Polis müdahalesiyle hastanelik edilen İYİ Partili vekilin danışmanı tanıdık çıktı

Özlük hakkı arayan gazilerin eyleminde Selçuk Türkoğlu ile beraber polislerce darbedilen danışman Aytaç Cihan'ın, tüm Türkiye'nin izlerken duygulandığı meşhur 10 Kasım videosundaki kişi olduğu ortaya çıktı.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

10 Kasım'da Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anma töreninde trafikte aracından inip gözyaşlarına boğulduğu görüntülerle tüm Türkiye'nin tanıdığı Aytaç Cihan, Ankara'da hak arayan er gaziler ve şehit yakınlarına destek verirken İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ile birlikte polis müdahalesiyle darbedildi. Kalbinde dört stent bulunan milletvekilinin hastanelik edildiği, danışmanı Cihan'ın ise karga tulumba gözaltına alınmaya çalışıldığı saldırıya karşı İçişleri Bakanlığı ile Emniyet sessizliğini koruyor.

Polis müdahalesiyle hastanelik edilen İYİ Partili vekilin danışmanı tanıdık çıktı - Resim : 1

10 KASIM GÖZYAŞLARINDAN POLİS ABLUKASINA: AYTAÇ CİHAN KİMDİR?

2019 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete ayrılışının 83. yıl dönümündeki anmada saat 9’u 5 geçe trafikte aracından inip saygı duruşunda gözyaşlarına boğulan ve aracı içinde bir süre ağlayan görüntüleri ulusal ve uluslararası basında yer alan Aytaç Cihan, o gün yaşadıklarını ve siyasi mücadelesini İşte Çanakkale Gazetesi’ne verdiği röportajda anlatmıştı.

Polis müdahalesiyle hastanelik edilen İYİ Partili vekilin danışmanı tanıdık çıktı - Resim : 2

Cihan, kamuoyunun hafızasına kazınan o anlara ve değerlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmuştu:

10 Kasım anı ve hisleri:

"Öncelikle röportaj için sizin nezdinizde Boğaz Medya’nın tüm ekibine teşekkürlerimi sunarım. Kendimi bildim bileli Milli Bayramları ve Anma Günlerini Bursa Heykel’de bulunan Atatürk Anıtı’nda yaşamaya özen gösteririm. 10 Kasım bu manada benim için çok önemli. Milletleri millet yapan, birleştirip bütünleştiren manevi değerleridir. Dil, kültür, örf ve adetler bunların başlıcaları olsa da milli maneviyatlar kenetlenmeyi kat be kat artırır. O gün, yine anma törenine katılmak üzere yolda iken, trafik yoğunluğundan maalesef Ata’mın huzurda değil, yolda saygı duruşunda bulunmak durumunda kaldım. Aracımdan inip saygı duruşunda bulunduğum esnada sirenlerin çalmasıyla manen 1938’in 09:05’indeymişcesine bir derinliğe kapıldım. O an aklıma gelenler aslında çok uzak tarihimiz olmayan, Cumhuriyetimizin kuruluş sancıları, kadim milletimizin o dönemde yaşadıkları zorluklar, cepheler, savaşlar, yoksulluktu. Atatürk’ün biz gençlere emanet ettiği Cumhuriyeti, kuruluş zamanına göre daha müreffeh, daha ileride yaşarken, ecdadımızın, biz daha rahat yaşayalım diye çektiği sıkıntıları ve zorlukları iliklerimde hissettim ve hala unutmadan hissediyorum. O günlerin ardında, onlarca fabrika, liman, tersane kurulurken, bugün ellerimizden kayıp giden değerlerimizi de düşündüm o an. Ez cümle, gözyaşlarımda özlem ve minnetle beraber, isyan ve çaresizlik de vardı. Anafartalar’da, Conkbayırı’nda, Gelibolu’da Çanakkale’de dünyada emsali görülmemiş bir milli mücadele ve milli irade gösteren ecdadımı ve Gazi Mareşal Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, kanlarıyla vatanı kurtarmak ve korumak için cephelerde, mevzilerde şehadete eren aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi bir kez daha rahmet minnet özlem ve şükranla bir kez daha anıyorum."

