Son Dakika | Tanju Özcan'ın ifadesi tamamlandı: Soruşturma beni sindirmek için açıldı

Son Dakika | Tanju Özcan'ın ifadesi tamamlandı: Soruşturma beni sindirmek için açıldı
Son dakika haberi...Gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın jandarmadaki ifadesi tamamlandı. Özcan, ifadede kendisine gösterilen ilk müfettiş raporunun daha önce kendisine tebliğ edildiğini ve lehe olduğunu söyledi. Aleyhe olan ikinci raporun ise kendisine tebliğ edilmediğini belirten Özcan, tebliğ edilseydi gerekli adımları atacaklarını kaydederek "yok hükmünde" olduğunu savundu.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla "irtikap" iddiasıyla gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın jandarmadaki ifadesi bitti.

Tanju Özcan ile birlikte 12 kişi daha gözaltına alınmıştı. Özcan'ın ardından gözaltındaki diğer isimlerin de ifadeleri alınacak.

Tüm ifadeler tamamlandıktan sonra ise Tanju Özcan dahil 13 kişinin, yarın (1 Mart) adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

GÖZALTI SÜRECİNİ ANLATTI

Tanju Özcan, jandarmadaki ifadesinde; sabah saat 06.30 sıralarında ikametinde uyuduğu esnada evinin kapısının çalındığını, kapıyı açtığında kendilerini Jandarma olarak tanıtan personelin, hakkında gözaltı kararı bulunduğunu söylediklerini, kararı okuduğunu ve söz konusu karara herhangi bir itirazının olmadığını anlatı.

Özcan, kendisine ait olan İphone 16 Pro Max marka telefonunun alındığını ve daha sonra hastanedeki işlemlerinin ardından karakola getirildiğini ifade etti.

"BENİM VE ARKADAŞLARIMIN LEHİNE SONUÇLANAN BİR KARAR"

Tanju Özcan, kendisine okunan 17 Kasım 2025 tarihli ön inceleme raporuna ilişkin, "Bu raporun son sayfası ve içeriği incelendiğinde benim ve arkadaşlarımın lehine sonuçlanan bir karardır" dedi.

Özcan, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 2 Aralık 2025 tarihli yazıya ilişkin ise, "Kesinlikle daha önce görmediğim ve duymadığım içeriğini bilmediğim bir evraktır. Bu evrak müdafilerim ve tarafımca okunması için ifadem başlamadan önce ve ifadem esnasında tarafıma ibraz edilmiştir. Burada okuduğum da anladığım kadarıyla ortada lehimize olan ve düzenlenmiş bir karar varken yazılan bu karar tarafıma bildirilmediği ve itiraz edilmediği için benim için yok hükmündedir. Mevzuata uygun değildir. Bu rapor bana veya kurumuma bildirilseydi gerekli yasal işlemlere başvuru itirazımızı gerekli hukuk nezdinde yapardık." şeklinde yanıt verdi.

"3 HARFLİ MARKETLERDEN ZORLA BAĞIŞ İSTEDİ" İDDİASINA YANIT VERDİ

Jandarma karakolunda; dosyada "mağdur-müşteki" olan Saffet Karadağ'ın, savcılıkta verdiği beyanı okundu.

Tanju Özcan, kendisine okunan beyana ilişkin şunları söyledi:

"Tarihini tam hatırlamamakla birlikte 2024 yılı içerisinde kendim Bolu içerisinde faaliyet gösteren genelde kurumsal olarak şubeleri bulunan marketlerin yetkililerini ben kendim görüşmek için Bolu Belediyesi hizmet ana binasına çağırdım. Toplantı odasına tam olarak anımsamamakla birlikte 8-10 şirket yetkilisi katıldı. Ben bu yetkili şahıslara Bolu merkezli bir vakıf kurma hazırlığında olduğumuzu, bu vakfın nihai hedefi huzur evi yaptırmak, öğrencilere yardım etmek gibi faaliyetinin olacağını kendilerine söyledim.

Kendilerine kurmayı düşündüğümüz vakfı desteklemeleri konusunda ricada bulundum. Bu firma yetkilileri tarafıma toplantıda kendilerinin kurumsal oldukları için doğrudan bağış yapmakta sıkıntı yaşayacaklarını ancak reklam bütçeleri olması sebebiyle bu şekilde destek olabileceklerini, genel müdürlükleriyle görüşme yapıp döneceklerini söylediler.

