Avukat Serdar Öktem suikastında iddianame tamam! Savcılık iki kez koruma istedi çete ittifakı vurdu
İstanbul Şişli Büyükdere Caddesi'nde, Zincirlikuyu Mezarlığı yakınlarında 6 Ekim 2025 tarihinde saat 16.00 sıralarında aracında uzun namlulu silahlarla saldırıya uğrayan ve hastanede hayatını kaybeden Avukat Serdar Öktem cinayetinin iddianamesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlandı. İddianame, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikametinde gerçekleşen cinayetin öncesine dair resmi yazışmaları ortaya çıkardı.
SAVCILIĞIN İKİ KEZ YAPTIĞI KORUMA TALEBİ VE AYŞE ATEŞ'İN UYARISI
Gazeteci Ceylan Sever'in aktardığı bilgilere göre Başsavcılığın hazırladığı iddianamede, savcılık cinayet öncesinde Öktem için iki kez koruma talebinde bulundu. Savcılık ilk talebini, 12 Mayıs 2025 tarihinde Bakırköy'deki Royal Suite Otel'de Eren Öztek'in öldürülmesine ilişkin soruşturmada yakalanan Haydar Koç ve Selami Çağan Yener'in ifadeleri üzerine yaptı. Bu şüpheliler, örgüt yöneticisi Caner Kocar'ın talimatıyla Cumhuriyet Savcısı olarak bildikleri bir kişiye eylem hazırlığında olduklarını, ancak gerçekleştiremediklerini beyan etti. Şüphelilere yaptırılan fotoğraf teşhisinde hedefin Avukat Serdar Öktem olduğu anlaşıldı ve Başsavcılık gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması için yazışmalar gerçekleştirdi.

İkinci koruma talebi ise Daltonlar çetesinin eylemleri kapsamında 6 Ağustos 2025'te Bağcılar'daki Kardeşler Kıraathanesi'ne yönelik silahlı saldırıda yakalanan Ali Karapınar'ın ifadesi sonrası geldi. Karapınar, örgüte maddi destek sağladığı söylenen bir avukata suikast girişiminde bulunduğunu belirtti. Fotoğraf teşhisiyle hedefin yine Serdar Öktem olduğu kesinleşince savcılık ikinci kez tedbir alınmasını istedi.
Cinayetin hemen ardından Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş de daha önce mahkeme heyetine yaptığı uyarıyı hatırlatarak sosyal medya platformu X'ten şu paylaşımı yapmıştı:
"Katıldığım son duruşmada Sinan Ateş suikastine karışıp soruşturma ve kovuşturma süreci boyunca hakkında kuvvetli şüphe veya maddi delil bulunan, hüküm giyen ya da kovuşturması devam eden şahıslardan özellikle Doğukan Çep, Tolgahan Demirbaş, Emre Yüksel ve Serdar Öktem'in can güvenliğinin sağlanması gerektiğini mahkeme heyetine iletmiştim. Çünkü süreç artık kamuoyunun gözü önünde ilerlemiyordu ve arka planda sıcak gelişmeler yaşanıyordu.
Özellikle Serdar Öktem'in Apple'dan cihaz bilgilerinin gelmesi önemliydi ve devam eden diğer soruşturma dosyasında Sinan Ateş suikastine ilişkin yer alan iddialar çok ciddiydi.
Zamanın beni haklı çıkarmasını değil adaletin yerini bulmasını istiyorum.
Ne kadar alçak da olsalar insanlıktan nasiplerini almamış da olsalar eli kanlı katillerin can güvenliğinin sağlanması bu siyasi cinayetin aydınlatılması noktasında önem arz ediyor. Çünkü hepsi konuşacak ve bu siyasi cinayeti onlara ihale eden asıl canilerin adını verecek."
ÇETE İTTİFAKI VE SUİKASTIN FİNANSÖRÜ SİİRTLİ NACİ
İddianamede yer alan örgüt şemasına göre, suikastın en üstünde azmettirici ve finansör olarak kamuoyunda "Siirtli Naci" olarak bilinen Naci Yılmaz yer aldı. Naci Yılmaz'ın finanse ettiği cinayeti, silah ve uyuşturucu madde temini ile örgütlerin devamlılığını sağladığı belirtilen Daltonlar ve Gündoğmuşlar suç örgütleri birlikte işledi.
