Aile Hekimliği Yönetmeliği'ne tepki: Yönetmelik geri çekilsin, beceriksiz bürokratlar görevden alınsın

Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ne tepki gösterdi. Yönetmeliği protesto etmek için bugün Ankara Ulus Meydanı’nda toplanan sağlık emekçileri, “Yönetmelik değişikliği ile aile hekimliği çalışanlarının statüsünü il sağlık müdürlüklerine bağlı işçi noktasına getirmiş, kölelik sistemine taşımıştır” dedi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 10 Temmuz 2021 17:12

Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ni, “Yönetmelik değişikliği ile aile hekimliği çalışanlarının statüsünü il sağlık müdürlüklerine bağlı işçi noktasına getirmiş, kölelik sistemine taşımıştır” diyerek protesto ettiler.

Çalışanlar, yönetmeliğin bir an önce çekilmesini talep ettiler ve “Yönetmelikte imzası, payı olan beceriksiz tüm bürokratlar görevden alınmalıdır” dediler.

Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ni protesto etmek için bugün Ankara Ulus Meydanı’nda toplandı. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu (ASEF), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS), Genel Sağlık İş, Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) ve Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası’nın (TÜRK SAĞLIK SEN) katılımıyla yapılan ortak basın açıklamasını, AHEF 2. Başkanı Dr. Hacı Yusuf Eryazğan okudu.

'Dağ fare doğurmamış, fiyasko ile sonuçlanmıştır'

Aile hekimliği uygulamasındaki iş güvencesinin bu yönetmelikle bitirildiği belirtilen açıklamada şöyle denildi:

“Beş yıldır masada olan, her geçen yıl hak kayıplarının görmezden gelindiği gerçeğine rağmen büyük bir beklentiyle, vaatlerle hak kayıplarını gidereceği söylenen Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği 30 Haziran 2021 tarihinde yayımlanmıştır. Dağ fare doğuramamış, fiyasko ile sonuçlanmıştır. Yönetmelik değişikliği ile aile hekimliği çalışanlarının statüsünü il sağlık müdürlüklerine bağlı işçi noktasına getirmiş, kölelik sistemine taşımıştır. Yeni yönetmelik aynı zamanda aile hekimlerinin haklarını savunan tüm aile hekimliği çalışanlarına basına demeç ve sosyal medyada ceza verme tehdidinde bulunmuştur. Hukuk devletinde bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Aile hekimliği uygulamasında iş güvencesi bu yönetmelikle bitmiştir"

'Padişah hükmünde sözleşme feshi, açığa alma, sözleşmeye yenileme gibi olağanüstü yetkililer...'

"Zaten yıllarca en büyük sorunlardan biri olan 81 ilde farklı aile hekimliği uygulaması, 81 ilde farklı keyfi uygulamalar olsun diye il sağlık müdürlüklerine padişah hükmünde sözleşme feshi, açığa alma, sözleşme yenilememe gibi olağanüstü yetkilerle; tüm hukuk normları çiğnenmiş, ayaklar altına alınmıştır"

Bürokratlara sesleniş

Sağlık Bakanlığı'nda çalışan bazı üst düzey bürokratların, adeta aile hekimliği çalışanlarını düşman gibi gördükleri belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Sağlık Bakanlığı’nda çalışan ama ülkemizin geleceğine ve sağlık sistemine dinamit koyan aile hekimliği çalışanlarını düşman gibi gören bazı bürokratlara buradan sesleniyoruz. Buradaki tüm sivil toplum kuruluşları, aile hekimliği mevzuatı açısından kaybettikleri her davanın peşindedir. Ama sayın bürokrat her dava için bir madde ekleyerek kendi beceriksizliklerinin sözleşmesini yazmıştır. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere bu durum aykırıdır. Örneğin, süt iznine çıkan bir anne aile sağlığı çalışanının yerine o saatlerde yerine görevlendirme yapılmak istendiğinde yönetmelik buna izin vermemiştir. Anne çocuk sağlığını korumak için çalışan bizlerin annelik hakkının dahi önüne engel koymuştur. Bir diğer örnek ise entegre aile hekimliği çalışanlarının en temel hakkı olan sağlık iznine göz diken sayın bürokratlar insan hakları ile çelişen şu ifadeyi eklemiştir: Bir çalışan hasta da olsa kanser de olsa, kaza da geçirse, raporlu da olsa beş nöbet tutamazsa sözleşmesi feshedilecektir"

'Yönetmelik geri çekilmeli, payı olan beceriksiz bürokratlar görevden alınmalıdır'

"Ödeme ve sözleşme yönetmeliği bir an önce geri çekilmeli ve bu yönetmelikte imzası, payı olan beceriksiz tüm bürokratlar görevden alınmalıdır. Bugün burada bulunan STK'lar olarak anayasa ve yasalardan aldığımız tüm yetkilerle iş bırakma eylemi, istifa hakkımız ve diğer eylemlerle ülkemiz geleceğine ve halkımıza vurulan bu büyük darbenin karşısında duracağız.  Artık, kendi kişisel hırslarını ülkemiz sağlık sistemi üzerinde tutan, keyfi kararları sağlık çalışanlarını göz ardı ederek alan; samimiyetten, iyi niyetten uzak bürokratların biz sağlık çalışanlarına daha fazla haksızlık yapmasına izin vermeyeceğiz. Haksızlık varsa biz yokuz”

'Daha adil ve uygulanabilir bir yönetmeliği birlikte çıkaralım'

AHEF Genel Başkanı Dr. Özlem Sezen de basın açıklamasında aile hekimliği sisteminin bitirilmek istendiğini söyledi. Sezen, "Aile hekimliğinin özlük hakları ellerinden alınmaya çalışılmaktadır, hak edişleri kesilmeye çalışılmaktadır. Hakkını savunmasının önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak buna izin vermeyeceğiz. Diyoruz ki; gelin, bu sözleşme ve ödeme yönetmeliğini geri çekin. Federasyon ve birinci basamak temsilcisi STK’larla, sahada görev yapan aile hekimleriyle beraber çalışarak daha adil ve uygulanabilir bir yönetmeliği birlikte çıkaralım" diye konuştu.