O gün toplantıyı bitirdik. Toplantıda şu an hatırlamıyorum fakat bir heyet huzurunda yapılmıştır. Bu şahıslardan kesinlikle doğrudan, zorla ve baskıyla para isteme yada menfaat temin etme durumum olmadı. Amacımız, kurma aşamasında olduğumuz yardım vakfını desteklemekti. Bu vakıfla ilgili başkanlığımızca zaman zaman Bolu'da yaşayan sanayi esnafı, büyük esnaflar, iş adamlar, hayırseverler ile toplanarak istişare yaptığımız oldu. Kesinlikle kimseden zorla ve baskıyla bu yönde bir talebimiz olmadı."

"STOKÇULUK VE FAHİŞ FİYATIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN TALİMAT VERDİM"

Saffet Karadağ'ın, yetilisi olduğu üç harfli zincir marketin 33 mağazasına 42 eksik gösterilerek tutanak tutulduğu yönündeki beyanı sorulan Özcan, aleyhine bayanda bulunan Saffet Karadağ isimli şahsı tanımadığını belirterek, şunları söyledi:

"Ancak hatırladığım kadarıyla BIM mağazalarını temsilen bir şahıs vardı. Ancak şahsın adını soyadını bilmiyorum. Görsem de tanıyamayabilirim. Vermiş olduğu beyanda toplantıdan sonra 33 şubesi olan BIM isimli işletmelere 42 adet eksik hususları yönünde tutanak tanzim edildiğini söylemiş. Ben görev yaptığım süre içerisinde hakkında 42 tane tutanak tutulduğunu herhangi bir şahıs, kişi, kişiler bana müracaat etmedi. Ancak 2024 yılı seçimlerinden sonra kurumumuza stokçuluk, fahiş fiyatın önüne geçmek yönünde aldığımız talimatları uygulamak için sorumlusu olduğum yetkili arkadaşlara daha hassas olarak denetimleri yürütmesi talimatı verdim. Ancak şahsi olarak herhangi bir kimsenin iş yerini, dükkanını denetlemesi ve ya denetlememesi hususunda böyle özel bir talimat vermedim. Suçlamayı kabul etmiyorum."

"VAKIF 32 KİŞİLİK KURUL TARAFINDAN DENETLENİYOR"

Tanju Özcan, hakkında beyanları bulunan Saffet Karadağ'ın reklam ödemesi yapıp yapmadığına ilişkin soruya, "Bu şahsın yetkilisi olduğunu beyan ettiği BIM isimli marketler zincirinin bildiğim kadarıyla BOLUBEL A.Ş isimli Belediyemizin şirketine 1-2 defa reklam departmanına ücret yatırıldığını hatırlıyorum. BOLSEV A.Ş kurulduğu 19 Temmuz 2024 tarihinden sonra reklam ücretleri yani BIM'in reklam ücretleri buraya yatırılmıştır ve makbuzları da ilgili vakıf birimi şirketince ilgililere verilmiştir. Ben BOLSEV vakfının yönetim kurulu başkanıyım. Bu marketlerin reklam ücretlerinin yatırıldığı BOLSEV vakfının iştiraki olan şirketi olan şirkete yatırılmaktadır. Doğrudan vakfa yatmamaktadır. Ücret alma işlemi anlattığım şekilde olmuştur. Kesinlikle usulsüz bir durum yoktur. Bu vakıf ve vakfın iştiraki olan şirketi 32 kişilik onur kurulu olan kişilerle denetlenmektedir. Bu kurulda siyasi parti üyelerinin yani değişik siyasi partilerinden mütevellittir." şeklinde yanıt verdi.

HAKKINDAKİ SORUŞTURMAYI MARKET SAHİPLERİ HABER VERMİŞ

Tanju Özcan, Saffet Karadağ'ın kendisine atfettiği, "Ya seve seve vereceksiniz ya seve seve" ifadesini kendisinin kullanmadığını belirterek, buna ilişkin şunları söyledi:

"Benim o gün yapmış olduğum toplantıda kesinlikle böyle bir konuşma, görüşme, diyalog olmadı. İfadesini benim ve avukatlarımın huzurunda okudunuz, okuttunuz ifadesinde bu şekilde tarafıma ve aleyhime beyanlarda bulunmuş. Bu şahsın 17 Kasım 2025 tarihli müfettiş ifadesinde bu söylemlerden kesinlikle bahsetmemiştir.

