Dilek İmamoğlu'ndan tüm partilere diploma tepkisi: Daha ne kadar 'görmemek' tercih edilecek
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, İmamoğlu'nin diploma davasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
MHP, İYİ Parti, DEM Parti, Deva ve Gelecek Partileri başta olmak üzere tüm siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarını etiketleyerek sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Dilek İmamoğlu, "Bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliklere daha ne kadar sessiz kalınacak?" çağrısında bulundu.
Dilek İmamoğlu'ndan Adalet Bakanlığı'na çağrı: Derhal tahliye edilsin
"DAHA NE KADAR SESSİZ KALINACAK?"
Dilek İmamoğlu'nun paylaşımında, şu ifadelere yer verildi:
“Cumhuriyet İlkelerinin ve Değerlerinin Koruyucusuyuz’’ diyen; köklerini 1453’e dayandıran, modern kurumsal yapısıyla 92 yıllık bir üniversite olan İstanbul Üniversitesi bu ülkenin en büyük hafızalarından, en köklü kurumlarından biriyken Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptalini göze alması, yalnızca bir kişiye yönelen bir işlem olarak görülemez.
Bu yapılan; kurumsal itibarın, hukuka güvenin, devlet sürekliliğinin ve toplumun yarın duygusunun aynı anda riske atılmasıdır. Bir diplomayı iptal etmek pahasına göze alınan şey, nasıl bir yıkımdır; nasıl bir risktir? Çünkü mesele artık tek bir dosya değildir: Mesele hukuk güvenliğidir. Mesele, kazanılmış hakların bir günde tartışmalı hale gelebilmesi ve “Bugün ona, yarın kime?” sorusunun herkesin hayatına yerleşmesidir.
Üstelik bu tablo, yalnızca son 1,5 yılın meselesi de değildir. 2019’dan beri Ekrem İmamoğlu’na yönelen baskılar, tartışmalar ve süreçler; ailelerin de taşımak zorunda bırakıldığı bir yıpranmaya dönüştü. Şimdi sorulması gereken soru çok açıktır: Bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliklere daha ne kadar sessiz kalınacak? Daha ne kadar “görmemek” tercih edilecek, daha ne kadar suskunluk normalleşecek? Adalet için, devlet için, toplumun refahı için, çocukların geleceği ve ülkenin yarını için ne zaman konuşulacak? Ne zaman “Hukuk herkes için” denilecek? Çünkü başka bir ülke yok, başka bir gelecek yok. Ve adaletin gecikmesi, yalnızca bir zaman kaybı değil; toplumun ortak vicdanında büyüyen bir yaradır."