Kılıçdaroğlu: Demirtaş ve Kavala’nın serbest bırakılmasını istiyorsanız bize katılacaksınız

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Van'da gerçekleşen Belediye Başkanları Çalıştay'ında konuştu. Vanlılara seslenen Kılıçdaroğlu, "Düşüncesini ifade etti diye hapse atılan kişileri ya da düşüncesinden ötürü kimsenin hapse atılmasını istemiyorsanız, Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmasını istiyorsanız, Osman Kavala'nın serbest bırakılmasını istiyorsanız bize katılacaksınız" dedi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 28 Mayıs 2022 18:04

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Van'da CHP Belediye Başkanları Çalıştay'ında konuştu.

Kılıçdaroğlu, Van'daki konuşmasında yurttaşlara seslenerek, "Vanlı kardeşlerim bu bölgede huzur içinde yaşamak istiyorsanız bize katılın. Van'ın büyümesini, bölgenin yıldızı olmasını istiyorsanız bize katılın. Kayyum uygulamasına son verilmesini, seçimle gelenin seçimle gitmesini istiyorsanız, oyunuzun değeri olsun istiyorsanız bize katılacaksınız. Düşüncesini ifade etti diye hapse atılan kişileri ya da düşüncesinden ötürü kimsenin hapse atılmasını istemiyorsanız, Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmasını istiyorsanız, Osman Kavala'nın serbest bırakılmasını istiyorsanız bize katılacaksınız." dedi.

Kılıçdaroğlu'nun satırbaşları:

Türkiye’nin en güzel kentlerinden birinde, Van’da buluştuk. Van’ın bizim açımızdan özelliği, bir belediye başkanımızın bile olmaması. Ama Van’ı gezerken, değerli arkadaşlarım da gözlemlerini aktardılar, büyük bir kabul var. Herkeste bir beklenti var. Dolayısıyla bu beklentiyi, kabulü büyütmemiz gerekiyor. Bunu birlikte, beraber yapacağız. Sorunlar var, sorunların tümünün farkındayız. Sorunları çözmek gibi bir hedefimiz var, bir idealimiz var. Akılcı politikalarla sorunları çözmek istiyoruz. Sorunları çözerken kimsenin kimliğine inancına, yaşam tarzına kilitlenmeden, insanı insan olarak gören ve insanı bir değer olarak kabul edip o çerçevede sorunların çözümüne kilitlenen bir hedefimiz var.

Van’dayız, 7 bin yıllık bir tarihin üzerindeyiz. 3 bin yıllık Van Kalesi hala ayakta, dipdiri duruyor. Az önce Van Kedisini gördük. Otlu peynirini, şelalelerini gördük. Görkemli bir tarih var. Olağanüstü güzel bir coğrafyası var. Dolasıyla çok saygın, zengin bir kültürü içeren ve o kültürü koruyan Vanlı kardeşlerimiz var. Van’ın 16. yüzyılda önemli bir yazarı var. Fekiye Teyran. Bu yazar Yaşar Kemal’in ‘Karıncanın Su İçtiği’ romanında da geçen bir yazarımız. Masalları ve destanları en güzel anlatan yazarlardan birisi. Vanlı pek çok sanatçı var. Erol Evgin, Funda Arar, Sinan Çetin, gazeteci Fatih Altaylı, Mahmut Turgut fotoğrafçı, Uğur Yücel, Ruhi Su, İlker Kaleli gibi değerli sanatçıları, yazarları, çizerleri, romancıları, öykücüleri bünyesinde tutan bir kent.

Burası büyümeye hazır olan bir kent. Tek sorunu var. Van’a kilitlenen bir siyasal anlayış yok. Van biraz terk edilmiş, dışlanmış durumda; Van’ın sorunlarıyla ilgilenen bir siyasal anlayış yok. Ama Van’daki tabloyu ters yüz edip Van’ı büyütmek de bizim boynumuzun borcudur. Özellikle il başkanına söylüyorum.

Sınır ticareti Van'da çok önemli. Sınır ticaretinin gelişmesi için her türlü çabayı göstereceğiz. Vanlı kardeşlerime sözümdür. İktidarımızda, Millet İttifakı'nın iktidarında görecekler Vanlılar nasıl büyüdüğünü. Sadece Vanlıların değil söz veriyorum Türkiye'nin kaderini değiştireceğiz.

Bölgede yerel yönetimler ile ilgili ciddi bir sorun var. Kayyum ataması var. Kayyum atamasından duyulan ciddi bir rahatsızlık var. Vanlı kardeşlerime ve yine kayyum atanan bütün belediyelerin bulunduğu vatandaşlarıma seslenmek isterim. Kayyum uygulamasına karşıyız.

