Aziz İhsan Aktaş davasında dördüncü hafta
“Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davasında dördüncü hafta başladı. Toplam 200 sanığın yer aldığı davada 24 kişi tutuklu bulunuyor ve tüm sanıkların savunmalarının tamamlanması planlanıyor. Sanık avukatlarının beyanda bulunmasının ardından duruşma savcısının mütalaasını açıklaması bekleniyor.
704 yıl hapsi istenen Aziz İhsan Aktaş: Beraat edeceğimden eminim
Başlangıçta 20 Şubat’ta tamamlanması öngörülen ilk celse, 27 Şubat’a ertelendi. Mahkeme heyetinin önümüzdeki hafta ara bir karar vermesi bekleniyor.
Aranın ardından Ramazan Murat Aktaş, Tekin Aktaş, Ümit Gözütok savunma yaptı. Tüm sanıklar suçlamaları reddetti.
Tutuksuz yargılanan Mustafa Us, "ihale kapsamındaki işlerle ilgisinin bulunmadığını" ifade ederek, "Çalıştığım şirket ihaleli iş aldıysa, personel, maaş hesaplama, bordro gibi işlerle ilgilenirim. İhale süreçleriyle ilgili yetkim yoktur. İşverenimle Aziz İhsan Aktaş'ın akraba olması ve iş yapması beni örgüt üyesi yapmaz. Suçlamaları reddediyorum" dedi.
Ömer Güngör, savunmasında, Aziz İhsan Aktaş'a ait şirketlerde çalışmadığını, bu nedenle de Aktaş'ın kendisine emir verme durumunun bulunmadığını söyledi. Güngör, "Örgüt üyesi değilim, işini yapan çalışanım. Ticari ilişkiler örgüt üyesi olarak kabul edilemez. Beraatimi talep ediyorum" savunmasını yaptı.
Davanın bugün görülen duruşmasında 11 kişinin savunması alındı. Mahkeme heyeti duruşmayı yarın saat 10.00'a erteledi.
"AKTAŞ'IN BANA TALİMAT VERME YETKİSİ BULUNMAMAKTADIR"
Özcan Tunçel, var olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş suç örgütünün üyesi olmadığını iddia ederek, "İçkale Firması'nda çalışıyorum. Çalıştığım şirket Doğan Aktaş'a aittir. Tarafıma yöneltilen iddiaların aksine Aktaş'ın bana talimat verme yetkisi bulunmamaktadır. Kimsenin zorlamasıyla veya yasa dışı talimatlarla değil, profesyonel bir yönetici olarak çalışmaktayım" diye konuştu.
Mustafa Us ile personellerin koordinasyonunu sağladıklarına yönelik iddianın sorulması üzerine Tunçel, "Hayır. Sadece İçkale Firması'nın bordrosunu yaparım. Mustada Us'u daha önceden tanımıyordum. TMSF şirketlere el koyduktan sonra kendisini tanıdım" şeklinde yanıt verdi.
Tutuksuz yargılanan Özkan Aktaş, Aziz İhsan Aktaş'ı işvereninin akrabası olması sebebiyle tanıdığını, ihale süreçlerinde iddiaların aksine bir görevinin bulunmadığını söyledi.
12.20 | DURUŞMAYA 1 SAAT ARA VERİLDİ
Duruşmada, Mustafa Uz, Ömer Güngör, Özcan Tunçel, Tubuhan Aksoy, Özkan Aktaş, Sinan Kalander, savunma yaptı. Sanıklar iddanamedeki suçlamaları reddetti. Duruşmaya 1 saat ara verildi.
11.32 | "ÖRGÜT DEĞİL AİLEYİZ"
Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu Metin Aktaş:
"İddianamede; yaşım ve mali profilim dikkate alındığında şirketimin kuruluşu ve hisse ediniminde örgüt lideri tarafından organizasyon ve finansal destek sağlandığı, emir ve talimatlarla hareket ettiğim ve tarafıma duyulan güven nedeniyle şirket kurulduğu iddia edilmektedir. Ayrıca babamın örgüt lideri, benim ise örgüt üyesi olduğum ileri sürülmektedir.
Ancak aramızdaki ilişki yalnızca aile ilişkisidir. Aile bağlarının örgütsel bir yapı olarak değerlendirilmesini anlamam mümkün değildir. Akraba olmak, arkadaş çevresiyle görüşmek, ticari ilişkide bulunmak gibi hayatın olağan akışı içerisinde yer alan durumların hangi hukuk sisteminde örgütsel yapı sayıldığı belirsizdir.