Atatürk ve Cumhuriyet anlayışı:

"Benim için Mustafa Kemal Atatürk, Özgürlüğü, bağımsızlığı, millet olmayı, devlet olmayı, mücadeleyi, milli iradeyi, Türklüğü ifade ediyor. Kadim bir devlet anlayışı olan Türk Milleti, çağlar boyunca devletsiz vatansız kalmamış, en zor durumlarda bile içinden tarihe geçecek bir lider çıkarmıştır. Bundan bin iki yüz yıl evvel yaşamış Oğuz Kağan bugün nasıl anılıyorsa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bundan bin iki yüz yıl sonra aynı şekilde anılacaktır. O, Padişah olabilecek imkanlara sahip iken, 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyerek, kendi özgürlüğünü, bağımsızlığını Türk Milleti’nin kendisine vermiştir. Benim için Mustafa Kemal Atatürk, bilimi, fenni, matematiği ifade ediyor. Seçme ve seçilme hakkı verildiği Türk Kadınını, Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerimizi, düşünceleriyle, devrim ve inkılaplarıyla Türkiye’nin güneşli, aydınlık yarınlarını ifade ediyor. Mustafa Kemal Atatürk, bir duruş, bir kararlılık ve yüksek değerler bütünüdür."

Görüntülerin yankı bulması:

"Açıkçası çok şaşırdım. Şöyle ki muhabir aracımın yanına gelip mikrofon uzattığında sadece ağlamama istinaden röportaj kaydı alacak sandım. Meğer uzaktan zoomlayarak kayıt almış. Tabii ben bunu telefonlarım çalmaya başladığında anladım. Onlarca ulusal kanal, yazılı ve görsel basında çıkmış görüntülerim. Ve tabii ki mutlu oldum. Fakat yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına şunu hassasiyetle belirtmeliyim; beni mutlu eden asla o güne dair ikonikleştirilmek değil, o duygu yoğunluğunu benimle birlikte yaşan on binleri görmek, o milli şuuru, Atatürk sevgisini onlarca mesaj gönderen kardeşlerim ağabeylerim ablalarımla birlikte yaşamış olmak. O izlediklerinin ben olmam değil önemli olan. Önemli olan yıkılan onlarca 'Atatürk' Stadı varken, isminin ve varlığının tabelalarda kalmayacağını binlerce aynı çarpan yürekle hissetmek. Yani o izletideki ben, siz ya da bir başkası olsa da, yaşanan hadisenin verdiği mesaj Atatürk ve maneviyatının, devrimlerinin, ilke ve inkılaplarının ebeden yaşayacağının bir kez daha ve yoğun bir şekilde cereyan etmesidir."

Siyasi kimliği ve görevi:

"Siyasi olarak Atatürk ilkelerine bağlı, Cumhuriyetin kurucu değerlerini benimseyen ve bu değerlerden taraf olan, milletimin faydasına ve menfaatine olacak her işte elini taşın altına koymaktan imtina etmeyecek bir Türk Milliyetçisiyim. Bu düşüncelerde ailemin köklerinden gelen etkiler tabiidir ki yüksek. Dedemiz (anneannemin amcası) 1971-1975 yılları arasında Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yapmış Muhittin Taylan’dır. Kendisini bir kez daha rahmetle anıyorum. Siyasi olarak desteklediğim bir yapıdan ziyade, milletin ihtiyaçları doğrultusunda, bizim 'Cesurlar Hareketi' dediğimiz, Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyetin kurucu değerlerine bağlı, Türkiye’nin İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme dönmesi noktasında çalışan, Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener Hanımefendi’nin liderliğinde ve İlçe Başkanımız Sayın Dr. Mehmet Hasanoğlu’nun kurucu başkanlığında kurduğumuz İYİ Parti Bursa Osmangazi İlçesi Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi ve 3,5 yıldır Divan üyesiyim. Ayrıca Bursa İl Başkanımız Selçuk Türkoğlu’nun da hususen çalışma arkadaşıyım."