6 liderin bir araya geldiği ve kamuoyu ile paylaştığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem metninde de Kayyum uygulamasına son vereceğimizi, seçimle gelenin seçimle gideceği bir şekliyle ifade edildi.

CHP'li belediyelerin çalışmaları

248 belediye başkanımız var. Toplam nüfusun yarısından fazlasına CHP'li belediyeler hizmet veriyor. 2019'dan bu yana 4 milyon 800 bin haneye sosyal yardım yapıldı. Eğer bu sosyal yardımlar yapılmasaydı bugün çok daha ciddi sosyal patlamalar ile Türkiye karşı karşıya kalabilirdi. Var olan iktidar yapısının bizim topluma verdiği hizmetler dolayısıyla teşekkür etmesi lazım. Biz aynı zamanda çevreyi de savunan, çevrenin de değerini bilen gelenekten geliyoruz. CHP'li belediyeler kentteki insanların mutlu olmaları için ellerinden gelen bütün çabayı gösteriyorlar. Kreş sayımız 2019'da 162 iken bugün 316'ya çıkmış durumda. 20 yılda yurt sorununu çözemediler. Millete söz verdik 'Bir yılda yurt sorununu çözeceğiz' diye. Belediye başkanlarımız bu konuda büyük adımlar attılar. 2019'da 22 yurt varken 54'e çıkmış vaziyette. Üretim ve üreticiye de belediyelerimiz büyük destekler veriyorlar. 50 milyondan fazla meyve ve sebze fidesi 50 milyondan fazla dağıtıldı. 1800 tarım aracı dağıtıldı. 20 binden fazla küçük ve büyükbaş hayvan üreticilere dağıtıldı.

Bizim belediyelerin olduğu yerlerde bütün ibadethaneler temizdir, öyle tutulur. Sosyal yardımlar ve kreşler fakir mahallerinden başlayarak yapılıyor.

Baskılar, tehditler var. Soruşturmalar, belediye başkanlarımızın başarılarını kıskananlar var. Başarılarının önüne nasıl set çekebiliriz anlayışı var. Oysa akıllı bir yönetim belediye başkanlarının başarılı olmasını ister. O kadar ciddi bir önyargıya sahipler ki CHP'li belediyeler nasıl başarısız olur onun arayışı içindeler. Polis baskınları, ihbarlar, haksız eleştiriler yapılıyor. Bu engellemelerin hiçbirisi CHP'li belediyelerin hizmet vermesine asla ve asla engel olamayacaktır.

Erdoğan'ın 'Aç kalan yok' açıklaması

Erdoğan dün, 'Aç kalan yok' demiş. Hayatımda Türkiye gerçeklerinden bu kadar kopuk hiç kimseyi görmedim. Saraya baktığınızda hiç kimse aç değil. Bir değil beş yerden maaş alıyorlar. Sahaya inip vatandaşı görmüyorlar. Bugün sabahleyin Vanlı bir kardeşim medya aracılığıyla 'Kılıçdaroğlu acaba bizim eve gelebilir mi? Uzun süredir elektriğimiz yok, ödeyemiyoruz' demiş. Gittim ziyaret ettim. 'Yoksulluk diz boyu' dediler. Eğer sosyal devlet, sosyal devletliğini yapmazsa, bölge halkını bana oy vermedi diye cezalandırırsa Vanlılardan şunu bekliyorum bize katılacaksınız, bize destek vereceksiniz.

Açlık sınırının 6 bin 17 lira, asgari ücretin 4 bin 253 lira olduğu bir ortamda 'Vicdansızlık etmeyin Türkiye'de hiç kimse aç değil' sözünün ne kadar havada kaldığı ve Türkiye gerçeklerinden ne kadar kopuk olduğunu görüyoruz.

CHP'li belediyelere algı operasyonu

Biz denetimlerden çekinmiyoruz. Hiçbir belediye başkanı arkadaşım da denetimlerden çekinmiyor. Ama önyargı ile gelip, cezalandırma amacıyla gelip, polis baskınları yapıp algı yaratmaya çalışıyorlar. Belediye başkanı arkadaşlarımdan istedim 'Kaç soruşturma geçirdi belediye başkanlarımız' diye. Çanakkale Merkez Belediyemiz 2019'dan bu yana 78 kez denetlenmiş. Bursa Mudanya 35 kez. İzmir Çeşme 42 kez. Belediye başkanını nefes alamaz hale getiriyorlar.

Biz, halka hesap vermeyi namuslu bir görev kabul eden anlayıştan geliyoruz. Belediye başkanlarımız attıkları her adımı bilir, her harcamayı da belde halkına verirler.

