Halk TV Canlı Yayın
Deniz Baykal ‘sır görüşmeyi’ anlattı
"Ben anayasa değişikliği konusunda öncülük yaparken ne Sayın Erdoğan ile doğrudan ya da dolaylı temasım oldu ne de bir başkasından bu konuda telkin aldım".7 Haziran seçiminden 3 gün sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan...

"Ben anayasa değişikliği konusunda öncülük yaparken ne Sayın Erdoğan ile doğrudan ya da dolaylı temasım oldu ne de bir başkasından bu konuda telkin aldım".

7 Haziran seçiminden 3 gün sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşme gündeme bomba gibi düşen CHP’nin eski genel başkanı Deniz Baykal Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’e konuştu. Baykal, genel başkanlıktan istifa etmesiyle sonuçlanan kaset komplosuyla ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Baykal 2 yıl önce yaptığı “Bunun Başbakan’ın bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını düşünüyorum” sözlerini son görüşmede de yinelediğini açıkladı. Görüşmenin bununla ilgili olmadığını hatırlatan Baykal “Hâlâ aynı kanaatteyim, o ayrı bir iş. O bununla ilgili değil. Bu devlet işi.” dedi.

“SIR GÖRÜŞMEYİ” ANLATTI

Baykal 2003 yılında Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı olduğu ve Başbakanlık için formül arandığı günlerde onunla yaptığı tarihi görüşmeyi de açıkladı.

Baykal o görüşmeye ilişkin soruya “Sayın Erdoğan’ın milletvekili seçilmesinin önündeki engel olan anayasa değişikliğinin kaldırılmasına yönelik değişiklik 27 Aralık 2002 tarihinde tamamlandı. Bundan 4 gün sonra, yani 31 Aralık 2002 tarihinde 24980 sayılı Resmi Gazete’de yayınlandı. Bizim işimiz bitti, benim işim o kadardı. Peki söylediğin balıkçı buluşması ne zaman oldu? 22 Şubat 2003’te. Neredeyse 2 ay sonra. Ben anayasa değişikliği konusunda öncülük yaparken ne Sayın Erdoğan ile doğrudan ya da dolaylı temasım oldu ne de bir başkasından bu konuda telkin aldım.” dedi.

“TEZKERE GÖRÜŞMESİYDİ”

Baykal sözlerini şöyle sürdürdü; “1 Mart tezkeresi öncesinde oldu o buluşma. Ben o sırada tezkereye şiddetle karşı çıkıyordum ve AKP üzerinde de belli bir etki sağlanmış bu konuda. Tezkerenin reddedilmesinin doğuracağı siyasi sonuçlar ne olabilir, çıkacak güçlükler karşısında ne olabilir? AKP’nin gerçek kurucusu bunları benimle konuşma ihtiyacı hissetti. Orada bir şey verdi de, kıyaktı da… Bunların hepsi boştur. Siyaseti bu dedikodulardan arındıralım.”