Daltonlar çetesinin liderliğini Rusya'da tutuklu bulunan Beratcan Gökdemir, Gündoğmuşlar çetesinin liderliğini ise yurt dışına firar eden Uğurcan Gündoğmuş yürüttü. Gündoğmuşlar içinde Furkan Kalıma yönetici pozisyonunda bulunurken; Sidar Öz, Semih Aydın, Devran Yıldırım, Samet Alperen Söğütlü ve Erkan Kan eylem kadrosunda yer aldı. Daltonlar'ın yönetim kadrosunu Batıncan Gökdemir, Murat Küçükyavuz, Mustafa Aktürk ve Ali Gülmalizada oluşturdu. Saha ve tetikçi kadrosunda ise Ejder Parlak, Yusuf Karaoğuz, Cengizhan Üzümcü, Faruk Efe ve Muhammet Kaplan görev aldı.
Suikast, bu iki çete tarafından sosyal medyada üstlenildi. Paylaşımlarda eylemin, İspanya'da öldürülen Daltonlar yöneticisi Caner Kocar'ın intikamı olduğu belirtilerek Casperlar lideri "Hamuş Atız" lakaplı İsmail Atız ile Çirkinler lideri Zuhat Altunç'a göndermeler yapıldı. Sosyal medya sayfalarında, "DALTONLAR VURUR, GÜNDOĞMUŞLAR NOKTAYI KOYAR. HAMUŞ ZUHAT ZATPARA KAZANSANIZ DA GİTTİ. BUNDAN SONRA TİCARETİNİZ DE BİTTİ, PARALARINIZ DA YALAN OLDU. BİZ SİZE DEMEDİK Mİ SİZİ BİTİRECEĞİZ" ifadeleri yer aldı.
10 GÜNLÜK TAKİP VE ŞİŞLİ'DEKİ SALDIRI ANI
İddianameye göre, Murat Küçükyavuz, Ali Gülmalizada, Mustafa Aktürk ve Furkan Kalıma suikast için eylem hazırlığı yaptı. Saldırıdan 10 gün önce Gaziantep'ten İstanbul'a getirilen Sidar Öz ve Semih Aydın, Ali Gülmalizada tarafından örgüte katılarak Esenyurt'taki hücre evine yerleştirildi. Şüpheliler, 30 Eylül ile 6 Ekim 2025 tarihleri arasında Serdar Öktem'in Ataköy'deki evi ve Şişli'deki işyeri çevresine giderek keşif yaptı ve başarısız saldırı girişimlerinde bulundu.
6 Ekim günü Murat Küçükyavuz'un talimatıyla Faruk Efe, keşif için kullanacağı ikiz plakalı çalıntı aracı temin ederek Ataköy'e gitti. Devran Yıldırım da Ali Gülmalizada'nın talimatıyla Esenyurt'taki hücre evinden şüphelileri alıp silahların bulunduğu ikiz plakalı çalıntı aracın yanına götürdü. İddianamede, 18 Kasım 2025 günü Beratcan Gökdemir'in doğum gününü silahlarla kutlayan örgüt üyelerine yapılan operasyonda tutuklanan Hüseyin Çetin'in telefon incelemesine de yer verildi. Bu inceleme, eylemde kullanılan sahte plakalı aracın ve içindeki silahların Mustafa Aktürk'ün yönlendirmesiyle eylem konumuna bırakıldığını saptadı.
Örgüt elemanları 6 Ekim günü 07.50 ile 14.00 saatleri arasında Öktem'in evi çevresinde bekledi. Daha sonra Faruk Efe'nin kullandığı araç öncülüğünde, öncü-artçı şeklinde Şişli'ye geçtiler. İşyeri çevresinde keşif gözetleme faaliyeti sürerken Faruk Efe, Öktem'in aracıyla ayrıldığını yöneticilere aktardı. Yoğun trafiğe giren Öktem'in aracı, şüpheli Semih Aydın'ın kendi aracıyla araya girmesiyle durduruldu. Tetikçilerden Sidar Öz ve Muhammet Kaplan kalaşnikoflarla, Ejder Parlak ve Cengizhan Üzümcü ise tabancalarla araçtan inerek Öktem'i kafa hizasından hedef aldı. Otopsi raporunda Serdar Öktem'in kafatası, yüz ve köprücük kemiği kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı, büyük damar yaralanmasından dolayı öldüğü belirtildi. Başsavcılık saldırı sonrası Terör ve Örgütlü Suçlardan Sorumlu Başsavcı Vekili ve bir Cumhuriyet Savcısının olay yerinde ilk incelemeleri yaptığını duyurmuştu.
