Suriye petrolü ABD denetimine giriyor! İlk imzalar atıldı
ABD'nin desteğini çekmesi ve SDG ile Şam yönetimi arasında varılan anlaşmanın ardından, Suriye'de enerji alanında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Amerikan enerji devi Chevron, Şam yönetimiyle kapsamlı bir petrol ve doğalgaz arama anlaşması yaptı.
TOM BARRACK'IN DA KATILIMI İLE ŞAM'DA İMZALANDI
Mutabakat zaptı, Suriye Petrol Şirketi (SPC), ABD merkezli Chevron American Energy Corporation ve Katar merkezli Power International Holding arasında imzalandı. Anlaşma; Suriye hükümet yetkilileri, Katar büyükelçisi ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın katılımıyla Şam’da duyuruldu.
Bu mutabakat, Doğu Akdeniz’deki Suriye karasularında imzalanan ilk uluslararası enerji anlaşması olma özelliği taşıyor. Söz konusu iş birliği; açık denizlerde petrol ve doğalgaz arama, sondaj ve çıkarma faaliyetlerini kapsıyor.
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, imza töreninde Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın rolüne dikkat çekti. Barrack, şunları ifade etti:
"Suriye, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğinde kayda değer bir ilerleme sergiliyor. Önde gelen bir ABD şirketi olan Chevron’un, yıllar süren zorlukların ardından ülkeyi dönüştürmeyi hedefleyen bu ortaklığa katılması bunun açık göstergesidir. Güçlü liderlik ve enerji sektörüne yapılan yatırımlar; toparlanma, istikrar, istihdam yaratılması ve Suriyeliler için daha iyi bir geleceğin temelini atmaktadır"
Barrack ayrıca ABD'li petrol şirketi hakkında şunları ifade etti:
"Chevron, Amerikan dış politikasının hareket ettiği her yere giden en önemli ve en büyük şirketlerden biridir"
SPC CEO’su Yusuf Kablavi, mutabakatın ülke ekonomisi için büyük önem taşıdığını belirtti. Kablavi, “Bu mutabakatı en kısa sürede somut bir uygulama sözleşmesine dönüştürmek amacıyla özel bir çalışma ekibi görevlendirdik” dedi.
T24'ün haberine göre; Suriye Petrol Şirketi, 2025 yılında Suriye'nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın kararnamesiyle kurulan ve tüm rafineri kuruluşlarını bünyesinde toplayan, mali ve idari özerkliğe sahip bir enerji holdingi. Şirketin, savaşta tahrip olan kuyuları yeniden işler hâle getirmek üzere uluslararası uzmanlarla birlikte çalıştığı ifade edildi.
Anlaşmanın temel amacı, Doğu Akdeniz'de Suriye karasuları içerisinde büyük çaplı petrol ve doğalgaz arama ve çıkarma faaliyetlerini başlatmak. Suriye’nin mevcut rezervlerine ilişkin verilere göre, ülkede yaklaşık 678 milyar metreküp doğalgaz ve 27 milyar varil petrol olduğu tahmin ediliyor.
Chevron’un, SDG kontrolündeki Haseke bölgesindeki doğalgaz sahalarına da yatırım ilgisi gösterdiği, tüm sahaların yeniden millî kadrolarla işletilmesi için planlama yapıldığı bildirildi.
SDG yöneticisi Haseke'ye vali olarak atandı
Lübnan merkezli Al-Akhbar gazetesine göre bu yatırım, ABD’nin Suriye’ye doğrudan siyasi müdahale yerine enerji piyasaları üzerinden nüfuz sağlamaya dönük bir hamlesi olarak değerlendiriliyor. Haberde şu ifadelere yer verildi:
“Amerika Birleşik Devletleri, özellikle kendi karasularındaki Suriye petrol ve doğalgazını, salt ekonomik değerlendirmelerin ötesine geçen ve Doğu Akdeniz'deki daha geniş jeopolitik stratejisinin merkezine oturan bir fırsat olarak görüyor.”
Anlaşmanın aynı zamanda ABD'nin, Suriye'deki rakip ülkelerin etkisini sınırlama çabasının bir parçası olduğu savunuldu. Washington’un, Katar gibi müttefikleriyle birlikte hareket ederek Şam yönetimini Atlantik ve Körfez enerji sistemine entegre etmeye çalıştığı öne sürüldü.
CHEVRON'UN İSRAİL BAĞLANTISI
Chevron, 2020'de Noble Energy’yi satın alarak İsrail’in Leviathan ve Tamar doğalgaz sahalarında en büyük yabancı şirket hâline gelmişti. Bu durum, Gazze’deki savaş sonrası şirketin Avrupa’da protestolara ve boykotlara maruz kalmasına yol açmıştı. Chevron, enerji yatırımları üzerinden İsrail’e dolaylı destek sağladığı gerekçesiyle Filistin yanlısı hareketlerce sıkça eleştiriliyor.
Savaş öncesinde günlük 400 bin varil civarında petrol üreten Suriye, günümüzde iç ihtiyacını dahi karşılamakta zorlanıyor. Ülkenin enerji altyapısının yeniden inşası, Chevron’un ve benzeri yatırımların etkinliğine bağlı olacak. Şam yönetimi, bu tür yatırımlarla ekonomik toparlanma ve siyasi meşruiyet kazanmayı hedefliyor.