ÇHD Davası'ndan 'Spider Man' çıktı: Örgütü örümcek adam ile mi yönetecekmiş?

ÇHD Davası'ndan 'Spider Man' çıktı: Örgütü örümcek adam ile mi yönetecekmiş?
22 sanıklı ÇHD Davası'nda bugün karar çıkması bekleniyor. Davada savunma yapan avukatlar dijital delillerdeki şüphelere dikkat çekti ve dijital delilden çıkan filmleri işaret etti. Güçlü Sevimli müdafi olarak söz alan Avukat Ali Şafak, "İçinden Spider Man filmi çıktı, örgütü örümcek adam ile mi yönetecekmiş bu adamlar?"

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile avukatlar Barkın Timtik ve Oya Aslan'ın tutuklu olarak yargılandığı toplamda 22 sanıklı davada bugün karar çıkması bekleniyor. Dün gerçekleşen duruşmada mahkeme başkanı 5 avukata söz verdiği gerekçesiyle müdafiye söz vermeyeceğini belirterek salonu terk etmişti.

200'ü aşkın avukat duruşma salonunda

ÇHD, davanın detaylarını paylaştığı Twitter hesabından, duruşma salonunda 200’ü aşkın jandarmanın da olduğunu paylaştı.

Avukat Murat Yılmaz, “Bugünkü talebimizi ileteyim size. 5. gününe geldik, ne bir gerginlik yarattık ne başka bir şey yaptık. Dün bize parmak sallayarak jandarmaya müdahale emri verdiniz. Bugün buraya silahlı askerler yığdınız. Adil yargılanma hakkımızı ihlal ediyorsunuz" dedi.

Yılmaz, "Bu tartışmaları yapmamızın sebebi meslektaşlarımızın hakkını savunma irademizden kaynaklanıyor. Siyasi davalar böyle görülüyor, bundan geri adım atamayız. Sorup durdunuz, 'FETÖ sizi neden hedef alsın?' diye. Bizi yalnızca o cemaat değil, siyasi iktidarın her bileşeni bizi tehdit olarak görüyor. İşkenceye, yağmaya, talana karşı dururuz. Usule aykırı ifadeye itiraz eder, suç duyuruları yaparız. Hedef alınmamız bundan. Betül Vangölü Kozağaçlı hakkında kısaca beyanda bulunacağım. Aleyhine delil diye Ulucanlar Katliamına ilişkin yaptığı basın açıklamasını koymuşsunuz. Katliamdan mahkum olanlar ceza aldı, tazminat ödedi; bizi nasıl suçluyorsunuz? Betül Vangölü Kozağaçlı ile ilgili elle tutulur tek delil olmadığı için iddianamede aleyhine iddia bile yok, yalnızca ceza talep ediyorlar. Meslektaşlarımız beraat etmelilerdi" diye konuştu.

Mahkeme heyetinin talimatıyla jandarmaların büyük bir kısmı dışarı alındı.

'Örgütü örümcek adamla mı yöneteceklermiş?'

Güçlü Sevimli müdafi olarak söz alan Avukat Ali Şafak, "Dün meslektaşlarım dijitalde ne olmadığını anlattı, ben de size dijitalde ne çıktığını anlatayım. İçinden Spider Man filmi çıktı, örgütü örümcek adam ile mi yönetecekmiş bu adamlar? İddianameye bakın, hangi fiille örgüt üyeliği ile suçlamışlar meslektaşımı? Örgüt üyeliği için oturup kıstas yazıp duruyorlar Yargıtay'da, dosyada hangisi mevcut? Müvekkile yalnız hapishane ziyareti yaptığı iddiası yöneltmişsiniz. Bizi avukatlığımızla yargılıyorsunuz" ifadesini kullandı.

Şafak şunları kaydetti:

Bize kumpas kurmayacaklar da kime kuracaklar? Kolluğun gözüne ışık tutan adamlarız bizler. Kral çıplak diyoruz. Elbette bize kumpas kuracaklar. Bir de propaganda suçlaması yöneltmişsiniz. AİHM'den hak ihlali kararı alıp duruyorsunuz, hâlâ ifade özgürlüğü ile propaganda arasındaki ayrımı öğrenemediniz.

