Erdoğan: Ülkemizdeki enflasyon artışı nispeten diğer ülkelerin altında kaldı

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısında konuştu. "Ülkemizin hiçbir kesimini enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz" diyen Erdoğan, "Ülkemizdeki enflasyon artışı nispeten diğer ülkelerin altında kaldı" ifadesini kullandı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 12 Ocak 2022 14:49

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu.

Erdoğan "Ülkemizde de elbette enflasyon sorunu vardır. Üstelik Türkiye enflasyona ilave olarak döviz kuru dalgalanması gibi can yakıcı bir sorunla boğuşmuştur. Enflasyon artışı nispeten diğer ülkelerin altında kalmıştır. Kurda olduğu gibi enflasyonda da ekonominin gerçekleriyle uyuşmayan şişkinliğin bulunduğu açıkça ortada. İnşallah bu şişkinliği ortadan kaldırarak milletimizin haksız fiyat artışlarının altında kalmasının önüne geçeceğiz " diye konuştu.

Erdoğan'ın satırbaşları şöyle:

Konuşmama, Şanlıurfa sınırında şehit olan Mehmetçiklerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum. Nerede aklınıza bir terör bölgesi geliyor ise bizler Mehmetçik ile, polis ile, korucularımız ile var olmaya devam edeceğiz. Milli Futbolcu Ahmet Çalık'a Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Bu süreçte bizim ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, nasıl yaptığımızı anlamak hem geçmişi hem de küresel gelişmeleri yakından bilmek gerekiyor. Türkiye'nin Osmanlı döneminde başlayan ve Cumhuriyetin ilk döneminde de süren sanayileşme hamlesinin önünün nasıl kesildiğini hatırlayın. Türkiye'yi köksüz bir ağaç gibi kurutmaya çalışanların ayak oyunlarını hatırlayın.

Türkiye'de hangi dönemde her kim ülkenin makus talihini değiştirmek için adım atmış ise başına gelmeyen kalmamıştır. Menderes'in akıbeti dar ağacında nihayete ermiş, Erbakan'ın Özal'ın önleri darbelerle kesilmiş. AK Parti'nin yılları bu habis zihniyet ile mücadele ile geçmiştir. Biz yaşadıklarımızı unutursak diğer insanlar elbette unutur.

Ülkemizin uluslararası alanda nasıl kuralsız, ahlaksız tuzaklara tecrit edilmeye çalışıldığını unutmadık.

Siyasi ve sosyal kaos denemelerini, PKK'dan DEAŞ'a kadar tüm terör örgütleri kullanılarak şehirlerimize ve sınırlarımıza dayatılan saldırıları birer birer bertaraf ettik. Biz milletimiz ile istiklalimize sarıldıkça, teslim olmadıkça, saldırıların cephesi daha da genişledi.

Savunma sanayii ürünlerinde ve çeşitli ticaret ürünlerinde ülkemize karşı uygulanan örtülü ambargo başka bir boyuta ulaşmıştır. Bu süreçte de önlemlerimizi alarak, mücadele saflarını sıklaştırdık. Serbest piyasa ekonomisi kurallarına uymayan bu tabloyu düzeltmeye başlarken koronavirüs salgını ortaya çıktı.

Türkiye koronavirüs sürecinde süratli ve etkin bir şekilde kendini korumaya almıştır. İmalatı ve istihdamı ayakta tutmayı esas alan yönetimimiz ile salgın döneminde son derece başarılı bir yönetim sergiledik.

Salgın süreci küresel ekonominin 2008 finans krizi ile bozulmuş dengelerini daha sert şekilde altüst etmiştir. Enerji ve gıda fiyatları başta olmak üzere EMTIA fiyatlarının yükselmesi ile gelişmiş ülkeler 5 katı, 7 katına çıkan enflasyonlar ile karşı karşıya kalmıştır. Tarihlerinde görülmemiş oranlara ulaştılar. Ülkemizde de enflasyon sorunu elbette vardır. Türkiye döviz sorunu gibi can yakıcı bi sorunla da boğuşmuştur. Enflasyonda da döviz kurunda da olduğu gibi ülkemizin gerçekleri ile uyuşmayan bir şişkinlik olduğu açıktır. Bu enflasyondaki bu şişkinliği aşacağız.

Ülkemizin hiçbir kesimini enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz. Enflasyon durumuna göre Temmuz ayında çalışanlarımızın durumlarını yeniden gözden geçireceğiz. Fahiş fiyata karşı her alanda ciddi tedbirler almaya başladık. Özel okullardaki artış tabanını yüzde 36 seviyesi ile sınırladık. Bay Kemal çıkmış bununla ilgili konuşuyor. Bu iş bizim işimiz, gerekeni yaptık. Sen geriden geliyorsun.

Biz çalışıp ürettikçe, büyüdükçe karşımızdaki sorunlar da küçülecek. Önceliğimiz istihdamı artırarak hedeflerimizi birer birer yerine getirmektir. Alınan tüm tedbirlerin istihdamı korumaya yönelik olduğuna dikkatleri çekmek istiyorum. Biz salgın döneminde 2 milyon 700 bin ilave istihdam ile onların başaramadıklarını başardık. Bizi bu yoldan alı koyacak hiçbir tehdide boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.

