Doğru tanımı bulamazlarsa Türkiye saf dışı kalacak! Avrupa Birliği yol ayrımında
Avrupa Komisyonu’nun (European Commission) Çin ve ABD karşısında sanayisini korumayı amaçlayan Sanayi Hızlandırıcı Yasası (IAA) taslağı, henüz resmen açıklanmadan Avrupa Birliği’ni ikiye böldü.
Fransa’nın başını çektiği grup, stratejik sektörlerde sağlanacak teşviklerin “Made in Europe / Avrupa’da Üretildi” şartına bağlanmasını isterken; Almanya öncülüğündeki ülkeler ise Türkiye, İngiltere ve Japonya gibi büyük ticaret ortaklarını kapsayan daha esnek bir “Made with Europe / Avrupa ile Üretildi” yaklaşımını savunuyor.
AVRUPA BİRLİĞİ YOL AYRIMINDA
Hürriyet'ten Taylan Özgür Dil'in haberine göre, 26 Şubat’ta yayımlanması beklenen taslağın tarihinin yeniden ertelenebileceği konuşulurken, ilk sızıntılar Brüksel’deki lobi faaliyetlerini de hızlandırdı.
Financial Times ve Euronews’te yer alan bilgilere göre taslakta yenilenebilir enerji, otomotiv, çelik, kimya, savunma ve yapay zekâ stratejik sektörler olarak listelendi.

Elektrikli, hibrit ve yakıt hücreli araçlara yönelik teşvik ve kamu alımlarında aracın değerinin yüzde 70’inin AB üretimi olması, bataryanın ana bileşenlerinin AB menşeli olması gibi şartlar tartışmaya açıldı.
Alüminyumda yüzde 25, kapı-pencere plastiklerinde ise en az yüzde 30 AB üretimi şartı önerileri de gündemde.
DOĞRU TANIMI BULAMAZLARSA TÜRKİYE SAF DIŞI KALACAK!
AB ülkeleri yeni sanayi politikasında uzlaşsa da “Avrupa’da Üretildi” tanımında ayrışıyor. Fransa ve destekçileri teşviklerin yalnızca AB ve EFTA ülkelerinde üretilen ürünlerle sınırlandırılmasını isterken; Almanya, Nordik ve Baltık ülkeleri bunun maliyetleri artırıp tedarik zincirlerini bozacağını savunarak daha esnek bir tanım talep ediyor.
Tartışma AB içi bir mesele olmaktan da çıktı. AB’nin önemli ticaret ortakları arasında yer alan Türkiye ve İngiltere de sürece dahil oldu. Her iki ülke de “Avrupa’da Üretildi” tanımının dışında kalmaktan duydukları endişeyi Brüksel’e iletti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4 Aralık'ta Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen’e bir mektup göndererek AB’nin kamu ihalelerinde “Made in EU” ibareli araçlara öncelik tanıyan yeni düzenlemesine ilişkin Türkiye'nin kaygılarını bildirdi.

Yetkililer, Türkiye’nin bu süreçte üçüncü bir ülke gibi konumlandırılmasının, bölgesel değer zincirleri ve AB-Türkiye Gümrük Birliği üzerinde öngörülemeyen olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Trump'tan tüm ülkelere yüzde 10'luk gümrük vergisi!
Türkiye, özellikle otomotiv, çelik ve alüminyum sektörlerinde AB’nin önemli tedarikçileri arasında yer alırken, Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu da “Türkiye’siz bir Avrupa otomotiv sanayinin ayakta kalması zor” diyerek süreci yakından izlediklerini açıklamıştı.
Türkiye’nin bu tanımın dışında kalması halinde otomobilde pazarın yüzde 60’ını, hafif ticari araçta ise yüzde 90’ını oluşturan kamu alımlarına dahil olamama riski bulunuyor. Bu durum, Gümrük Birliği çerçevesinde AB ile yoğun ticaret yapan Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
OTOMOTİV DEVLERİNİ DE KARŞI KARŞIYA GETİRDİ
Yeni sanayi planı, Avrupa otomotiv sektöründe de görüş ayrılığı yarattı. Volkswagen ve Stellantis, teşviklerin Avrupa üretimine bağlanmasını savunurken; BMW ve Mercedes-Benz küresel tedarik zincirinin korunmasından yana tavır aldı.

Volkswagen Group CEO’su Oliver Blume ile Stellantis CEO’su Antonio Filosa, kamu alımları ve desteklerde Avrupa’da üretilen elektrikli araçlara öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Buna karşılık BMW CEO’su Oliver Zipse katı menşe kurallarının maliyetleri artırarak Avrupa’yı rekabetten uzaklaştırabileceğini belirtirken, Mercedes-Benz CEO’su Ola Källenius da sert içerik şartlarının tedarik zincirlerini bozabileceği uyarısında bulundu.
Geçmiş ve gelecek tek bir arabada: Tasarım patronu gizli konsept otomobilin fotoğraflarını paylaştı
Sonuç olarak tartışma, teknik bir düzenleme meselesi olmanın ötesine geçerek Avrupa sanayisinin nasıl ve kimlerle üretileceğine dair stratejik bir tercihe dönüşmüş durumda. Avrupa Birliği, yalnızca Çin ve ABD’ye karşı değil, kendi içinde de bir yol ayrımında.