Danıştay savcısı: İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması hukuka aykırı

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali istemiyle açılan davanın duruşması Danıştay’da yapıldı. Danıştay savcısı, çekilme kararının hukuka aykırı olduğunu açıkladı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 28 Nisan 2022 16:08

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı açılan davanın duruşması, Danıştay 10. Dairesi’nde yapıldı. Danıştay Savcısı duruşmada tarafların savunmalarının ardından bildirdiği esas hakkındaki görüşte, çekilme kararının hukuka aykırı olduğunu açıkladı. Duruşma bitti. Danıştay'ın bir ay içinde kararını vermesi bekleniyor. Karar yazılı olarak açıklanacak.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü Anlaşmalar Daire Başkanı Emre Topal, Cumhurbaşkanı Kararını savunurken “Savunmamızın başında önemle belirtmek isteriz ki İstanbul Sözleşmesi’nin sona erdirilmesi, kadına yönelik şiddet ile ülkemizin topyekûn mücadelesinde herhangi bir aksamaya yol açmamaktadır. Başta İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi dahil olmak üzere tarafı olduğumuz milletler arasın anlaşmaların uygulanmasına devam edilmektedir” dedi.

Topal kadınların iptal davası dilekçelerini de eleştirerek, “Üzülerek belirtmeliyiz ki kararın iptali istemiyle sunulan dilekçelerin çok büyük bir kısmı Türk hukuku ve milletler arası anlaşmalar esasına hiçbir biçimde hakim olamayan, çoğu birbirinin kopyası, özensiz olarak hazırlanmış dilekçelerdir" diye konuştu.

Bu sözler üzerine salondaki kadınlardan gülme ve alkış sesleri geldi

 

Topal'a yanıt veren avukat Hülya Gülbahar, "Bu sözleşmenin orijinal adı domestic violence. Beyefendi bizim dilekçelere laf atarken çevirilere göz atmasını tavsiye ederim. Bu bir çekilmedir. Fesih değildir. Basit çeviri hatalarını bize hukuk diye anlatamamaları gerekiyor" dedi.

Bini aşkın avukat yetki belgesi aldı

Duruşmaya katılmak için yaklaşık bini aşkın avukat yetki belgesi alırken, kadın örgütleri, siyasi partiler ile meslek kuruluşları da duruşma için çağrı yaptı. Çağrıda, "Eşit ve şiddetsiz bir yaşam isteyen herkesi hep birlikte hukuka ve İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkmaya çağırıyoruz" denildi.

2011 yılında imzalanan sözleşme İstanbul'da imzalandığı için 'İstanbul Sözleşmesi' adı verilmişti, Türkiye ise ilk imzacı olmuştu. 2021 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla sözleşme tek taraflı feshedildi.

Tarihi görüntü

İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkmak için davaya katılan çok avukat, STK üyeleri ve kadınlar mahkeme salonunda tarihi bir görüntü oluşturdu.

Resim

Polislerden kadınlara müdahale

Halk TV muhabiri Mevsim Altay ise dava öncesi yaşananları aktardı. Altay, "Sivil toplum kuruluşlarını içeri almadı görevliler. Kadınlar içeri girmeye çalışıyorlar. 9.45'de dava başlıyordu ancak 9.55 olduğunda kapılar kapanmıştı. Sebep olarak ise mahkeme salonunun doluluğu gösterildi. Polisler sert müdahale ediyor kadınlara. İstanbul Sözleşmesi'nin önemini vurgulamak için toplanan kadınlara çok büyük bir şiddet söz konusu. İçeride de şiddet devam ediyor. Emniyet güçleri kadınlara etten duvar ördü. " dedi.

Yaşanan arbede sonrası uzlaşmaya varıldı. Tüm kadınlar mahkeme salonuna girecek.

danistay.jpg
Polis, içeri girmek isteyen kadınlara sert müdahale ederken birkaç kadın yere düştü.

danis.jpg
Polis, kadınların önüne adeta etten duvar ördü.