SİNPAŞ'tan açıklama

İsmail Saymaz'ın 'Dağda yangını söndürürken, yamaçtaki koya 'ÇED Gerekli değildir' raporu vermişler' başlıklı yazısının ardından açıklama yapan SİNPAŞ Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı, ÇED sürecinin 4 aylık bir süreç olduğunu belirterek konunun yangınla ilişkili olmadığını ve işlemlerin mevzuat çerçevesinde yapıldığını savundu.

Yayınlanma:
Güncelleme: 13 Eylül 2021 16:05
SİNPAŞ'tan açıklama

İsmail Saymaz, 'Dağda yangını söndürürken, yamaçtaki koya 'ÇED Gerekli değildir' raporu vermişler' başlıklı yazısında Muğla Valiliği'nin yangınlar sürerken milli park ilan edilen koyda yapılan otele 'ÇED Gerekli Değildir' raporu verdiğini ortaya çıkardı. Plana göre Marmaris Kızılkum koyunda, 205 odalı otel, 1407 devremülk, AVM ve termal park yapılacak. Bir de marina olacak.

İsmail Saymaz'ın yazısının ardından bir açıklama yapan SİNPAŞ Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı, ÇED sürecinin 4 aylık bir süreç olduğunu belirterek konunun yangınla ilişkili olmadığını ve işlemlerin mevzuat çerçevesinde yapıldığını savundu. Açıklamanın tamamı şöyle:

SİNPAŞ'tan açıklama

• Dağda yangını söndürürken, yamaçtaki koya 'ÇED Gerekli değildir' raporu vermişler

Hani "Yangından mal kaçırmak" deyimi vardır ya...

Söndürüldükten beş gün sonra...

Muğla Valiliği, cenaze evinde tef çalar gibi, Kızılkum Mevkisi'ndeki Kızılbük Resort Otel ve Devremülk Projesi için 13 Ağustos günü "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" raporu verdi.

ÇED süreci 4 aylık bir süreç olup, tarihleri Bakanlık sisteminden de görülebileceği üzere, başvurumuz Mart 2021 de yapılmıştır. 2 Temmuz 2021 tarihinde onayları alınmış ve 8 Temmuz 2021 tarihinde de süreç tamamlanmıştır.

ÇED Yönetmeliği ve ilgili mevzuatların gereği olan tüm işlemler hukuka ve usule uygun yapılmıştır. Projemizin kapsamı gereği mevzuatların belirlediği çevresel etkilere karşı tüm önlemler alınmış ve resmi işlemler tamamlanmıştır.

Haberinizde yer alan ve yangınla ilişkilendirilen ÇED süreci yukarıda da değindiğimiz gibi ne yangınlarla ilişkilidir ne de 13 Ağustos 2021 tarihiyle ilişkilidir.

• Bu koy, Marmaris Milli Park alanında kalıyor. Dilekçeye göre Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün uygun görüşü alındıktan sonra imar izni verilmesi gerekirken, dosyada böyle bir izin yer almıyor.

Marmaris ilçesinin denizleri dahil, ilçenin kendisi zaten Milli Park Alanında. Marmaris ilçesinin tamamı Milli Park alanı. Marmaris’in denizi dahil Milli Park Alanı sınırları içerisinde ki tapulu mülkümüzün de Milli Park alanında görünüyor olması kadar doğal bir durum olamaz.

İddia ettiğiniz gibi “imar izni için Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden uygun görüş alınması” gibi bir yasa/mevzuat/şart yoktur. Olsaydı o kuralında gereğini yerine getirmekten çekinmeyeceğimizi belirtmek isteriz.

saymaz.png

• Yasalara göre bir devre mülkten yararlanma hakkı en az 15 gün olması gerekirken, bu projede süre yedi güne çekildi.

Devre mülklerimiz kanuna uygun şekilde 15 gündür. Satış/pazarlama stratejimiz gereği, sadece 1 telefon ile öğrenilebilecek bir detaydan dolayı 1 hafta satıldığı zannına kapılınmış. Devremülklerimiz termal ve deniz konseptimiz gereği, 1 hafta deniz, 1 hafta termal olmak üzere 2 haftalık paket olarak satılmaktadır.

• Yatırımcının azami kar elde etmesi için koyun kaldıramayacağı bir nüfus yoğunluğu yaratılıyor. Avuç kadar koyda adeta bir şehir kuruluyor.

Marmaris’in nüfusu 95.000 kişi, İçmeler’in nüfusu 6.451 kişi, Muğla’nın ortalama hane halkı büyüklüğü 2,8 kişi. 60 bin kişilik yeni bir şehir kurabilmemiz için neredeyse Marmaris kadar bir alana ihtiyacımız var. 22.000 konut yapmak icap eder. 22 bin konutuda 176 dönümlük bir arsaya konduracak birisi olduğunu sanmıyoruz. Böyle bir şey söz konusu değil.

Projemiz de 1.407 adet konut (devremülk) yapmayı planlıyoruz. Bununla birlikte buraya gelecek nüfus sayısı 2.8 ortalama kişiyle, tüm proje tamamlandığında 3.939 kişi olacaktır.

• Projede 7.428 metrekarelik alanda Thermal Welness Park tesisi yapılacağı anlatılıyor. Ancak projede termal kaynağı bulunmuyor. Termal, komşu parselde yer alıyor. Parselin sahibi ile SİNPAŞ arasında bağ bulunmuyor.

