Kılıçdaroğlu’nun 10 Hatası

Muhalif kesim 49,2’lik depremin şokunu henüz atlatamadı. Atlatacak ama… Atlatması, ayağa kalkması için önce neden böyle oldu sorusuna yanıt bulması gerekiyor.

Dün bu konuya girdim. Muhafazakar kesimden oy gelmediğini, Kılıçdaroğlu’nun güvendiği dağlara kar yağdığını yazdım. DEVA, Gelecek, Saadet, DP fos çıktı. Gram katkıları olmadı dedim.

Bu defteri kapatalım. Onları bir kenara koyup gelin bugün yapılan öteki hatalara göz atalım…

Birincisi; ülkenin seçim sürecine girmesini beklemeden aday olduğunu açıklayacaktı. Yapmadı. Aday olacağını ima etti ama yeterli etkiyi yaratamadı. ‘6’lı Masa’ da son dakika krizi çıkmasına izin vermeyecekti.

İkincisi; Akşener’le oturup konuşacak onu yardımcısı ilan edecekti. Kampanyayı birlikte sürdüreceklerdi. Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve seçilmiş Cumhurbaşkanı Yardımcısı. Bu seçmenin önünü görmesini sağlardı. Güven verirdi. (Bunda Akşener’in de hatası var)

Üçüncüsü; Yedi cumhurbaşkanı yardımcısı gibi bırakın seçmeni kendilerinin bile ne olduğunu anlamadığı yapılanmaya izin vermeyecekti. Hatırlarsanız ocak ayında bu formül dillendirildiğinde çoğumuz şaka yapıyorlar herhalde demiştik.

Dördüncüsü; ‘Masa’ya oturan her partiye bir cumhurbaşkanı yardımcılığı bir de bakanlık sözü yanlıştı. İstemeden de olsa ulufe dağıtan pozisyona düştü. Masadaki küçük partilerle kendini bir tutması elini güçlendirmedi tam tersi zayıflattı. Onlara mahkum izlenimi yarattı.

Beşincisi; ülkenin en önemli sorunu ekonomi ama ekonomiyi birinci mesele yapmadı. Ülkeyi düzlüğe nasıl çıkaracağını anlatmadı. Yurt dışına kaçırıldığı iddia ettiği 418 milyar doları getireceğim söylemi tutmadı. Seçmen algılayamadı. Depremzedelere karşılıksız ev sözü bile karşılık bulmadı. Bayram ikramiyesi beklenen etki yaratmadı.

Altıncısı; ekonomiyi yönetecek A takımını ilan etmedi. Seçmenin önüne bakın ben ülkeyi bu kişilerle yöneterek düzlüğe çıkaracağım demedi. Belli ki koltuk paylaşımı konusunda anlaşmazlık var. Belli ki kişiler veya partiler arasında çekişme var. Lider olarak masaya yumruğunu vurup noktayı koyamadı.

Yedincisi; adalet, eğitim, sağlık ve savunma gibi alanlarında da ne yapacağını yeterince anlatmadı. Kimlerle ne yapacağını açıklamadı. Kadrosunu seçmene sunmadı.

Sekizincisi; bünyesine aldığı muhafazakar partilere fazla güvendi. Anadolu’daki mütedeyyin seçmene ulaşacağını zannetti. 20 Yıllık AKP iktidarı süresince iç Anadolu’nun kaderciliğe teslim olduğunu, muhafazakarlıktan mutaassıplığa evrildiğini okuyamadı.

Dokuzuncusu; gençlerin kendisine, değişime oy vereceğine inandı, yanıldı. Gençlerle samimi diyalog kuramadı. Kırşehir’de, Konya’da, Yozgat’ta yaşayan gençle Bakırköy’de, Kadıköy’de yaşayan gencin taleplerinin aynı olduğunu düşündü… Değildi!...

Onuncusu; partisinin yönetim kadrosunu ve milletvekillerini yeni isimlere açmadı. 10 yıldır neredeyse hep aynı isimlerle seçmenin karşısına çıktı. CHP’den beklenen değişimi sağlayamadı. Partisinin neden yüzde 25’in bir milim üzerine çıkamadığının yanıtını bulamadı.

Bu satırları okuyan maç bitti, seçim kaybedildi diyecektir…

Hayır öyle değil…

Mücadele aslında şimdi başlıyor…

Basit gibi gelecek ama Fenerbahçe- Beşiktaş maçından örnek vereyim. Fenerbahçe kendi sahasında oynuyor. 1-0 önde. Üstüne üstlük Beşiktaş 10 kişi kalmış. Fenerli futbolcular bu iş bitti havasına girdi. 40 bin seyirci galibiyeti kutlamaya başladığı an oyun döndü. Beşiktaş 30 dakikada 4 golle maçı aldı.

Nasıl oldu derseniz; Beşiktaş o ana kadar yaptığı hatalardan ders çıkardı. Oyun planını değiştirdi.

Millet İttifakı’nın önünde bu fırsat var… 10 gün hem çok kısa hem çok uzun süre….

Sonuç….

Unutmayın rakibin en zayıf anı zafere ulaştığını zannettiği andır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Tezkan Arşivi