam Amerika düşmanıyım'' diye konuştu.

''Bunların ABD oyunu olduğunu görüyorum''

15 Temmuz'da ABD'nin FETÖ'yü taşeron olarak kullandığını, darbenin asıl planlayıcısının ABD olduğunu düşünen Özcan, "Bunların hep ABD oyunu olduğunu görüyorum. 'Milyonlarca göçmeni Türkiye'ye getirtiyorlar, yarın bu göçmenleri Türkiye'de iç karışıklık çıkarması için kullanırlar' diye endişe duyuyorum. Bu kaygılarımın haksız olduğunu biri beni ikna etsin istiyorum. Bugünlerin geleceğini, göçmen sayılarının milyonlarca ifade edileceğini 2013 yılında, milletvekiliyken söyledim. Afganistan'dan gelenlerin arasında bir tane çocuk yok. Bunlar savaşçı kabileler. Hayatı boyunca savaşmaktan başka bir işi yok. Tekniker değil, usta değil. Ne yapacak bu insan? Bu sayı artınca, devlet 'Benim artık gücüm kalmadı. Yardımı kesiyorum' diyecek. Ne yapacak o zaman? Mesleği, eğitimi yok. Önce direnmeye başlayacak, para bulmak için çoluğumun çocuğumun, esnafımın malına çökecek. Çağrım siyasilere, Türkiye'de gündem olsun, konuşulsun, çözüm bulunsun diye bu açıklamaları, yaptım. Çoğunluğun sesi oldum. Halk, bunu istiyor. 'Çözüm bulun buna' diyor" diyerek açıklamasının detaylarını anlattı. 

'Rozetimi çıkardım, sözlerim partiyi bağlamaz'

Özcan'ın açıklamalarına parti içinden de tepkiler geldi. Bu tepkilere dair sorduğumuz soruya dair ise Özcan ''Seyit Torun'un açıklamaları var. Çok olumlu tepkiler var. Birçok milletvekili, il başkanı arkadaşım arıyor, 'Arkandayız, çok doğru söylüyorsun. Halkın sesine tercüman olmuşsun' diyor. Seyit Torun da 'Katılmıyoruz, partimizin görüşünü yansıtmıyor' diyor. Şöyle bir şey söylemek istiyorum, ben belediye başkanıyım. Sayın Kılıçdaroğlu 'Rozetinizi çıkarın' demişti. Ben rozetimi çıkardım. Bolu'daki belediye CHP belediyesi değil, Türkiye Cumhuriyeti Bolu Belediyesi. CHP'li olan benim. Ama ben rozetimi çıkardım kenara koydum. Dolayısıyla benim sözlerim partiyi bağlamaz. 'Tanju Bey'in kendi görüşleri, halkın görüşlerini ifade ettiğini iddia ediyor' demelerini tercih ederdim. Ben kamu görevlisiyim, benim görevim bu görüşleri söylemek'' diye yanıtladı. 

Yaptığı açıklamanın göçmenler konusunun Türkiye'nin gündemine sokmak için olduğunu söyleyen Özcan, ''Bir devlet politikası oluşturmaya davet ediyorum. Hükümet, tersini düşünüyorsa 'Ensar-Mücahit' ilişkisi gibi görüyorsa bu olayı, daha çok yabancı alalım diyorsa, halkın önüne sandığı koyarsın, halk ya gitsinler ya da kalsınlar, entegre nasıl edileceği üzerine çalışılsın'' diyerek iktidarın söylemlerini belirterek kendi çözüm önerisini sundu. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''Göçmenleri iki yıl içerisinde göndereceğiz'' açıklamasına dair ''Genel başkanımız güzel bir çıkış yaptı fakat bunun da altının doldurulması lazım. Nasıl yapacağımızı halka anlatmamız gerekiyor. Dolayısıyla şu ana kadar iktidarın da muhalefetin de somut bir çözüm önerisi yok. Halk böyle düşünüyor, rahatsızlık her geçen gün artıyor. Ben halkımızı sağduyulu davranmaya davet ediyorum'' dedi.