Mevzuata göre bir örgütten söz edilebilmesi için, suç işlemek amacıyla bir araya gelmiş kişiler arasında hiyerarşik bir yapı ve emir-komuta zinciri bulunması gerekmektedir. Benim ve akrabalarım arasında, gelenek ve göreneklerimiz gereği büyüğe saygı ve küçüğe sevgi dışında böyle bir ilişki yoktur. Bu durum emir-komuta zinciri değildir.
Akrabalarımla ticaret yapmayı tercih etmem, içinde bulunduğum kültürün bir gereğidir ve en doğal hakkımdır. Bu ticari ilişkilerde indirim ve uzun vadeli satışlar nedeniyle kâr marjım nispeten düşüktür. Buna rağmen önceliğim, zarar etmeden sürdürülebilir bir ticari yapı kurmak ve eğitim aldığım alanda kendimi geliştirmektir.
Bu ilişkilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir yapı olarak değerlendirilmesi hukuka aykırıdır. İddianamede hisse edinimi ve aile içi ticari ilişkiler örgütsel faaliyet olarak nitelendirilmiş olsa da, bu işlemler Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuata tamamen uygundur."
10.53 | DURUŞMA BAŞLADI
Aziz İhsan Aktaş davasının duruşmasında 4. hafta başladı. Duruşmada ilk olarak Kıyasettin Yağan savunma yaptı. Yağam'ın savunmasında şu ifadeler yer aldı: "İddianamede var olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş suç örgütünün üyesi değilim. Kendilerinden herhangi bir emir ya da talimat almadım. Sahibi olduğum şirketlerin ticari ilişkileri nedeniyle örgüt üyesi olarak suçlanmaktayım. Ancak ticari ilişkiler içerisinde bulunan kişilerin örgüt olarak adlandırılması hukuka aykırıdır.
Ben bir iş insanıyım ve ticari hayatım bu suçlamalar nedeniyle zarar görmüştür. Bir kişinin faaliyetleri, ticari planlama ve ekonomik kazanç elde etme amacına dayanıyorsa, bu tür faaliyetlerin suç örgütü olarak tanımlanması mümkün değildir. Çünkü bu tür firmaların amacı kâr elde etmektir. Bu nedenle hakkımdaki suç örgütüne üye olma suçlamasını kabul etmiyorum.
Rüşvete aracılık ettiğim iddiası kapsamında; sahibi olduğum şirketlerin Bilgiyar Limited Şirketi ile yaptığı ticari ilişkiler nedeniyle, Bilgiyar şirketi yetkilisi Tekin Aktaş’ın talebi üzerine, Enza Kalite Limited Şirketi adına kayıtlı 2017 model Mercedes ve 2016 model Audi A8 marka araçları 15 milyon TL bedelle satın aldım. Bu satın alma işlemi, şirketlerim ile Bilgiyar şirketi arasındaki ticari ilişkilerden kaynaklanmaktadır.
Araçları satın aldığım dönemde Enza Kalite şirketinin sahibinin kim olduğunu bilmiyordum. Enza Kalite şirketine ödediğim bedel, Bilgiyar şirketi yetkilisi Tekin Aktaş’ın ödenmesini istediği tutardır. Bilgiyar şirketinin Beşiktaş Belediyesi’nden aldığı ihalelerle ilgili herhangi bir bilgim bulunmamaktadır.
Sahibi olduğum şirketler bugüne kadar hiçbir kamu ihalesine katılmamıştır. Kamu ihaleleriyle ilgili herhangi bir faaliyetimiz yoktur. Ne Beşiktaş Belediye Başkanı ile ne de belediyenin herhangi bir görevlisiyle irtibat kurmadım. Bu nedenle rüşvete aracılık etme iddialarını kabul etmiyorum.
Sahibi olduğum şirketler bugüne kadar hiçbir kamu ihalesine katılmamıştır. Kamu ihaleleriyle ilgili herhangi bir faaliyetimiz yoktur. Ne Beşiktaş Belediye Başkanı ile ne de belediyenin herhangi bir görevlisiyle irtibat kurmadım. Bu nedenle rüşvete aracılık etme iddialarını kabul etmiyorum.
Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı Denetim Başkanlığı tarafından yapılan incelemelerde, benimle ya da şirketlerimle ilgili sahte belge düzenlendiğine dair herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Şirketlerim hakkında bugüne kadar sahte belge düzenleme nedeniyle herhangi bir cezai işlem yapılmamıştır."
İLK 3 HAFTADA NE OLDU?
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında Zeydan Karalar’ın da olduğu 9 kişinin tahliyesine karar verdi.
704 yıla kadar hapis cezası talep edilen davada, “itirafçı” olduğu için tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş da savunmasını tamamladı. Yaklaşık üç saat süren duruşmada, Aktaş “etkin pişmanlık” ifadelerini tekrar ederek, malvarlıklarına konan tedbirlerin ve yurtdışı yasağının kaldırılmasını talep etti.