"BAŞSAVCI İFADE ESNASINDA ODAYA GİRDİ"

Bu şekilde ifadesinde beyanat vermesini şu olaya bağlıyorum. Bundan yaklaşık 1 ay kadar önce Bolu Cumhuriyet Savcılığı tarafından hakkımda bir soruşturma yapıldığını bu büyük market sahiplerinin gelip bana anlatması ve ya telefonla bildirmesi ile haberdar oldum. Market sahipleri savcılıkta ifade verdikleri esnada Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Bey soy ismini hatırlamadığım Başsavcımız ifadenin ortasında ifadenin alındığı esnada ifadeyi alan savcımızın yanına gelerek ifade veren iş yeri sahiplerine 'Başkan sizden zorla bir şey istedi mi?' diye sormuş 'istemedi' diye cevap aldıklarında 'Bazıları böyle demiyor, akıllı olun' diyerek odadan ayrıldığını bana 3 esnaf ayrı ayrı bana söyledi.

"KARTALKAYA SORUŞTURMASINDA HSK'YA ŞİKAYET ETMİŞTİM"

Başsavcıyı yaklaşık 1 yıl önce Kartalkaya yangını soruşturmasını taraflı yürüttüğü gerekçesiyle HSK'ya şikayet ettim. Oradaki sürecimiz hala devam etmektedir. Sonuçlandığına dair tarafıma bir tebliğ yapılmadı. Husumet beslediğini düşünerek Saffet Karadağ'ınn bu şekilde ifade vermesine bağlıyorum."

"TEKLİF MEKTUBU VERİLDİ"

Özcan, hayırseverlerden bağış istediği zaman hiçkimseye herhangi bir rakam belirtmediğini kaydederek, "Ancak genel müdürlüklerinden bu konuda gerekli yardımı almaları için sonrasında bir teklif mektubu benim talimatımla kendilerine verildi. Bu teklif mektuplarının hazırlanmasını toplantıdan sonraki günlerde yapıldığını ve arkadaşlarım tarafından kendilerine ulaştırıldığını hatırlıyorum. Kesinlikle o gün bedel veya tutar belirlenmedi. Bu Saffet isimli BIM yetkilisi şahıs o gün bana hatırladığım kadarıyla 'başkanım biz kurumsalız, bizi ayrı tutun, teklif mektubunu hazırlarken bize yüksek meblağda hazırlayın, Bolu'nun yerel esnafına daha düşük meblağda hazırlayın' diye teklif verdi. Kendisiyle hiçbir zaman irtibat kurmadım. Toplantıdan sonra kendisini bir daha hiç görmedim." ifadelerini kullandı.

Toplantı günü reklam teklifi konusunda herhangi bir anlaşma olmadığını, rakam da konuşulmadığını kaydeden Özcan, "Daha sonra reklam teklifleri hazırlandıktan sonra şirketlere iletilmiş. 2-3 aylık görüşme süreli sonunda bazıları ile reklam sözleşmesi yapılmış. Yapıldığını da mahiyetimdeki personelim bana bilgi verdi. Buradan öğrendim. Benim kesinlikle vakıf başkanı olarak bunlara müdahale diye bir olayım olmadı. Vaktim de yoktur." dedi.

Hakkında şikayetçi beyanı veren Saffet Karadağ'ın, sözleşmeyi kabul etmedikleri için kendi marketlerine yönelik denetimlerin sıklaştırıldığı iddiasına yanıt veren Özcan, "Bu konuda yukarıda ifademi vermiştim. Aynen tekrar ederim. Kesinlikle böyle bir olay yaşanmamıştır. İftira atmaktadır." şeklinde yanıt verdi.

"ÖĞRENCİLERE YARDIM AMAÇLI BÖLÜMÜNÜ DOĞRU SÖYLEMİŞ DİĞERİ YALAN"

Tanju Özcan, aleyhine beyanda bulunan bir diğer isim olan Adem Keskin'in beyanlarına da yanıt verdi.