KURTULUŞ PARKI'NDA CİHAN'A MÜDAHALE VE VEKİLİN DARBEDİLMESİ

Ankara'da özlük hakları için Güvenpark'ta başlattıkları eylemi Milli Savunma Bakanlığı önüne taşımak isteyen er gaziler ve şehit yakınları, Kurtuluş Parkı'nda polis ablukasına alındı. "Uyum Evi'nde eziyetle karşılaşıyoruz" diyerek seslerini duyurmaya çalışan gazi ve şehit yakınlarına destek veren İYİ Parti Bursa Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu'nun danışmanı Aytaç Cihan, alanda görüntü almaya çalışırken polis müdahalesine maruz kaldı. Cihan'ın karga tulumba alandan uzaklaştırılmak ve gözaltına alınmak istenmesine itiraz eden Milletvekili Selçuk Türkoğlu da polis ekipleri tarafından yere düşürülerek darbedildi.

Müdahalenin ardından ambulansla Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne kaldırılan Türkoğlu'nun tedavisi tamamlanarak taburcu edildi.

İYİ PARTİ YÖNETİMİNDEN SERT TEPKİLER VE AÇIKLAMALAR

Saldırının ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İçişleri Bakanlığı ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne çağrıda bulunarak şu açıklamayı yaptı:

"Meslek namusunu yitirmiş bu kendini bilmezi, namuslu meslektaşları zapt etmeye uğraşmışlar ama maalesef başaramamışlar. Biz, şeref ve haysiyetimizi, şeref ve haysiyetinden emin olmadığımız zevata emanet etmeyeceğimiz gibi, üniformasının şerefine layık olmayan karakter düşkünleri yüzünden kahraman emniyet teşkilatımızı töhmet altında bırakmayız. Aynı hassasiyeti Sayın İçişleri Bakanı’ndan ve Sayın Ankara İl Emniyet Müdürü’nden bekliyoruz."

Tedavi ve taburcu sürecinde milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları şu bilgileri paylaştı:

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez: "Kurtuluş Parkı'ndaki gazilerimize destek olmaya giden Genel Başkan Yardımcımız, Bursa Milletvekilimiz Sayın Selçuk Türkoğlu’nun danışmanı alandaki emniyet görevlileri tarafından darp edilmiştir. Danışmanıyla birlikte darp edilen Milletvekilimiz Sayın Türkoğlu yere düşmüş, yerde sürüklenmiş, bu esnada bir kalp spazmı geçirmiştir. Kafasına aldığı darbeler sebebiyle yürüyemeyen Sayın Türkoğlu, ambulansla Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisine götürülmüştür. Halen acil serviste gerekli tıbbi müdahaleler sürmektedir. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Meclis Başkanı'ndan acil açıklama bekliyoruz!"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı:

"Vekilimizin kalbinde dört tane stent var, zaten kalp rahatsızlığı var, orada yapılan şiddet ve müdahaleyle birlikte bir kalp spazmı ya da bir sağlık sorunu yaşayarak hastaneye, acil servise kaldırıldı. Şu anda da hastanede, acil serviste. Tansiyonunun düşmesi noktasında hala sorunlar yaşanıyor. Sağlık durumu hala çok iyi değil."

İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz:

"Genel Başkan Yardımcımız, Bursa Milletvekilimiz Selçuk Türkoğlu, Kurtuluş Parkı’nda hakkını arayan gazilerimize destek olmak için bulunduğu sırada orantısız bir müdahaleyle yaralanmıştır. An itibarıyla Hacettepe Acil’de tedavisi sürmektedir. Öz yurdumuzda garip, öz vatanımızda parya olmayacağız!"

İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan:

"Selçuk Türkoğlu vekilimiz an itibarıyla taburcu olmuştur. Sağlık durumu şu an için gayet iyi. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum."