Biz bu zamana kadar laf ile değil, icraat ile milletimizin karşısına çıktık. Önümüzdeki yaz ayında bu fedakarlık ve çalışmalarımızın karşılıklarını hep birlikte almaya başlayacağız. İşte o zaman 2023 Türkiye için tarihi bir dönüm noktası ve unutulmaz bir bayram haline dönüşecektir.

Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı

CHP'nin bunca muhalefet döneminde bir vizyon ortaya koyduğunu gören var mı? Alternatif teklif getirdiğini duyan var mı? Milletimizin derdine derman olduğunu duyan, bilen var mı? Yok. Ne işe yarar bu CHP? Bunun cevabını başındaki zata bakarak anlayabilirsiniz. CHP'nin başındaki zat yalan ve çarpıtma siyaseti ile milletimizi güldürüyor. Anlaşılan ülkede komedyen eksiği var ki CHP'nin başındaki zat orayı doldurmak için tüm gücüyle çalışıyor.

Bu zat, Şanlıurfa'nın CHP'ye geçmesi halinde elektriğin bedavaya verileceğini söylüyor. Madem CHP Genel Başkanı'nın böyle bir hayali var. Biz de kendisine yardımcı olalım dedik. Arkadaşlarımıza talimat verdik. Nerede CHP'li belediye varsa çiftçiye bedava elektrik verilmesini teklif edelim dedik. Maksat Kılıçdaroğlu'nun sözünü yerde bırakmayalım. CHP Genel Başkanı'nı kendi tabanı ve millet nezdinde mahçup etmeyelim. Gerçi ilk başladığımız yerde 'Gidin onu Kılıçdaroğlu'na sorun' deseler de, belediye başkanının CHP Genel Başkanı'nın vaadinden haberi yok herhalde.

Değerli arkadaşlar, karşımızda böylesine ağzından çıkan sözden habersiz, gerçekler yüzüne vurulunca böylesine tepkisiz, milletin beklentilerine cevap vermekten bu kadar uzak bir muhalefet tipolojisi var.

Türkiye enflasyonun da boynunu kırar, döviz kurunu da zapturapt altına alır, büyümesini de artırır. Gerekirse dünyaya da meydan okur ama muhalefet sorununu nasıl çözer işte onu bilmiyoruz. Sorsanız ülkenin yönetimine talipler ama daha ortada bunu yapacakları bir isim, program, vizyon yok. Güya bu zatın öncülüğünde 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı'na karşı bir ittifak kuruluyor. Daha bizim karşımıza çıkaracakları adayın kim olacağı hususunda anlaşamıyorlar. CHP'nin kendi içindeki adaylık mücadelesi neredeyse saç saça baş başa kavgaya dönüşmüş durumda. Yakında adliyelik olurlarsa şaşırmayın.

Önceki gün alçaklık bayrağını bay Kemal'in başka bir yardımcısı devraldı. FETÖ ile Allah lafzını yan yana kullanarak ne kadar habis bir zihniyete sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Bırakın artık dinimizi istismar etmeyi. Dürüst olun, dürüst. Artık bu yaptıklarınız tutmuyor, bunlar artık geçerli değil.

HDP'li Güzel açıklaması: Gereği yapılacaktır

Ortaklarınızdan bir tanesi soyadı neyse. Terör örgütünden birisi ile tutuşuyor. Resimler yayınlanıyor. Günlerdir izledik, izlediniz. Ne yazık ki PKK'nın bir uzantısı olarak bu kadın parlamentoda. Biz bununla ilgili olarak Karma Komisyon'a süratle gönderdik, gereği yapılacaktır. Biz parlamentomuzda bu tür birilerini görmek istemiyoruz.

Cumhur İttifakı gereken her şeyi söyledi. Bay Kemal sen neden susuyorsun, İP sen neden susuyorsun, HDP sen neden susuyorsun? Bir şey söylerler ya da söylemezler, biz gerekeni yapacağız. Milletimize bunları anlatacağız. Bu teröristlerden oluşan parlamento demokratik bir parlamento olamaz. Parlamentoya demokrasiyi egemen kılmamız lazım.

'Hesaplaşma yapacaklar'

Şu anda Edirne'deki en büyük hesabı İmralı'dakine verecek. Onların da kendi içinde ayrı bir hesaplaşmaları var. Bu hesaplaşmayı da yapacaklar.

Elinde silahı olan teröristi ipini kaptıran siyasetçi, tercihini kandan ve zulümden yana kullanmış demektir. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir siyasete, siyasetçi tayfasına müsamaha gösterilemez. Bu hususun demokrasi ile hakla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu teröre sırtını dayamak ya da teröre karşı durmak meselesidir. Sözde milliyetçi diğer ittifak ortağı şehit yakınlarına sövmekle meşguldür. Bu parti biraz daha böyle devam ederse ciddi bir kimlik bunalımına sürüklenecektir. Bu ucube yapıya yaranmak için çırpınan diğerlerinin durumunu da ibretle izliyoruz.

Milletimize karşı en büyük vebalimiz Türkiye'yi bu ucube ittifakın eline bırakmamaktır. Ülkemizin bu tarihi yol ayrımında yeniden eski kaos günlerine dönmesi milletimizin başına gelebilecek en büyük felakettir.