Şikayetçi Adem Keskin'i de tanımadığını söyleyen Özcan, "Kendisi toplantıya katılmış olabilir. Ben bu toplantıda vakfın amacını, öğrenciye burs vermeyi amaçladığını toplantıdaki davetli şirket yetkililerine anlattım, izah ettim. Öğrencilere yardım amaçlı bölümünü doğru söylemiş ancak reklam şirketine para topladığımız konusunda doğru söylememiştir. Yukarıda ben bu konuyu anlattım. A101 isimli firmadan toplantı yaptığım 2024 yılı içerisinde sonrasında bir personelim bana gelerek reklam için A101 firmasıyla da anlaştığımızı ve sözleşme yaptığımızı söyledi. Benim bu şekilde bilgim oldu. İfademde belirttiğim gibi bu paralar vakfın kuruluşu olan şirket adına alınarak fatura verilmiştir." ifadelerini kullandı.

"BU ŞAHSI YARDIM YAPMASI İÇİN ZORMALAMDIM"

Adem Keskin'in, kendisini yardım yapmaya zorladığı yönündeki beyanına yanıt veren Özcan, "Bu şahıs ile aramızda yardım adı altında değil de ticari yönden reklam ücreti olarak bir anlaşma yapılmış. O gün ki toplantıda kendisinin bu şekilde ödeme yönünde bir yetkililerinin olmadığını tarafıma söylediler. Genel müdürlükten onay almaları gerektiğini söylediler. Ben kesinlikle kendisini para konusunda, yardım ve ticaret konusunda sıkıştırıp, zorlamadım. Suçlamayı kabul etmiyorum." dedi.

Diğer şikayetçi Aytaç Baycan'ın beyanları sorulan Tanju Özcan, hakkındaki iddialara şöyle yanıt verdi:

"Bu toplantının içeriğini yukarıda açık açık anlattım. Kesinlikle bu şekilde bir söylentim olmamıştır. Kaldı ki ön inceleme raporundaki yazılı beyanında bu husustan bahsetmemiştir. Kaldı ki bu 2 şahıs dışında o toplantıda 10-15 kişi vardı. Konuşmalarımı bunlarda duydu. Bu ifadelerin yönlendirme ve soruşturmaya sonradan ilave edildiğini düşünüyorum.

Kesinlikle suçlamayı kabul etmiyorum. 7 yıllık belediye başkanlığım sürecinde toplantıda bu şekilde bir hitap tarzım olmadı.

Aytaç Baycan'ın yetkili olduğu bizim vakfımızın şirketi olan kısmıyla aralarında bir reklam anlaşması yapılmamış. Yapmış olduğumuz denetimlerde yukarıda belirttiğim gibi kişi veya firmaya özel denetimler değildir. Kaldı ki anlaşmamamın üzerinden 1,5 yıl gibi uzun zaman geçti ve bu süre içerisinde bizim sorumluluk bölgemizde ruhsat vermeye salahiyet sahibi olduğum ŞOK marketler şube açtı. Bu büyük firmalarla aramda böyle bir ticari anlaşmazlık ya da husumet olmasaydı izin verdirtmeyebilirdim.

Ancak böyle bir tavır içinde olmadığım için bu firmalar yeni şube açtılar. Bu yetkilisi olduğu firmalara ait şubeleri 5 gün süre ile faaliyetinin durdurulması konusunu ilk defa ifadem esnasında siz sordunuz, gerekçesini de bilmiyorum.

Bu konuda kararı belediye encümenimiz toplantı yaparak karar verir. 7 yıl süredir bu toplantılara vaktimin olmadığı için katılamıyorum. Bu kapandığını iddia ettikleri şirket yetkilileri tarafıma herhangi bir mağduriyetini tarafıma bildirmemiştir. Bir çok mühürlenen iş yeri sahibi tarafıma müracaat edip yaşadığı sorunları bildirmiştir. Tarafıma bildirilen tüm sorunları araştırılması için gerekli yetkili birimime talimatımı vermekteyim."

"TOPLANTI GÜNÜ TEKLİF YAPILMADI"

İfadesinin devamında şikayetçi Ahmet Gülsever'in hakkındaki beyanlarına yanıt veren Özcan, "İfademde belirttiğim gibi bu toplantıda kesinlikle teklifler dağıtılmadı. Sonraki günlerde ilgililere ulaştırıldığını biliyorum. Kaldı ki o gün benim talebime tamamı kendilerini bu konuda yetkili olmadıklarını genel müdürlüklerinden icazet almaları gerektiğini belirterek toplantıyı sonuçlandırmıştır. Kesinlikle bu toplantıda seve seve vereceksiniz diye bir söylentide bulunmadım." dedi.

