İZSU açıkladı: Tahtalı ve Gördes Barajları tehlikeli eşiğe takıldı
Kış ayının sona ermesi ve şubat ayında etkili olan kuvvetli sağanak yağışların ardından gözler barajlardaki doluluk oranlarına çevrildi. Yağışların su kaynaklarına ne ölçüde katkı sağladığı kamuoyunda merak konusu olurken, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) 3 Mart 2026 tarihli güncel baraj doluluk oranlarını açıkladı.
Verilere ilişkin değerlendirmede bulunan uzmanlar, yağışlara rağmen doluluk seviyelerinin kritik sınırda seyrettiğini belirtti. Özellikle kentin önemli su kaynaklarından Tahtalı Barajı’nda doluluk oranının yüzde 40’ın üzerine çıkamaması dikkat çekti.
İlkbahar aylarında beklenen düzenli ve uzun süreli yağışların baraj seviyeleri açısından belirleyici olacağına işaret edildi.

TAHTALI BARAJI’NDA YÜKSELİŞ VAR AMA RİSK SÜRÜYOR
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre İzmir’in en büyük içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı’nda 1 Mart’ta yüzde 38,51 olan aktif doluluk oranı, 2 Mart’ta yüzde 38,70’e yükseldi. Bugün açıklanan son ölçümde ise oran yüzde 38,88 olarak kaydedildi. Artış sınırlı olsa da barajdaki yükseliş dikkat çekti.
KIŞ BİTTİ AMA SEVİYE HALA YÜZDE 40 SEVİYESİNİN ALTINDA
Yağışlı dönemin sona ermesine rağmen doluluk oranının yüzde 40 eşiğinin altında kalması, su yönetiminde temkinli duruşun sürmesine neden oluyor. Uzmanlar, bahar aylarında beklenen yağışların tabloyu belirleyeceğini vurgularken, mevcut seviyenin tasarruf çağrılarını gündemde tutmaya devam ettiğini belirtiyor.
SIFIRDAN YAĞIŞLARLA YÜKSELMİŞTİ
Gördes Barajı 30 Ocak’ta yüzde 0 doluluk oranıyla kritik eşiğe indi. Rezerv tamamen tükenme noktasına geldi.
31 Ocak’ta etkili olan yağışların ardından oran yüzde 0,42’ye çıktı. Seviye hâlâ çok düşük olsa da barajın yeniden su tutmaya başlaması dikkat çekti.
GÖRDES’TE YAĞIŞ ETKİSİ: ARTIŞ VAR AMA SEVİYE HALA DÜŞÜK
Gördes Barajı’nda şubat ayındaki kuvvetli yağışlar doluluk oranını kademeli olarak yükseltti. 28 Şubat’ta yüzde 27,39’a çıkan seviye, 1 ve 2 Mart’ta yüzde 27,57 olarak ölçüldü. Bugün açıklanan son veride ise oran yüzde 27,80’e ulaştı.

"YAĞIŞLAR DEVAM ETMEZSE YAZ AYLARINDA KURAKLIK RİSKİ GÜNDEME GELEBİLİR"
Kış yağışlarının baraja kısmi katkı sağladığı görülse de doluluk oranının hala yüzde 40 eşiğinin altında kalması dikkat çekti.
Su yönetimi uzmanları, bu artışın olumlu ancak yetersiz olduğunu belirterek, “Yağışların sürekliliği sağlanmazsa yaz aylarında yeniden risk gündeme gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.

3 MART 2026 İTİBARIYLA İZMİR BARAJLARINDA SON DURUM
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre kentin barajlarındaki doluluk oranları şöyle:
• Tahtalı Barajı: %38,88
• Balçova Barajı: %88,83
• Ürkmez Barajı: %100,00
• Gördes Barajı: %27,80
• Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %72,02
Tabloya bakıldığında bazı barajlarda yüksek doluluk dikkat çekerken, özellikle Tahtalı ve Gördes’te rezervlerin sınırlı seviyede kaldığı görülüyor. Bu durum, yaz ayları öncesi su planlamasının kritik önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