Hastanede tedavisi sürerken sosyal medya hesabından yazılı açıklama yapan Türkoğlu ise, "Bilenler biliyor; hayatımız boyunca hep derdimiz vatan, derdimiz millet diyenlerdeniz. Vatandaşın canı nerede yanıyorsa biz oradayız. Bu uğurda başımıza ne gelirse gelsin, onur nişanesi sayarız. Kendi canımız yansa bile, 'eyvallah' deriz. Şehit aileleri ve gazilerimizin hak arama mücadelesine destek için gittiğimiz Kurtuluş Parkı’nda, kolluk kuvvetlerinin kullandığı orantısız gücün bir hedefi de biz olduk. Yumruklu, tekmeli, kalkanlı darbelerden nasibimize düşeni aldık. Arayan soran, hastaneye koşup gelen, başta Kıymetli Genel Başkanım Müsavat Dervişoğlu olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Çok şükür iyiyim, daha da iyi olacağım. Neyin hıncını aldıklarını bilmediğim olayın müsebbiplerinden, bunu neden yaptıklarını tabii ki hukuk yoluyla soracağım günler gelecek. Canım pahasına da olsa, Allah ömür verdikçe millet adına hak arama davamdan asla vazgeçmeyeceğim. Hiçbir saldırı beni İYİ’lik yolundan döndüremez! Benim için endişelenen herkese şükran borçluyum… Sağ olun, var olun…" dedi.

TÜRKOĞLU İLK AÇIKLAMASINDA YAŞANANLARI ANLATTI

Kurtuluş Parkı'ndaki müdahalenin ardından taburcu olan ve İnegöl İlçe Başkanlığı'nda kameraların karşısına geçen Selçuk Türkoğlu, basın mensuplarının alandan çıkarılmasına ve danışmanı Aytaç Cihan'a yönelik müdahaleye itiraz ettiği sırada hedef alındığını aktararak şunları kaydetti:

"Efendim Ankara'da günlerdir haklarını arayan er şehit aileleri ve er gazilerimize destek için dün Kurtuluş Parkı'ndaki eylemlerinde yine yanlarındaydık. Her zamanki gibi adeta polis ablukası altındaydılar. Bugünlerde teröristlere manidar biçimde şefkatli davranan kolluk güçleri, anayasal haklarını kullanan gazilerimize yine tahammülsüzdüler. Nitekim önce basın mensuplarının alandan zor kullanılarak çıkarılmasına tepki gösterdim. Danışmanım Aytaç Cihan'ın görüntü alması engellenirken kendisine yapılan karga tulumba müdahaleye de itiraz ettim. İşte o anda üzerime yöneldiler. Tekme, yumruk, kalkan darbeleriyle yere düştüm. Dört stenti bulunan bir kalp hastası olarak başıma, yüzüme, göğsüme darbeler aldım. Sonrasını hatırlamıyorum.

Gözlerimi Hacettepe Acil'de açtım. Vücudumdaki yaralanmalar hastane raporuyla teyit edildi ve kayıt altına alındı. Elbette bunun hesabını hukuk önünde mutlaka soracağım. Ama özellikle söylüyorum: Görevini onuruyla yapan Türk polisinin tamamını, birkaç kendini bilmez ahlaksızın davranışı üzerinden suçlamayacağım. Milletimizin can güvenliği için fedakarca görev yapan polislerimiz tabii ki başımızın tacıdır. Bizim mücadelemiz polisimizle değil, hukuksuzlukla, keyfilikle ve hakları yok sayanlara karşıdır. Bizi ne kadar döverseniz dövün, ne kadar baskı kurarsanız kurun, milletin hakkını savunmaktan geri durmayacağız. Olayın ilk anından itibaren yanımda olan ve büyük bir özveriyle ilgilenen ve kısa sürede bizi ayağa kaldıran Hacettepe Üniversitesi Acil Servisi'nin fedakar sağlık ekibine şükranlarımı sunuyorum.

Meselenin özeti şu ki; devletin üniformasını taşıyıp devletin polisi değil, başka mahfillerin polisi olanlar yüzünden kahraman Türk Polis Teşkilatımızı zan altında bırakmayacağız. Ama bu çürük elmaları mutlaka ayıklayacağız. Bursa'ya dönüşümüzde gecenin 02.30'unda bizi vefalı bir şekilde karşılayan dava arkadaşlarıma minnettarım. Canımız pahasına da olsa, Allah ömür verdikçe bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Hiçbir saldırı bizi iyilik yolundan döndüremez. Biz dün olduğu gibi bugün de, 'Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet' diyeceğiz. Tabii ki şehit ailelerinin, tabii ki gazilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Hepinize saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum."

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
İYİ Parti Gazi Eylem Polis