İBB Davası'nda yedinci celse! 107 kişi bayrama hapiste girecek

İBB Davası'nda yedinci celse! 107 kişi bayrama hapiste girecek
İBB davasında 6’ncı celse, salon tartışmaları ve yeni kısıtlamaların gölgesinde tamamlandı. Duruşmada bugüne kadar 8 sanık savunma yaptı. Bayram nedeniyle haftanın son celsesi görülecek. Yedinci celsenin ardından tutuklular, Ramazan Bayramı'nı hapiste girecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada 6’ncı celse, önceki oturumlarda yaşanan salon tartışmaları ve yeni kısıtlama kararlarının gölgesinde görüldü. Aralarında Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu, 107’si tutuklu 407 sanığın yargılandığı davada gün boyu 5 ismin savunması alındı. Mahkeme, iş insanlarının savunmalarının ardından duruşmayı saat 16.45’te bitirdi. Dava bugün görülecek 7’nci celseyle bayram öncesi son kez devam edecek.

Yedinci celse, bugün (18 Mart) Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürüMurat Or’un savunmasıyla devam edilecek. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, Silivri'den gelişmeleri takip ediyor.

CANLI | İMAMOĞLU MAHKEMEYE HEYETİN BAYRAM ÇAĞRISI | 10.34

İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, söz istedi. Hakim kabul etti. İmamoğlu konuştu.

Ekrem İmamoğlu, mahkeme heyetine çağrıda bulundu. İmamoğlu, Ramazan Bayramı'na çok az bir vakit kaldığını belirterek mahkemenin bir sürpriz yapıp tutukluları tahliye etmesini talep etti.

İmamoğlu şunları ifade etti:

Ramazan Bayramı’na gireceğiz. Bugün son gün. Olgunlaşan bir takım süreçlerde karşılıklı müzakere ve diyalog süreçleri yaşandı. İstenmeyen şeyler oldu ya da insanların kendi birtakım sıkıntılarından ve yaşadıklarından kaynaklanan talepleri oldu. Bu çerçevede benim gözlemlediğim bir asimetri var. Burada gerçekten yaşanan bir sıkıntı var.

Örneğin ailelerden bir kişi alınıyor. Ben sabah telefon hakkımı kullandım, haftada 10 dakika eşimle konuştum. Aileden bir kişi… Zaten bu insanların aileleriyle görüşmeleri çok sıkıntılı. Bu reddedilip görüldüğü anda mutlu olanlar var, umudu büyüyenler var. Bu insanların “bir kişi” diye bir kısıtlamayla buraya gelmelerinin doğru olmadığını düşünüyorum.

İkinci asimetrik olan durum: 107 tutuklu burada öncelikle yargılanıyor. Bu 107 tutuklunun üç avukatı gelebilir diyorsunuz. Bu şöyle eksik kalıyor: Zaten insanların haftanın bir gününde görüşme günleri var. O görüşme günlerini değiştirmediler. Ben kendi adıma her gün katılmak zorundayım dediğim için beni buranın olmadığı güne kaydırıyorlar. Bu üç avukat kısıtının da doğru olmadığını düşünüyorum.

Çok önemli bir konu da medya. Arka taraftan buranın izlenmesiyle karşı karşıya kalınması… Basındaki insanların burayı izlemesi, heyetlerin de tanınması için daha doğru bir çerçeve olur.

Dün İBB Başkan Vekili giremedi. Bu nereye kadar varıyor?

Ben 1300 kişiye senede bir kez toplantı yapıyorum. Burada konuşulan her konu belediye yöneticilerini ilgilendiriyor. Bunlar çete değil, itibarlı insanlar.

İddianamede CHP, ilk cümleden itibaren suçlu şüpheli gibi gösteriliyor; Yargıtay’a şikâyet edilecek kadar işaret edilen bir pozisyonda. CHP’lilerin girişi bile lütuf gibi gösteriliyor. Bu doğru değil.

Jandarmayla karşı karşıya gelmeyelim, özenli çalışalım; çabamız bu.

Herkes sorumluluk almaya hazır. Bütünüyle taahhüt ediyoruz ki lütfen bayramda bunu iyi değerlendiriniz. Bu tür kısıtlamaların ne size ne de burada yargılanan insanlara katkısı yoktur. Gerçekten insanların buna ihtiyacı var. Öyle çıkışlar vardır ki tarihte unutulmaz; bütün bunları revize eder. Müzakere kapısını açık tutarsanız burada çok daha makul, itibarlı bir hat çizersiniz ve kazanan yüce Türk yargısı olur.

Naklen yayından bahsederken bu kısıtlamalara geldik.

Bu ülke bir senede milyon dolarlar kaybetti. Bu mahkeme çok büyük.

Bayrama giriyoruz. Bayrama gidecek herkesin en güzel günleri olsun. Bazen öyle bir çıkış yaparsınız ki insanları eve gönderirsiniz, tarih değişir. Böyle bir sürprizden bahsediyorum.

TUTUKLULAR DURUŞMA SALONA GİRDİ | 10.22

Tutuklu sanıklar, jandarma eşliğinde salona getirildi.

DİLEK İMAMOĞLU GELDİ | 09.45

İBB Davası’nın 7. celsesi için bekleyiş sürüyor. Gazetecilerin, sanık ailelerinin henüz alınmadığı duruşma salonuna şu an için yalnızca avukatlar girebildi.