'Hakkınız ödenmiş denilmiş, gerçekten de hak ödenmemiştir'

ASEF Başkanı Ayşegül Durgut ise aile sağlığı çalışanları adına yaptığı konuşmada, "Bir gecede, sahanın fikri alınmadan; daha önce yapılan çalıştaylar, verilen sözler, yapılan çalışmalar hiç dikkate alınmadan çıkartılan ceza niteliğindeki ödeme sözleşme yönetmeliğini kabul etmiyoruz" dedi.

Aile sağlığı merkezlerinde birçok işlemi yerine getirdiklerini anlatan Durgut, şunları söyledi:

"Sadece yapılan aşılama işlemi değil; biz hemşireler olarak aile sağlığı merkezlerinde örneğin güvenlik görevlisiyiz. Gelen halkın sosyal mesafesinin ayarlanmasını sağlıyoruz. Sekreteriz, gelen kayıtları tutuyoruz. Tıbbi sekreteriz, onay formlarını dolduruyoruz. Psikolog olup hastaları ikna ediyoruz. Telefon görevlisi olup eksik kalan aşılar için hastaları arıyoruz. Enjeksiyonunu, aşılarını yapıyoruz. Sonrasında takip ediyoruz. Bu işleri eskiden dört kişi yaparken şimdi bir aile sağlığı meslektaşım yapmakta. Bu kadar iş yükünün üstüne bir de toplum sağlığı merkezlerinde yapılan okul aşıları, covid aşıları, grip aşıları gibi birçok aşılar da eklenmiş ve iş yükü artmıştır. Hakkınız ödenmez denilmiş ve gerçekten de hak ödenmemiş; bu, yönetmelikte de açığa çıkmıştır.

Neden mi kabul etmiyoruz? Bahsedilen kronik hastalık takibiyle yüzde 40’a yakın olan takip yapılmaz hastaların maaştan yüzde 10 kesinti yapılacağı söylenilmiştir. Zaten bu, yapılması mümkün olmayan bir uygulamadır. Diyelim ki aile sağlığı çalışanı üstüne düşen kısmı yerine getirdi. Aile sağlığı çalışanının bunu yapması yetmemekte, aile hekimi gerekli şekilde fırsat bulup yapamazsa -ki pek mümkün gözükmüyor- aile sağlığı çalışanı da maaş kesintisine uğramaktadır. Aile sağlığı çalışanının, aile hekimine karşı yönlendirme ve denetleme hakkı yok.

Buna rağmen yoksulluk sınırında aldığı 5 bin liraya da göz dikilmiş, maaş kesintisine maruz kalmıştır. 12 yıldır kamu dışı aile sağlığı meslektaşlarım kadro beklemektedir. Aylardır izin kullanamıyoruz, izin kullandığımız taktirde de maaş kesintisine uğruyoruz. Bu, hiçbir yerde görülmeyen bir uygulamadır. Bir günlük adalet, 60 günlük ibadetten daha değerlidir. Bir gün olsun aile hekimliği çalışanlarının yerine geçip kontrol etmeliler ve bu işin olurunun olmadığını görmeliler"

'Yeni yönetmelik, burada açıklama yapan herkesi sözleşmenin feshiyle tehdit etmektedir'

BDS Genel Hukuk ve Mevzuat Sekreteri Can Kirişçi de "Burada açıklama yapan herkes yeni yönetmeliğe göre 50’şer ceza puanıyla, bunu bir kere daha yaptığı zaman da katlanarak sözleşmesinin feshiyle tehdit edilmektedir. Ne aile hekimliği kanununa, ne anayasaya uygun olmayan bu yönetmeliğin bir an önce geri çekilmesini ve bizlerle diyalog halinde bu işlerin çözülmesini talep ediyoruz" diye konuştu.

'Aile hekiminin şiddete karşı kendisini savunması bile suç haline gelmiş'

AHEF Genel Başkanı Dr. Özlem Sezen, ANKA Haber Ajansı’na da şu açıklamaları yaptı:

"1 Temmuz’dan itibaren geçerli olmak üzere ‘Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ yayınlandı. Yayınlanan yönetmeliğin, ceza baskın bir yönetmelik olduğunu görüyoruz. Aile hekiminin şiddete karşı kendisini savunması bile bir suç, ceza unsuru haline gelmiş. Basına burada demeç vermek bile bir ceza unsuru haline gelmiş. Şu andaki sahip olduğumuz hak edişlerimizi kazanabilmemiz için ekstra görevler yüklenmiş ve yapılan programda; aile sağlığı merkezinde tamamlanması mümkün olmayan işlemler yapılmış, kat sayı düşürülmüş, şu anki kazancımızın bile altında gelirimizin olacağı bir program planlanmış. Biz izlemlerde, özellikle Covid hastalık izlemlerinde bir standart oluşturulmasını istiyoruz. Ancak kişiye sorumluluk verilmeden, sadece aile hekimliğine iş yükleyerek ve üstelik de aile sağlığı merkezlerinde tamamlanması mümkün olmayan işlemler üzerinden değerlendirmek aile hekimliğinin bitirilmesi demektir"

ANKA