'Mahkemeye gelmeyen tanık yok hükmündedir'

"40 tane tanık yazmışsınız, dörtte birini savcılık tek başına dinlemiş, savcı da cımbızlaya cımbızlaya iddianameye almış. Biraz bundan konuşalım" diyen Oya Aslan müdafi olarak Avukat Uğur Keşküş şunları söyledi:

Talimat ile dinlenen tanığa bakın, olay sıralamasını inceleyince o tarihte Oya'nın 17 yaşında olduğu ortaya çıkıyor. Alın size tanık... Diğer tanık bir başka dosyadaki ifadesinde demiş ki, işkence ve tehdit altında ifade verdim diyor, alsanıza dosyanıza bunu da. Dosyanıza bir tanesini getirmediniz tanıkların. Senede bir tane getirseniz, 9'unu burada da duymuş olurduk. Akın Gürlek karar kurmuş, "bir daha dinlememize gerek yok" diyor. Tanık, Mahkemeye çıktığında ilk kez dinlenmiş olur, Mahkemeye gelmeyen tanık yok hükmündedir. Tanıklardan bazılarının ifadeleri firari savcı Adem'in iddianamesindeki aynı ifadeleri belirtmiş. Biz hiç görmedik onları. O tanığın savcı Adem olduğunu düşünüyoruz.

Avukat Şiar Rişvanoğlu, Güray Dağ müdafi olarak söz aldı. Rişvanoğlu, "Savunmama başlamadan evvel sizden meslektaşlarımıza can gözüyle bakmanızı istiyorum. Afşar Timuçin'in dediği gibi, "profesör gibi değil, can gibi bak." Bu meslektaşlar, yeryüzünün en fedakâr insanları. Tüm kariyerlerini, mesleklerini, hayatlarını işçilerin ve yoksulların hak mücadelesine adamışlar. Bütün iddianame hazırlayan savcıları, bütün karar veren heyetleri bunların yalan olduğunu biliyorlar ancak bizler size gerçeği anlatmak için buradayız, gerçek tam karşınızda. Savcıya soru soracağım, cevap vermeyebilir. Siz sayın Heyet de sormalıydınız: "... Yukarıda anlatıldığı üzere örgüt üyesi oldukları..." Baktınız mı mütalaaya, yukarısında yazı yok. Zahmet edip kes yapıştır bile yapmamış" dedi.

Rişvanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu Hollanda Belçika belgeleri dediğiniz şeyler bana küçüklüğümdeki bir tekerlemeyi anımsatıyor: "İsveç Norveç Danimarka Belçika Belçika Hollanda". Bu belgeler bundan başka şey anlatamaz, anlatmıyor. Az önce Selçuk'un dediği gibi, bu salondaki askerleri halk çocuğu olarak görüyoruz; ancak bu fezlekeyi hazırlayanlar gibi işkenceci, sahtekar, devrimci düşmanı, halk düşmanı, Kürt düşmanı, Alevi düşmanı değillerse.

İddiaya bakın, katledilen Engin Çeber'in yanındaymış. Ne yapacaktı, işkenceci katillerin mi yanında olacaktı? Bu üyeliğe delil saydığınız basın açıklamalarının tamamı meşru eylemler. Propagandadan yargılasanız beraat edecekler, örgüt üyeliğine delil sayıyorsunuz.

Hakikat anı geldi. Meslektaşlara vereceğiniz beraat kararı sizin için bir şans, bu şansı kullanacağınızı düşünüyoruz."

Avukat Nesrin Öztürk, Metin Narin müdafi olarak, "Bugüne kadar savunma yapan tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyor ve tamamına katılıyorum. Deliller, toplanma şekilleri, sahte delillerle yapılan yargılamaya ilişkin söyledikleri her şey ortadadır" diye konuştu.