MHP'li Avukat Serdar Öktem 6 saniyede infaz edilmiş! Görüntüler ortaya çıktı
Saldırının ardından öncü Faruk Efe, aracı Kağıthane'de örgüt yöneticilerinin bildirdiği konuma bıraktı. Tetikçilerin şoförü Semih Aydın ise örgüt yöneticilerinin talimatıyla Arnavutköy'deki ormanlık alana gitti. Burada 5 şüpheli çalıntı aracı terk ederek iki adet kalaşnikof, iki adet ruhsatsız tabanca, kar maskeleri ve eldivenleri bir sırt çantasına koydu. Cep telefonlarını kırarak atan failler, çantayı bir ağacın altına saklayıp yaya olarak otoyola çıktı. Samet Alperen Söğütlü'nün kullandığı ticari taksiye binen grup, Gündoğmuşlar ve Daltonlar ittifakının gönderdiği bu taksi içinde yakalandı.
HUSUMETİN GEÇMİŞİ VE İSTENEN CEZALAR
İddianamede, cinayetin sebebinin çeteler arası husumet olduğu ifade edildi. Daltonlar, Casperlar ve Çirkinler arasındaki ölümlü çatışmalar kapsamında, Daltonlar'ın İstanbul Bakırköy'de Osman Beşe'yi öldürdüğü saptandı. Beşe'nin, "Meks" lakaplı Şirinler örgütü lideri Mehmet Sabri Şirin ile uyuşturucu ticareti yaptığı, bu sebeple öldürüldüğü kaydedildi. Bunun üzerine Mehmet Sabri Şirin, Daltonlar yöneticisi Caner Kocar'ın İspanya'daki konumunu Casperlar ve Çirkinler ittifakına verdi ve Kocar öldürüldü. Yaşanan bu cinayetlerin ardından Casperlar, Çirkinler, Şirinler ve "Çingene Ümit" lakaplı Ümit Yalçın liderliğindeki suç örgütleri, uyuşturucu ticaretinden husumetli oldukları Siirtli Naci Yılmaz'a karşı ittifak oluşturdu. Naci Yılmaz da Uğurcan Gündoğmuş ve Beratcan Gökdemir ile hareket ederek karşı gruplarla çatışmaya girdi.
Serdar Öktem, 2014 yılından itibaren Mehmet Sabri Şirin'in, 2018 yılından itibaren ise İsmail Atız'ın avukatlığını yapıyordu. İddianamedeki istihbari çalışmalar ve Daltonlar mensuplarının ifadelerine göre; Öktem, Casperlar'ın parasını akladığı ve karşı örgütler aleyhine bilgi aktardığı gerekçesiyle hedef haline geldi. Faruk Efe'nin cep telefonu incelemesinde olayı üçüncü kişilere, "Bunun arkasında Casperlar çirkinler felan vardı onların avukatıydı" diyerek açıkladığı tespit edildi. İddianamede, yeni nesil suç örgütlerinde sosyal medyanın insan kaynağı sağlamadaki önemine değinilerek; bu örgütlerin toplumda meşruiyet zemini oluşturmak veya husumet besledikleri karşı grupları sindirmek amacıyla, uğradığı saldırı ses getirecek pozisyondaki kişilere yönelik eylemler yaptığı vurgulandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianamede talep edilen cezalar şu şekilde sıralandı:
Naci Yılmaz hakkında “tasarlayarak öldürmeye azmettirme”, “resmi belgede sahtecilik”, “Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması” suçlarından;
Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir, Batıncan Gökdemir, Murat Küçükyavuz, Bünyamin Yıkar, Mustafa Aktürk, Ali Gülmalizada ve Furkan Kalıma hakkında “tasarlayarak öldürme”, “resmi belgede sahtecilik”, “Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması” suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıldan 13 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın ve Faruk Efe hakkında “Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması”, “Tasarlayarak Öldürme”, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıldan 20 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi.
Devran Yıldırım, Samet Alperen Söğütlü ve Erkan Kan hakkında “Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması”, “Tasarlayarak Öldürmeye yardım etme”, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 25 yıldan 38 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi.