Atlas cinayeti için Ali Yerlikaya'ya soru önergesi verildi!

Atlas cinayeti için Ali Yerlikaya'ya soru önergesi verildi!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İstanbul’da 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçakla öldürülmesini TBMM gündemine taşıdı. Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, çocuk cinayetlerine ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi. Tanrıkulu, verdiği önergede, İstanbul’un Güngören ilçesinde 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürülmesinin Türkiye’de çocukların giderek artan biçimde şiddetin hem mağduru hem de faili hâline getirildiği vahim tabloyu bir kez daha gözler önüne serdiğini vurguladı.

“MESELENİN DERİN BİR SOSYAL KRİZ OLDUĞUNU ORTAYA KOYMAKTA”

"Bu olayda kaybettiğimiz Atlas da, suça sürüklenen diğer çocuk da, aslında korunması gereken, yaşam hakkı güvence altına alınması gereken bireylerdir.” diyen Tanrıkulu, “Birinin hayatını kaybettiği, diğerinin ise ağır bir suçun faili olarak yaşamının geri kalanını etkileyecek bir sürecin içine sürüklendiği bu tablo, meselenin yalnızca adli değil; derin bir sosyal, kamusal ve yönetsel kriz olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” ifadelerine yer verdi.

“Bugün çocukların kamusal alanlarda, okul çevrelerinde, kafelerde, sokakta, parklarda bu denli kolay biçimde bıçak ve benzeri delici aletler taşıyabiliyor olması; kolluk güçlerinin önleyici sorumluluğunun, yerel ve merkezi idarenin koruyucu yükümlülüklerinin ne ölçüde ihmal edildiğini göstermektedir” sözlerini sarf eden Tanrıkulu, “Güvenlik politikalarının yalnızca olay yaşandıktan sonra devreye giren, cezalandırmaya odaklı bir anlayışla yürütülmesi çocukları korumadığı gibi şiddeti de önlememektedir. Tam tersine, ihmaller zinciri her defasında yeni acıların önünü açmaktadır.” dedi.

atlas2-002.png

“SOSYAL POLİTİKALARIN ETKİLİ BİÇİMDE İŞLETİLMEDİĞİ AÇIKTIR”

Tanrıkulu, önergesinde “Öte yandan, suça sürüklenen çocuklara ilişkin önleyici, rehabilite edici ve koruyucu sosyal politikaların uzun süredir etkili biçimde işletilmediği açıktır.” ifadelerini kullanarak “İçişleri Bakanlığı’nın; Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte, çocukları merkeze alan, sürdürülebilir ve somut sonuç üreten bir eşgüdüm mekanizması kuramadığı görülmektedir. Okullarda rehberlik hizmetlerinin yetersizliği, sosyal hizmetlerin sahaya inememesi, risk altındaki çocukların zamanında tespit edilememesi, bu ağır tablonun başlıca nedenlerindendir.” sözlerini sarf etti.

“Çocukların şiddete yönelmesinde yoksulluk, dışlanmışlık, denetimsizlik, sosyal çevre, aile içi sorunlar ve dijital medyada şiddeti olağanlaştıran içeriklerin etkisi göz ardı edilemez” diyen Tanrıkulu, “Ancak tüm bu faktörler karşısında devletin sorumluluğu, 'önleme ve koruma yükümlülüğü' çerçevesinde değerlendirilmelidir. Çocukları koruyamayan bir sistemin, yalnızca cezai yaptırımlarla bu sorunu çözmesi mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

sezgin-tanrikulu.jpeg

“HANGİ SOMUT ADIMLARIN ATILDIĞI ORTAYA KONULMALIDIR”

“Bu nedenle Güngören’de yaşanan bu olayın tüm yönleriyle ve şeffaf biçimde aydınlatılması, kamusal bir ihmalin bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması zorunludur.” ifadelerini kullanan Tanrıkulu, “Çocukların karıştığı ağır suçlara ilişkin güncel, kapsamlı ve erişilebilir verilerin kamuoyuyla paylaşılması; okul çevreleri ve gençlerin yoğun bulunduğu alanlarda hangi önleyici tedbirlerin alındığının ya da neden alınmadığının açıklanması gerekmektedir. Ayrıca benzer acıların tekrar yaşanmaması için hangi somut adımların atıldığı ya da atılmasının planlandığı, kamuoyuna açık ve denetlenebilir biçimde ortaya konulmalıdır.” açıklamasında bulundu.