Dilek İmamoğlu, duruşmayı takip etmek için adliyeye geldi.

DÜN NELER OLDU?

6’ncı celseye, bir önceki oturumlarda yaşanan yer ve salon düzeni tartışmaları damga vurdu. İlk haftanın son gününde gazetecilerin oturduğu yerin değiştirilmek istenmesi üzerine duruşma ertelenmişti. Sonraki celsenin başında ise bu kez avukat milletvekillerinin izleyici bölümüne geçmesi istendi. İtirazlar üzerine oturum başlamadan sona ermişti.

Mahkeme heyeti, bu gelişmelerin ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yeni tedbirler talep etti. Buna göre duruşma salonuna yalnızca vekâleti bulunan avukatların alınması, milletvekillerinin avukat sıralarına oturmaması ve basın mensupları bakımından da kart sınırlaması getirilmesi istendi. 6’ncı celse bu kararların gölgesinde başladı.

Duruşma günü Silivri’de yoğun güvenlik önlemleri alındı. Bayram öncesi açık görüş günü ile duruşmanın aynı zamana denk gelmesi nedeniyle cezaevi çevresinde uzun araç ve ziyaretçi kuyrukları oluştu. Duruşmayı takip etmek isteyen bazı milletvekilleri, avukat bölümü yerine izleyici kısmından salona girdi. CHP’li milletvekillerinin yanı sıra DEM Partili vekiller de duruşmayı takip etti.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın salona girişinde de tartışma yaşandı. Bir süre dışarıda bekletilen Aslan, daha sonra öğle arasının ardından duruşmayı takip edebildi.

Günün ilk savunmasını Ağaç AŞ’nin eski müdürü Ümit Polat yaptı. Önceki celselerde verdiği ifadeler nedeniyle tartışma yaratan Polat, bu kez İstanbul Valisi Davut Gül’le ilgili gündem olan beyanına açıklık getirdi. Polat, mahkemede şöyle dedi: “Ben Vali Davut Gül’e saygısızlık yapmak istemem. Vali beyin akrabasının arkadaşı bizim şirkette çalışıyor dedim. Akrabası çalışıyor demedim.”

Polat, önceki ifadesinde kendisini tam anlatamadığını da savundu. Tutukluluk sürecinde ağır koşullar yaşadığını belirten Polat, psikolojik olarak zorlandığını söyledi. Para teslimine ilişkin bazı iddialara da değinen Polat, doğrudan gördüğüne dair bir beyanı olmadığını ifade etti.

Polat’ın bu açıklaması, geçen hafta mahkemede gündeme gelen ve ardından İstanbul Valisi Davut Gül tarafından yalanlanan iddiaların ardından geldi. Böylece Polat, duruşma salonunda bu başlıkta yeni bir düzeltmeye gitmiş oldu.

Polat’ın ardından Ağaç AŞ Satın Alma Şefi Fatih Yağcı savunma yaptı. Yağcı, gizli tanık beyanlarını reddederek, görev alanının sınırlarını anlattı ve satın alma süreçlerinin şirket prosedürleri çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.

Yağcı savunmasında şöyle dedi: “Gürgen isimli gizli tanığın ifadeleri tamamen yalan. Bana para teslim edilmedi. Beyan da yok.”

HTS kayıtlarına ilişkin suçlamalara da yanıt veren Yağcı, aynı binada çalışan ve gelen giden kişilerle ortak baz vermenin doğal olduğunu savundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Yağcı, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Öğle arasının ardından savunmalar iş insanı Ali Üner ile devam etti. Üner, hakkındaki rüşvet suçlamalarını reddederek dosyada somut delil bulunmadığını söyledi. Üner savunmasında şöyle dedi: “Hakkımda somut bir delil yok. Duydum, görmüştüm gibi ifadeler var.”

Daha sonra kürsüye gelen iş insanı Evren Şirolu da suçlamaların yalnızca Ümit Polat’ın beyanlarına dayandığını öne sürdü. Şirolu, isnat edilen olayların yer, zaman ve içerik bakımından belirsiz olduğunu savunarak tanıkların dinlenmesini istedi. Şirolu savunmasında şöyle dedi: “15 gizli tanık, 86 etkin pişmanlık ifadesinde adım geçmiyor.”

Şirolu’nun ardından iş insanı Hüsnü Yüksel Tunar savunma yaptı. Hakkındaki rüşvet suçlamalarını kabul etmeyen Tunar, dosyada çelişkili beyanlar bulunduğunu söyledi. Tutukluluk süresine de dikkat çeken Tunar, şöyle dedi: “5 dakika sorgulandım, 10 aydır tutukluyum.”

Tunar’ın avukatı da savunmasında davanın siyasi boyutuna işaret ederek, Ekrem İmamoğlu çıkarıldığında dosyanın sıradan bir rüşvet davasına dönüştüğünü savundu.

6’ncı celse sonunda bugüne kadar savunma yapan sanık sayısı 8’e yükseldi. Daha önce Aykut Erdoğdu, Bulut Aydöner ve Sırrı Küçük ifade vermişti. Dünkü oturumla birlikte Ümit Polat, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu ve Hüsnü Yüksel Tunar da savunmasını tamamladı.