Dilek İmamoğlu süreç raporundan örnek verdi, iktidara çağrı yaptı: Samimiyseniz yasaları uygulayın
19 Mart operasyonunda gözaltına alınarak isimlerin yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı, 26. buluşmasını Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirdi. Buluşmada, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu da konuşma yaptı.
Dilek İmamoğlu, sözlerine “Mübarek Ramazan ayının ilk haftasında, Aile Dayanışma Ağı’nın buluşmasında, sizlerle bir arada olmanın derin anlamını yüreğimde hissediyorum. Ramazan ayı sadece bir zaman dilimi değil, vicdanın konuştuğu, merhametin çoğaldığı, insanın insana daha çok yaklaştığı müstesna bir aydır.” ifadeleriyle başlayarak “Aynı sofrada buluşmanın eşitliğini, paylaşmanın bereketini, sabrın olgunlaştırıcı gücünü bize yeniden hatırlatır” dedi.
“Ramazan ayı sadece aç kalmayı değil, doğru söz söylemeyi, iftiradan uzak durmayı, kul hakkının ağırlığını bilmeyi öğretir. Bu ay sadece sofralarımızı değil kalplerimizi de birleştirir.” diyen Dilek İmamoğlu, “Bu yüzden Ramazan’ın ülkemize huzur, barış, adalet, bereket getirmesini diliyorum. Çünkü bugün en çok ihtiyacımız olan şey tam da budur” sözlerini sarf etti.

“SEVDİKLERİMİZİN YOKLUĞUNUN SESSİZLİĞİYLE BAŞ BAŞAYIZ”
İmamoğlu, sözlerinin devamında “Geçen yıl 18 Mart 2025’te iftar sofrasında sevdiklerimizle bir aradayken eşim Ekrem İmamoğlu’nun 30 yıllık diploması iptal edildi. Ertesi gün, 19 Mart 2025’te, sahurdan hemen sonra bir şafak operasyonuyla gözaltına alındı” ifadelerini kullanarak “Daha önce, 6 Mayıs 2019’da, yine Ramazan’ın ilk gününde, milletin iradesiyle kazanılmış İBB seçimleri iptal edilmişti. Ve bugün, bir Ramazan gününde, bu kez iftar sofralarımızda eksik tabaklarla, boş kalan sandalyelerle sevdiklerimizin yokluğunun sessizliğiyle baş başayız” dedi.
Dilek İmamoğlu'ndan Adalet Bakanlığı'na çağrı: Derhal tahliye edilsin
“Bizler sadece kendimiz için değil, ailelerimiz için adalet istiyoruz, geleceğimiz için yan yanayız. Aile Dayanışma Ağı, bu ülkenin vicdanının somutlaşmış halidir. Burada yalnız insanlar değil, umutlar buluşuyor, yaralar sarılıyor, yalnızlık dayanışmaya dönüşüyor” sözlerini sarf eden İmamoğlu, “Her geçen hafta büyüyen bir kalabalık, adalet arayışının ne kadar gerçek olduğunu gösteriyor. Birbirimize güç vererek adaletin yeniden işleyeceği güne olan inancımızı diri tutuyoruz.” açıklamasında bulundu.

“YARGILAMAYI TUTUKSUZ YAPIN” ÇAĞRISI!
Bugün yaşanan sürecin hukuki olmaktan çok siyasi bir nitelik kazandığını vurgulayan Dilek İmamoğlu, “İktidara muhalif siyasetçilerin hiçbir somut delil olmadan tutuklandığını herkes görüyor. Süreç, gizli tanık beyanlarıyla ve özgürlüğünden mahrum bırakılmış kişilerin baskı altında verdiği sözde ifadelerle, iftiralarla ve hiçbir somut delile dayanmayan söylentilerle yürütülüyor.” ifadelerine yer verdi.
Dilek İmamoğlu, açıklamasının devamında toplumun adalet duygusunun derinden sarsıldığına dikkat çekerek “Hukukta tutuksuz yargılama esastır, tutukluluk istisnadır. Buradan haykırıyoruz, kaçma şüphesi olmayan sevdiklerimizi bırakın. Yargılamayı tutuksuz yapın. Hüküm verilmeden cezalandırmaya dönüşen uygulamadan vazgeçin” çağrısında bulundu.
Dilek İmamoğlu'ndan tüm partilere diploma tepkisi: Daha ne kadar 'görmemek' tercih edilecek
“Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrası Komisyonu aylardır toplanıyor. 2 gün önce bir rapor açıklandı, bu rapora AKP ve MHP de imza attı. Raporun 7’nci bölümü, demokratikleşmeyle ilgili önerilen kısmında ne yazılmış , size aynen okuyorum” diyen Dilek İmamoğlu, şu ifadeleri aktardı:
“Anayasamıza göre, Anayasa Mahkemesi kararlarının, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ya da kişilere bağladığı noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına eksiksiz uyulmasının önemi ortadadır. AİHM ve AYM kararlarının eksiksiz uygulanması sağlanmalıdır. Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmelidir ”

“BU HUKUKSUZLUĞA SON VERİN”
Dilek İmamoğlu, “Tüm bu okuduklarım zaten mevcut Anayasamızda mevcut olan düzenlemelerdir. Zaten yapılması gereken budur. İktidarın ve yargının tek yapması gereken, Anayasamızı ve yasalarımızı uygulamaktır.” ifadelerini kullandı ve “Bu raporun altında iktidarın imzası var, TBMM Başkanı’nın imzası var. Eğer gerçekten samimiyseniz, derhal, şimdi uygulayın. Bu eziyete, bu hukuksuzluğa son verin. “AYM kararlarını, AİHM karalarını uygulayın. Seçilmişleri ve yol arkadaşlarını tutuksuz yargılayın.” sözlerini sarf etti. (ANKA)