ALAÇATI KUTLU AKTAŞ BARAJI’NDA HAFİF GERİLEME
Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise sınırlı bir düşüş yaşandı. Dün yüzde 72,48 olan doluluk oranı bugün yüzde 72,02’ye indi.
"KÜÇÜK DALGALANMALAR BUHARLAŞMA KAYNAKLI OLABİLİR"
Uzmanlar, bu tür küçük dalgalanmaların günlük tüketim ve buharlaşma kaynaklı olabileceğini, ancak genel seviyenin hâlâ görece dengeli olduğunu belirtildi.
BALÇOVA BARAJI’NDA YÜKSELİŞ TAM DOLULUĞA ULAŞMADAN DURDU
Balçova Barajı’nda şubat sonu itibarıyla dikkat çeken bir artış yaşandı. 28 Şubat’ta yüzde 87,27 olan doluluk, 1 Mart’ta yüzde 89,15’e çıkarak barajı tam kapasiteye oldukça yaklaştırdı.
Ancak 2 Mart’ta oran yüzde 88,83’e geriledi. Bugün açıklanan son verilerde de seviyenin değişmediği ve yüzde 88,83’te sabit kaldığı görüldü. Böylece hızlı yükseliş, tam doluluk seviyesine ulaşmadan dengelenmiş oldu.

BARAJLARDA TAM DOLULUK ORANI NEYİ İFADE EDER?
Tam doluluk oranı, bir barajın teknik kapasitesi çerçevesinde depolayabileceği en yüksek su hacmine ulaşması anlamına gelir ve yüzde 100 seviyesi olarak tanımlanır. Bu oran, barajın güvenli işletme sınırları içindeki maksimum rezervini gösterir. İzmir gibi büyükşehirlerde tam doluluk verisi, mevcut su kaynaklarının yeterliliğini ve kentin su arz güvenliğini değerlendirmede temel göstergedir.
BARAJ DOLULUK ORANLARI NEDEN ÖNEMLİ?
İzmir’de konutların, sanayi tesislerinin ve tarımsal üretimin önemli bölümü barajlardan sağlanan suya bağlıdır. Doluluk oranlarının düşmesi; su tasarrufu çağrıları, olası kesintiler ve kuraklık uyarılarını gündeme getirir. Özellikle yaz aylarında artan tüketim ve azalan yağış, rezervlerin daha hızlı gerilemesine yol açabilir. Bu nedenle baraj doluluk oranları, İzmir’de su yönetimi ve planlamasının en kritik verileri arasında yer alır.
YAĞIŞLARIN BARAJ SEVİYELERİNE ETKİSİ
Baraj seviyelerindeki değişim yalnızca yağış miktarına bağlı değildir. Yağışın süresi, şiddeti, havzanın su tutma kapasitesi ve yer altı su durumu belirleyici rol oynar. Kısa süreli sağanaklar geçici yükseliş yaratabilirken, uzun süreli ve dengeli kış yağışları ile kar birikimi kalıcı doluluk artışı sağlar. İzmir’in su güvenliği açısından mevsim normallerine uygun ve sürdürülebilir bir yağış rejimi büyük önem taşır.
İzmir barajlarında doluluk kritik seviyede: Artış yavaşladı
DOLULUK ORANLARI NASIL HESAPLANIR?
Barajlardaki su seviyesi, sensörler ve otomatik ölçüm sistemleriyle düzenli olarak takip edilir. Ölçülen mevcut su hacmi, barajın toplam depolama kapasitesine oranlanarak doluluk yüzdesi hesaplanır. Bu teknik veriler İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından derlenir ve kamuoyuyla paylaşılır.
KURAKLIK RİSKİ VE SU GÜVENLİĞİ
Kuraklık değerlendirmesi yalnızca baraj doluluğuna bakılarak yapılmaz. Uzmanlar üç temel başlığı birlikte inceler:
• Meteorolojik kuraklık: Uzun yıllar ortalamasına göre yağışların azalması
• Hidrolojik kuraklık: Baraj, gölet ve yer altı su seviyelerinde düşüş
• Tarımsal kuraklık: Toprak neminin azalması ve sulama ihtiyacının artması
Kısa vadeli yağış artışları olumlu sinyal verse de, uzun dönemli eğilimler su politikalarının yönünü belirler.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İZMİR’DE SU YÖNETİMİ
İklim değişikliği Ege Bölgesi’nde yağış düzenini daha dalgalı hale getiriyor. Uzayan kurak periyotlar baraj rezervlerini baskılarken, ani ve yoğun yağışlar her zaman etkili depolama sağlamayabiliyor. Bu nedenle İzmir’de sürdürülebilir su yönetimi, alternatif su kaynakları ve tasarruf politikaları her zamankinden daha kritik hale geliyor.