Sorunu göçmenler değil, parlamento çözecek

Belediye meclisinde yabancılardan hizmetler için daha fazla ücret alınması konusunda önerge vereceğini söyleyen Özcan, ''Ben açıklamamda, önerge vereceğimi söyledim. Kabul edilir mi edilmez mi bilmiyorum. Gerekçemi anlatacağım, buradan gelir etme gibi bir kaygımız yok. Baştan söyledik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve yabancılar. Diğer ülkeler yabancılara verdiği hizmetten ekstra ücret alıyor. Bunları tartışan var mı? İtiraz eden var mı? Ben diyorum ki 'Kendi vatandaşımdan ucuz su ve katı atık vergisi isteyeceğim, ama sen benim vatandaşım değilsin, düşmanlık olarak da algılama bunu senden daha fazlasını istiyorum' Tıpkı Almanya, İngiltere, Kanada'nın yaptığı gibi. Ben su vermem demiyorum. Vatandaşlarıma çağrım şu, göçmenlere tepki göstermek yerine gidip siyasilere derdinizi anlatın. Gerçekten ne düşünüyorsanız söyleyin. Türkiye gidin derlerse gidecekler, gitmek zorundalar. Yabancı ülke unsurları, ajanları kastediyorum, -Göçmen sorunu dışında ajan sorunu da var Türkiye'nin- tahriklere gelmesin, göçmenlerle polemiğe girmesin. Bu sorunu göçmenler değil, parlamento çözecek'' diyerek halkı sağduyulu olmaya çağırdı. 

'Sessiz çoğunluğun sesi oldum, söylediklerimin arkasındayım'

Sosyal medyadan kendisine tepki gösterenlere verdiği cevaplara dair sorduğumuz sorulara da yanıt veren Özcan, ''Nagehan Alçı itiraf ediyor. 2020'li yıllarda bu göçmenleri vatandaş yapacağız. Bu, 'fırından taze oy geliyor' demek. Külliye'nin sözcüsü gibi hareket ediyor. Gerçekten göçmenleri çok sevdiği için söylemiyor. Onlara taze oy gibi bakıyor. Çünkü sayın Erdoğan'ın mevcut ortamda seçimi kazanması mümkün olmadığını düşünüyorum. Ama birileri de demek Tayyip Bey'in aklına Nagehan Alçı gibi 'Kamuoyunun nabzını ölçmek için bunları vatandaş mı yapsak ne dersiniz? Çok tepki gösterirler mi?' diye. Çünkü vatandaş olunca oy da kullanacak'' diye konuştu.

Tunç Soyer ve Ekrem İmamoğlu'nun açıklamaları

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in göçmenler hakkındaki açıklamalarını saygıyla karşıladığını belirten Özcan, herkesin kendisi gibi düşünmek zorunda olmadığını da ekledi. Soyer'in de İmamoğlu'un da arkadaşı olduğunu söyleyen Özcan, "Onlara da herkese de tavsiyem şudur: Belli kesimlerle değil sadece sokaktaki ayakkabıcıyla, simitçiyle, kahvedeki insanlarla, köydeki insanlar ne diyor, ne düşünüyor bunları dinleyin. Bunları yaptıkları zaman aslında benim söylediklerimi halkın söylediğini görecekler. İmamoğlu ve Soyer özelinde konuşmuyorum, onlar benim dostlarım. Ama ben onlardan daha az hümanist olan biri değilim. Onlar öyle açıklama yapmayı tercih etmişler. Ben saygı duyuyorum açıklamalarına, kendi düşünceleri. Türkiye'de bana halkın abartısız yüzde 90'ının sahip çıktığını görüyorum. Tepki gösterenler içinde HDP'li, CHP'li, AKP'li de var. Ama ben sessiz çoğunluğun sesi oldum" dedi.

Hakkında açılan soruşturmaya dair sorduğumuz Özcan, kendisine daha önce de soruşturma açıldığına dikkat çekerek "Ben dokunulmaz bir insan değilim, parti de savcılık da bakanlık da inceleyebilir. Ben yaptığımın, devlet politikası oluşturmak adına Türkiye'de tartışılması gerektiğini söylüyordum. Söylediklerimin tamamının da arkasındayım, durmaya da devam edeceğim" dedi.