Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu ortak basın toplantısında konuştu

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti. İki lider görüşmenin ardından basın açıklaması düzenledi. Davutoğlu, "Erken seçim değil, hemen seçim diyorum" dedi. Kılıçdaroğlu da Bahçeli'ye çağrıda bulunarak, "İçinde bir damla millet sevgisi varsa seçimin yolunu aç" ifadelerini kullandı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 24 Kasım 2021 00:39

Muhalefet, döviz kurlarındaki yükseliş ve ekonomideki darboğazı konuşmak için görüşmelerini hızlandırdı. CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve beraberindeki heyeti, CHP Genel Merkezi'nde ağırladı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ortak basın toplantısında erken seçim vurgusu yapıldı. Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslenerek, "Seçimin yolunu aç" dedi.

Davutoğlu, "Bugün yaşadığımız tablo iktidarın yanlış politikalarının ürünüdür" dedi. Davutoğlu, iktidara çağrıda bulunarak, "Artık bu yanlış yolda devam etmeyin, ülkeye de ekonomiye de zarar verirsiniz" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu'nun açıklamaları şöyle:

Krizin gerçek mahiyetini anlayamadılar. Yaşadıklarımız herhangi bir ekonomik kriz olarak yansıtılamaz. Herkes dışarıdan bir saldırıdan bahsediyor. Bu tablo, iktidarın yanlış politikaların ürünüdür. Dışarıdan müdahale olsaydı, Erdoğan bilir, 1 Mart tezkeresi reddedildiğini ülkede kriz beklentisi oluştu ama dolar 1.62 çıktı geri döndü.
Hükümete bir çağrıda bulunmak istiyorum. Artık bu yanlış yolda devam etmeyin:

Türk lirasının değeri onurumuzdur. Bugün yaşanan gelişmelerle elinde fırsatçı şekilde dolar biriktiren bir kitle ile Türk lirasını cebinde taşıyan milyonlar arasında geniş bir uçurum vardır. Bir tarafta dolarla yaşayanlar, bir yandan da Türk lirası ile yaşayanlar arasında gelir adaletsizliği var.

Dolar karşısında her gün Türk lirasının değerini düşüreceksiniz sonrada dış mihraklara kafa tutuyoruz diye bunlar yaşanıyor diyeceksiniz.

Bütçe artık geçerliliğini yitirmiştir. Türkiye ödemeler düzeni sarmalına giriyor. Bunun sorumlusu bu yönetim biçimidir. Her açıklama füze gibi Türk ekonomisini vuruyor.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları ise şöyle:

11 Ağustos 2018'de bir ekonomik kriz çıkacağını açıklamıştım. Bir şey yapılmadı. Arkasından 18 Mayıs 2020'de ekonomik buhrandan nasıl çıkarız diye 16 maddelik bir açıklama yaptım.

Ve geldik bu tablodan sonra kara kış fonu kurun, önlem alın diye çağrıda bulundum. Açık ve net piyalarda yangın var. Piyasalar durmuş vaziyette, en küçüğünden en büyüğüne herkesin kafasında kocaman bir soru işareti var. Kimse önünü göremiyor. Bugün partide oturup toplantı yaptılar, neden daha önce toplanmadınız?

Türkiye Cumhuriyeti bir kişiye devredilebilir mi? Böyle bir devlet geleneği Mete Han'dan beri hiç olmamıştır. Fiyat istikrarından sorumlu kurum fiyat istikrarını sağlayamıyor. Yetkisi elinde alındı, kim aldı? Erdoğan aldı bir kararname ile...

Böyle bir tabloyu görmedim, yaşamadım da. Öyle bir noktadayız ki, döviz kuru elektrik sayacından daha hızlı çalışıyor.

Bu kafayla bu ülkenin sorunlarını çözemezler, kapasitleri yoktur. Fatura vatandaşa çıkıyor.

Bu ülke bizim ülkemiz, başka gidecek bir yerimiz yok. Dolayısıyla bir araya gelmeliyiz. Türkiye'yi bu karanlık kuyudan çıkarmalıyız. Cumhuriyet'in bütün deneyimleri var, buradan çıkılabilir.

Seçim. Millete niye güvenmiyorsunuz ya? Neden kaçıyorsun? Türkiye en derin krizlerinden birini yaşıyor. Suçu dış güçlere atıyorlar. Türkiye bu kadar zayıf mı ya? Milli diyorlar, yerli diyorlar; bunlar ne yerlidir ne de millidir. Bir insan kendinde olmadığı bir şeyi dillendirir.

Halktan tamamen kopmuş olan Bahçeli'ye seslenmek isterim; İçinde bir damla millet sevgisi varsa seçimin yolunu aç."