Tanrıkulu, sözlerinin devamında, “Bir çocuğun daha toprağa verilmesine, bir başka çocuğun ise hayatının en başında cezaevi duvarlarıyla tanışmasına alışmayacağız. Çocukların yaşam hakkını, güvenliğini ve geleceğini korumak, siyasi tercihlerin değil, devlet olmanın en temel sorumluluğudur. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

tbmm.jpg

“BAKANLIK ULUSAL EYLEM PLANI HAZIRLAMAKTA MIDIR?”

Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Yerlikaya'ya, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın sokak kavgasında öldürülmesine ilişkin şu soruları yöneltti:

"14 Ocak 2026 tarihinde Güngören’de meydana gelen olayla ilgili olarak Bakanlığınıza intikal eden resmi raporlar nelerdir? Olayın yaşandığı kafe ve çevresinde, olaydan önce herhangi bir asayiş ihbarı veya polis müdahalesi olmuş mudur? Olayın 'yan bakma' gerekçesiyle başlaması, bölgede gençler arasında süregelen bir husumet ya da şiddet eğilimi olduğuna işaret etmekte midir? Olayın yaşandığı bölgede son 5 yıl içerisinde çocukların karıştığı bıçaklı saldırı ve öldürme olaylarının sayısı kaçtır? 15 yaşındaki bir çocuğun üzerinde bıçak taşıması Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?

Türkiye genelinde son 5 yılda, 18 yaş altı çocuklar tarafından işlenen bıçaklı suç sayısı kaçtır? 18 yaş altı bireylerin bıçak ve benzeri delici aletleri taşımasına yönelik denetimler neden etkili şekilde yapılamamaktadır? Okul çevreleri, kafeler ve gençlerin yoğun bulunduğu alanlarda bıçak taşıma denetimleri yapılmakta mıdır? Olayın yaşandığı saat ve bölgede devriye görevi yapan polis ekipleri var mıdır?

Güngören ilçesinde gençlere yönelik önleyici kolluk faaliyetleri kapsamında özel bir çalışma yürütülmekte midir? Bu olayda herhangi bir kamu görevlisinin ihmal ya da kusuru tespit edilmiş midir? Suça sürüklenen çocuklara yönelik İçişleri Bakanlığı’nın yürüttüğü rehabilitasyon ve önleme programları nelerdir? Şiddete eğilimli çocukların erken tespiti için Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütülmekte midir? Bu olayda tutuklanan 15 yaşındaki çocuğun daha önce suça karışıp karışmadığı tespit edilmiş midir?

Atlas Çağlayan’ın ailesine yönelik psikososyal destek sağlanmış mıdır? Benzer acıların yaşanmaması adına mağdur ailelerin çağrıları doğrultusunda yeni bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır? Çocukların şiddete bu denli kolay yönelmesinde sosyal medya ve dijital içeriklerin etkisine dair Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Çocukların karıştığı ağır suçların artışı, mevcut güvenlik ve sosyal politika yaklaşımlarının yetersiz kaldığını göstermekte midir? İçişleri Bakanlığı bu tür olayların önlenmesi için yeni bir ulusal eylem planı hazırlamakta mıdır? Bu olaydan sonra benzer vakaların önüne geçmek amacıyla alınan somut ve acil tedbirler nelerdir?"

Kaynak:ANKA