'Sizin feriştahınız gelse bizi korkutamaz'

Türkiye'de ciddi sorunların olduğunu, iyi yönetilmediğini biliyoruz. Paramiliter güçlerle kendilerine yeni alanlar açtıklarının da farkındayız. SADAT ve benzeri kuruluşlarından birisi 'Biz bu vatanı Türkiye düşmanlarıyla iş birliği yapanlarla sandıkta teslim etmeyiz' demiş. Yani demokrasiye inanmıyoruz, ben izin verirsem iktidar olabilir diyor. Senin boyunu, posunu görmek isterim ben. Sen bu lafı ediyorsan arkanda birilerine güveniyorsan asla asla güvenmeyeceksin. Ne derlerse desinler. SADAT'ın önüne gittiğimde korkudan içeri kaçtılar. Biz savaş meydanlarında kurulan bir partiyiz, sizin feriştahınız gelse bizi korkutamaz.

'Bu memleketi kimseye soydurtmayacağız'

Dışarıya kaynak aktarıldığını da biliyorum. Ensar'dır, TÜRGEV'dir. Bu memleketi kimseye soydurtmayacağız. Makamı, mevkisi ne olursa olsun her karanlık odağın üstüne gitmek bizim görevimizdir.

'Bize katılacaksınız'

Vanlı kardeşlerim bu bölgede huzur içinde yaşamak istiyorsanız bize katılın. Van'ın büyümesini, bölgenin yıldızı olmasını istiyorsanız bize katılın. Kayyum uygulamasına son verilmesini, seçimle gelenin seçimle gitmesini istiyorsanız, oyunuzun değeri olsun istiyorsanız bize katılacaksınız. Düşüncesini ifade etti diye hapse atılan kişileri ya da düşüncesinden ötürü kimsenin hapse atılmasını istemiyorsanız, Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmasını istiyorsanız, Osman Kavala'nın serbest bırakılmasını istiyorsanız bize katılacaksınız.

Bu ülkeyi sevenler, çıkarını savunanlar beraber olmak zorundadır. Bu ülke için çalışmak isteyenler beraber olmak zorundadır. Doğu, Batı, Kuzey, Güney ayrımı yapmadan, toplumun her kesiminin kucaklanmasını istiyorsanız yine bize katılacaksınız. Unutmayın biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, halkın partisiyiz. Sizin çalışıyor, emek harcıyoruz.

Bu memlekette gerçekten adalet istiyorsanız, bir kişinin mağdur edilmemesini, herkesin aşı, işi olsun istiyorsanız, siz de iyi koşullarda hazırlanın diyorsanız tek bir adresiniz var. O adresin adı CHP'dir.

'Vatandaş nefes alamıyor'

Biz beraber olmak zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Kavgadan uzak durmak zorundayız. Beraber, birlik olursak hızla büyüyebileceğimizi göreceksiniz. Türkiye zengin bir ülke. Saman ithal eden bir Türkiye istemiyoruz biz. Şeker, buğday ithal eden bir Türkiye istemiyoruz biz. Yozgat’ın kokulu mercimeği varken dışardan mercimek ithal etmek istemiyoruz biz. Van’ın ovaları, yayları varken dışarıdan canlı hayvan ithal edilmesini, et ithal edilmesini istemiyoruz biz. Bizim halkımız, insanımız üretecek. İnsanımız zenginleşecek. Bunu istiyoruz. İstediğimiz şeyler bizim kişisel arzumuz değil. Toplum için, halkımız için istiyoruz. Hangi görüşten, hangi partiden olursa olsun herkes için istiyoruz. O açıdan bütün vatandaşlarıma tekrar seslenmek isterim. Evet, bir sorun var Türkiye’de. Evet vatandaşlar nefes alamıyor. Evet evlerde huzursuzluk var, ciddi bir işsizlik var. Evet gençler geleceği yurt dışında aramaya başladılar. Evet bilim insanları yurt dışına gitmeye başladı. Üniversiteler bilgi üretemez noktaya geldi. Bunların hepsinin farkındayız. Çiftçinin bir dilim ekmeğe muhtaç olduğu bir tablo karşımızda duruyor. Tarlaların ekilmediği bir Türkiye görüyoruz artık. Bir dönüşüme ihtiyacımız var. Bir değişime ihtiyacımız var. Bir ayağa kalkmaya ihtiyacımız var. Bir çalışmaya ve bir alın teri dökmeye ihtiyacımız var. Bunu yapacağız. Beraber yapacağız. Birlikte yapacağız.