Merkez Bankası'na atanan iki isim kimdir?

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre Merkez Bankası Para Politikası Kurulu üyeliğine Prof. Dr. Yusuf Tuna, Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı'na ise Taha Çakmak görevlendirildi. Görevlendirilmenin ardından dolar, Türk Lirası karşısında hızla değer kazanırken yeni atanan iki ismin kim olduğu merak konusu oldu.

Yayınlanma:
Güncelleme: 14 Ekim 2021 09:23
Merkez Bankası'na atanan iki isim kimdir?

Merkez Bankası'nın yönetiminde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla bu gece Resmi Gazete'de yayımlanan kararla değişiklik yapıldı. Yönetimden üç kişi görevden alınırken yerlerine iki yeni isim atandı.

Taha Çakmak

Elazığ doğumlu olan Taha Çakmak'ın yeni görevi başkan yardımcılığı olacak. 2008 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun olan Çakmak, İngiltere'de bulunan Exeter Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptıktan sonra 10 yıl Türk Hava Yolları'nda (THY) çalıştı. Taha Çakmak, Ziraat Bankası İnsan Kaynakları Grup Müdürlüğü'nün ardından BDDK Başkan Yardımcılığı'na atandı.

whatsapp-image-2021-10-14-at-01-06-40.jpeg

Ziraat Bankası'nın sitesine göre hala Yönetim Kurulu üyesi olan Taha Çakmak, Ekonomist Dergisi'nin araştırmasına göre "En Güçlü 50 İK Lideri" sıralamasında 8'nci sıradaydı.

Yusuf Tuna

İstanbul Ticaret Üniversitesinde İşletme Fakültesi öğretim üyesi ve aynı zamanda Rektör danışmanı olarak görev yapmış olan Prof. Dr. Yusuf Tuna, 1959 yılında Trabzon'da doğdu.

yusuf-tuna-merkez-bankasi.jpg

Ankara İ.T.İ.A. Mali Bilimler ve Muhasebe Yüksek Okulu Ekonomi-Maliye bölümünden mezun olan Tuna, akademik kariyerine 1982 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Politikası Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi olarak başladı. TMSF ve BDDK kurul üyelikleri görevinde bulunan Tuna, 2014 yılında yaptığı bir açıklamada, enflasyonun yüzde 4-5 bandında tutulmasının hedeflendiğini ancak bunun bir türlü olamadığını belirtti.

Tuna, “Yıllardır bir faiz kıskacında boğulup gidiyoruz. Merkez Bankası, faizleri dramatik bir şekilde yukarı çekti. Bu arada döviz durmaya başladı. Bunun teorik olarak doğru ama pratik olarak yanlış olduğunu düşünüyorum. Merkez Bankası’nı yönetenlerin bankacılık refleksleri ile hareket etmemeleri gerekir. Merkez Bankası’nın faizleri yarım puan değil de 2-3 puan aşağı düşürmesi gerekir. Bu dövizi tetiklemez, Türkiye’nin döviz sorunu yok. Yeter ki siyasi istikrar olsun” değerlendirmesinde bulunmuştu.