Tanju Özcan, şikayetçi Gülsever'in hakkındaki beyanlarına ilişkin sorulara şöyle yanıt verdi:

"Ben toplantıda kendilerine genel müdürlükleriyle görüşmek istediklerini söylediler, benden cevap için süre istediler. Bende görüştükten sonra tekrar arkadaşlarla konuşursunuz diye cevap verdim. Ben bu şahsın iş yerlerine kesinlikle şahsi veya kasıtlı olarak denetlenmesi veya denetlenmemesi yönünde bir talimatım olmadı. İfadem esnasında Carrefoursa şubelerinin yetkilisi ile BOLSEV şirketinin anlaştığını sizden öğreniyorum. Bu tür konuların tamamını göremiyorum. Yetkili birimler gerekli işlemleri yapmaktadır."

"SAVCILIĞIN KENDİSİNİ İFADEYE ÇAĞIRDIĞINI SÖYLEDİ"

Hamza Dağ isimli şikayetçinin beyanları sorulan Özcan, şunları söyledi:

"Geçtiğimiz günlerde tanıştık. Kendisini daha önceden tanımıyordum. Yüz yüze tanışmışlığımız vardır. Ancak yakından tanımıyorum. Kesinlikle ben bu şekilde söylemde bulunmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum. Hamza isimli şahıs geçtiğimiz günlerde beni ziyaret etti. Savcılığın ifadeye çağırdığını ve yukarıda başsavcının yapmış olduğu yani ifade esnasında odaya girdiğini söyleyen şahıslardan bir tanesi Hamza'dır. Ben kesinlikle kimseye hakaret ve tehdit etmedim. Ayrıca toplantıda kesinlikle bir rakam konuşmadım. O yüzden ifadelerde değişik tutarlarda meblağlar söylenmektedir. Kesinlikle suçlamaları kabul etmiyorum.

Bana sorduğunuz Süleyman Can başkan yardımcısıdır. Aynı zamanda BOLSEV vakfının 5 kurucusundan biridir. Bu şekilde vakıf adına bu şahısla anlaşma yaparak bu şekilde işlem yaptığından bendim bilgim yoktur. Şu an ifadem esnasında öğrendim. Bu rakamı duysaydım anlaşmayın diye talimat verirdim."

Kendisiyle birlikte gözaltına alınan Süleyman Can, Ali Sarıyıldız, Ergün Temel, Hakan Yılmaz, Hüseyin Ekrem Serin, Cahit Görüş, Buse Özkan, Mehmet Ağan, Naim Ayhan, Sinan Pekcan, Tahsin Arslan ve M.Yasin Barğaç'ı tanıyıp tanımadığı ve belediye çalışıp çalışmadıkları sorulan Özcan, "M.Yasin Barğaç ismini çıkartamadım. Yüzünü görsem tanıyabilirim. Diğer şahısların tamamını tanırım. Belediyemizde değişik bünyede çalışmaktadırlar. Halen Ergün TEMEL' in belediyemizde bir bağı yoktur. Ancak kendisi eski belediye meclis üyemizdir." dedi.

"BENİ KORKUTARAK SİNDİRME AMACI VAR"

Hakkındaki soruşturmaya dair başka söyleyecekleri olup olmadığı soruşan Tanju Özcan, şunları söyledi:

"Bu hakkımda yürütüle soruşturmanın ve gözaltına alınmamın nedenini başsavcının kişisel husumetinin yanı sıra terör örgütü ile PKK ile hükümetin başını çektiği grubun bir ihanet sürecine gösterdiğim yüksek sesli tepkilerden rahatsız olunmasına ve bundan dolayı da beni korkutarak ve sindirmek amacıyla bu adli işlemin hakkıma tesis edildiğini düşünüyorum. Suçlamaların hiç birini kabul etmiyorum. Diyeceklerim bundan ibarettir. Dedi. Başka bir diyeceğinin olmadığını beyanla alınan ifadesini okudu/okutuldu doğruluğunu imzası ile tasdik etti."

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi