‘Kız çocuğu okuyacak da ne olacak’ dediler: 41 yıl sonra üniversiteye başladı
Kayseri’de yaşayan, evli, iki çocuk ve iki torun sahibi Hanife Karasungur’un eğitim yolculuğu azmiyle dikkat çekiyor. 1982 yılında ilkokuldan mezun olan Karasungur, ailesinin “Kız çocuğu okuyacak da ne olacak?” düşüncesi nedeniyle eğitimine devam edemedi. Ancak yıllar sonra içinde kalan bu isteği gerçekleştirmek için yeniden kolları sıvadı ve tam 35 yıl aradan sonra ortaokul ve lise eğitimini açıktan tamamladı.
Eğitim tutkusunu bununla sınırlamayan Karasungur, üniversite sınavlarına girerek 2023 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü kazandı. İlkokuldan mezun oluşunun üzerinden 41 yıl geçtikten sonra yeniden öğrenci olan Karasungur, çocukları yaşındaki gençlerle aynı sıraları paylaşmanın heyecanını yaşıyor.
“Hiçbir şey için geç değil” sözünü adeta hayatıyla kanıtlayan Karasungur, şu anda üçüncü sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ediyor. Her gün okula gitmek için toplamda 30 kilometre yol kat eden Karasungur, azmiyle çevresine ilham veriyor.
"KIZ ÇOCUKLARININ OKUMASINA ÇOK SICAK BAKILMIYORDU"
Karasungur, hedeflerini paylaşarak, "Okul bittikten sonra gastronomi de okuyabilirim. Hiçbir şey için geç değil. İnsan bu hayatta hayal ettiği sürece vardır. Benim zamanımda 'Kız çocuğu okuyacak da ne olacak ki' dedikleri için okutulmadım. Babam muhafazakar bir insandı. O dönemlerde kız çocuklarının okumasına çok sıcak bakılmıyordu. Bu yüzden okuyamadım. Aslında çok okumak istemiştim. Erkek kardeşlerim okudu, ikisi de öğretmen oldu. Biz kızlar ise okutulmadık. 1982 yılında ilkokuldan mezun oldum. Bundan yaklaşık 35 yıl sonra açık öğretimden ortaokul ve liseyi tamamladım. Sonra 2023 yılında üniversiteye başladım. Yaklaşık 41 yıl sonra üniversite sıralarına adım attım. Bu kadar yıl sonra üniversiteye başlamak mükemmel bir duygu. Ben insanın hayal ettiği sürece var olduğuna inanan bir insanım. İnsan hayallerinin peşinden koştuğu zaman hem mutlu oluyor hem de kendini genç ve iyi hissediyor" dedi.
"15 KİLOMETRE YOL GELİYORUM"
Kendinden yaşça çok küçüklerle aynı sınıfta olmaktan mutlu olduğunu dile getiren Karasungur, "Çocuğum yaşındaki insanlarla aynı sıraları paylaşmak ve aynı ortamda bulunmak mükemmel bir duygu. Onlardan da çok güzel tepkiler alıyorum. Etrafımdaki öğrencilerin hepsi dünya tatlısı. Kiminin ablası, kiminin teyzesiyim. Hem okul hem de evle ilgilenirken çok da zorlandığım söylenemez. Biraz ulaşım konusunda zorlanıyorum. Ben merkezde oturmuyorum, Hisarcık’ta oturuyorum. Okula gelirken yaklaşık 15 kilometre yol geliyorum. Toplu taşımayla geldiğim zaman evden çıkıp okula gelmem yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Ama eşim evde olup müsait olduğu zaman beni okula kendisi bırakıyor. Bazen de okuldan kendisi alıyor. O yönden de eşim bana yardımcı oluyor" değerlendirmesinde bulundu.
Kendini denemek amaçlı üniversite sınavlarına girdiğini belirten Karasungur, şöyle konuştu: "Üniversite sınavına hazırlanarak girmedim. Liseyi bitirdikten sonra 'Ömrümde hiç sınav heyecanı yaşamadım, acaba nasıl olacak' dedim. 'Bir kendimi deneyeyim' diyerek sınava girdim ve bir puan aldım. O puanın işe yarayıp yaramayacağını da bilmiyordum. Üniversitedeki öğrenci işleri ile görüştüm. 'Ben böyle bir puan aldım, bu işe yarayacak mı, ne olur?' diye sordum. Öğrenci işlerinin yönlendirmesiyle rehberlik hocalarıyla görüşüp tercihimi o şekilde yaptım. Yaşım itibarıyla okulu bitirince bir meslek sahibi olmayacağım ya da çalışma hayatına atılamayacağım ama ben belli bir hedefe ulaşmaktan ziyade, bu hedefe giderken yürüdüğüm yolu sevdim. Hiçbir şey için geç değil. İnsan her şey için kendisine zaman ayırmalı."
'OKUL BİTTİKTEN SONRA GASTRONOMİ DE OKUYABİLİRİM'
Mezun olduktan sonra gastronomi de okumayı düşündüğünü de belirten Karasungur, "Aslında benim gönlümde yatan bölüm gastronomiydi. Üniversiteye başlarken burada gastronomi bölümü yoktu. O bölüm bu sene açıldı. Kim bilir, belki okul bittikten sonra kendimi orada da bulabilirim diye düşünüyorum. Aslında ilk tercihimi gastronomi bölümünden yana yapmak istemiştim. Kayseri’de 4 yıllık gastronomi bölümü olmadığı için yapamadım. Afyon’a tercih yapmak istemiştim. Bu duruma eşim ve çocuklarım razı olmadılar. Ben eşime 'Sen emeklisin, gidebiliriz. Çocuklar da evli. Bir şekilde gidip orada da öğrenim görebilirim' dedim ama onları razı edemedim. Belki okul bittikten sonra gastronomi de okuyabilirim. Hiçbir şey için geç değil. İnsan bu hayatta hayal ettiği sürece vardır. İnsan hayallerinin peşinden koştuğu sürece mutludur" ifadelerini kullandı. (DHA)