Başak Demirtaş'a hapis cezası

Başak Demirtaş’a, gerçeğe aykırı sağlık raporu aldığı iddiasıyla, raporu düzenleyen Dr. R. B. ile birlikte 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Beş yıldır tutuklu bulunan Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş’a gerçeğe aykırı sağlık raporu aldığı iddiasıyla, raporu düzenleyen Dr. R. B. ile birlikte 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Kararla ilgili açıklama yapan Demirtaş'ın avukatları, mahkemenin gerçek tarihin yazılı olduğu kayıt defterinin aslını görmeden karar verdiğini belirtti.

Avukatların açıklamasında, Başak Demirtaş’ın söz konusu dönemde ağır sağlık sorunları yaşadığı, karnındaki bebeğini yitirdiği belirtilerek, 4, 12, 16, 23, 25, 28 ve 30 Kasım ile 7 ve 9 Aralık’ta hastanede muayene edilerek tedavi gördüğü, bu tarihlerin ikisinde operasyon geçirdiği ifade edildi.

Açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

“Başak Demirtaş, sağlık sorunları devam ediyorken 11 Aralık 2015 tarihinde Diyarbakır Kayapınar Aile Sağlık Merkezi’ne giderek muayene olmuş, hakkında beş günlük sağlık raporu düzenlenmiştir. Ancak kendisine verilen ve onun tarafından da görev yaptığı okula sunulan rapor nüshasında, raporun düzenlenme tarihi hatalı bir şekilde, 14 Aralık 2015 olarak yazılmıştır.

‘Poliklinik kayıt defterinin aslı mahkemeye gönderilmemiştir’

Bu hatanın ortaya çıkması için aile sağlık merkezinin poliklinik kayıt defterinin incelenmesi yeterlidir. Nitekim, mahkeme dosyasında bulunan poliklinik kayıt defterinin fotokopisinde, Başak Demirtaş’ın 11 Aralık 2015 tarihinde muayene olup rapor aldığı sabittir. Bu açık gerçeğin teyit edilmesi için mahkeme, poliklinik defterinin aslının getirilerek incelenmesi yönünde karar vermiş ancak poliklinik kayıt defterinin aslı mahkemeye gönderilmemiştir. Bu yetmezmiş gibi mahkeme de gerçek tarihin yazılı olduğu kayıt defterinin aslını görmeden karar vermiştir.

Gerçekler ortadayken Başak Demirtaş’a böyle bir yargılama sonucunda ceza verilmesi açık bir hukuksuzluk, büyük bir haksızlıktır. Kararın, Başak Demirtaş’ın gündeme geldiği ve hedef alındığı bugünlerde çıkması tesadüf değildir, kolektif bir cezalandırma anlayışını içeren anlayışın ürünüdür.

Tüm bu duruma rağmen hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Kararın, Bölge Adliye Mahkemesi’nde bozulacağı ve adaletin yerini bulacağı yönündeki inancımızı koruyoruz.”