Termal için bizim arazimin de içinde bulunduğu ama çok daha geniş bir alanın işletme ruhsatı uzun yıllardır bizde. Dolayısıyla termal kaynağın kendi arazimizin sınırları içinde olması önemli değil. Nerden çıkıyorsa, kaynak nerdeyse, etüd nereyi gösteriyorsa oradan çıkartılıyor termal kaynak. Tamamen ticari bir karar olan bu husus da, usulsüzlük varmış gibi bir isnatta bulunulmasına bir anlam veremedik.

• Marmaris Kent Konseyi üyeleri, 'ÇED Gerekli Değil' raporunun iptali ve yürütmenin durdurulması için 11 Eylül'de Muğla İdare Mahkemesi'nde dava açtı.

Dilekçeye göre Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün uygun görüşü alındıktan sonra imar izni verilmesi gerekirken, dosyada böyle bir izin yer almıyor.

Böyle bir dava yok. Dava açılmadı, sadece duyduğumuz kadarıyla böyle bir dava açılması için dilekçe verildi.

Yazılmadan önce cevap hakkımız kullandırılarak, bu isnatlar tarafımıza iletilmiş olsaydı, esas nedeni bölge deki eski yatırımcının Kamu yönetimi ile son dönemde yaşadığı sorunlar kaynaklı olarak bölgedeki yerel bir takım unsurları haksız yere harekete geçirmesi sonucu ortaya çıkan iddialar ki hepsi söylentiden ibaret ve hiçbir dayanağı olmayan iddialardır bunlar. Bu iddiaları dayanak alarak verilen dilekçelerin de gerekli mercilerden geri döneceğine dair hiçbir endişemiz yoktur.

• Dilekçede, kıyı dolgusu ve kumsaldaki değişikliğin Kıyı Kanunu ile Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu'na aykırılık içerdiği vurgulanıyor.

Tamamen asılsız, yalan bir iddiadır. Firmamızın kıyıda yaptığı bir dolgu ve faaliyet yoktur.

• Dahası proje ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 listesindeki yatırımlar kapsamında değerlendirildi. Oysa 500 ve üzerinde odanın bulunduğu otel yatırımları Ek-1'de ele alınmalı. Farkı ne midir? Ek-1'deki yatırımlarda mutlaka halk toplantısı yapılması gerekiyor. Acaba halktan saklanan bir şey mi var?

ÇED Yönetmeliği ve ilgili mevzuatların gereği olan tüm işlemler hukuka ve usule uygun yapılmıştır.

Sizin de değindiğiniz gibi 500 oda ve üzeri otel yatırımlarında Ek-1 kapsamına giriliyor oysa ki biz 205 odalı bir otel yapıyoruz.

1.407 Ad. ise konut (devremülk) yapıyoruz.

Süreci daha detaylı açıklarsak ;

100 oda ile 500 oda arasındaki oteller, tatil köyleri, turizm kompleksleri ile 200 konut ve üzeri olan projeler Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin Ek-II Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak projeler kapsamında yer almaktadır. Ve Ek-II listesinde yer alan projeler için proje tanıtım dosyası sunularak, “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilir.

25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 15. Maddesi a bendi, Ek-II Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak projeler listesi 32 ve 33 nolu maddeleri kapsamında, “Marmaris Kızılbük Resort Otel ve Devremülk (205 Odalı Otel ve 1407 Adet Devremülk (Konut) “projesine söz konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 17. Maddesi gereği “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilmiştir.

• Marina AVM varsa, marina da var

Bilgimize başvurulsaydı çok kolaylıkla öğrenebileceğiniz işin gerçeği ise; projemiz içeriğinde bulunan ve yaklaşık 9.600 m2 alana sahip olan çarşı bloğumuzun adı Marina olarak isimlendirilmiş olup isminden hareketle projemizde bir marina olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Zira proje alanımız içeriğinde bir Marina bulunmamaktadır, sadece çarşı alanının ismine Marina denmiştir. “Açıklanmaya ihtiyaç duyulan çok önemli bir nokta” diye üstüne basılan isnat bu kadar basit bir konudur aslında.

Halka açık bir şirket olan KIZILBÜK GYO ve projesi hakkında gerçekle bağdaşmayan, şirketimizin prestij ve ticari itibarını rencide edici yayınlarınızın yatırımcılarımızı ve müşterilerimizi olumsuz etkilediği, bu suretle şirketimizin iş ve ürünlerini, faaliyetlerini, hisse fiyatını velhasıl tüm ticari işleriyle marka değerini olumsuz etkilediğini ve bu tür eylemlerin yasalarımızda da yasaklandığı tartışmasızdır.

Yayın hizmetleri;

• Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır;

• Soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz;

• Haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açan unsurlar içeremez.

Sonuç itibariyle,

Yukarıda samimiyetle yer verdiğimiz açıklamalarımız çerçevesinde bilgi edinilmesini,

Bu itibarla yayınlarınız içeriğinde belirtilen hususları kabul etmediğimizi, bu içeriğin gerçeklerle asla bağdaşmadığını beyanla haksız ve zarar verici yayınlarınıza son vermenizi/kaldırmanızı,

Bu yayınlara devam edilmesi halinde; yukarıda bir kısmına yer verdiğimiz mevzuat hükümleri uyarınca yasal haklarımızı kullanmak zorunda kalacağımızı bildiririz.