Savaş tarıma sıçradı: Şimdilik 15 milyon ton tahıl devre dışı

Savaş tarıma sıçradı: Şimdilik 15 milyon ton tahıl devre dışı
Ukrayna'da üreticilerden edinilen bilgiye göre Ukrayna'daki Rus birlikleri tarım arazilerini ele geçiriyor. Tarım makineleri, gübre, tohum ve yakıt stoklarına el konulduğu, bir kısmının da yok edildiği belirtiliyor. Ülkenin 2021/22 dönemi kışlık buğday, arpa, kanola mahsullerinin verimi azalıyor. Temmuz ayında başlayan 2022/23 pazarlama yılında üretimin daha da gerilemesi bekleniyor.

Dünya Gazetesi'nden Evrim Küçük'ün haberine göre; Ukrayna'nın en büyük tarım arazilerine sahip olan Harveat, ülkenin doğusundaki Donetsk bölgesinde 98 bin hektarlık alanın kontrolünü kaybetti. Şirket ayrıca Kiev'de bulunan ve yüzde 70'i savaş bölgesi içinde olan kalan 22 bin hektarlık alana da sınırlı erişime sahip.

Mahsulün toplanması güçleşti

Harveat Satış Müdürü Tatiana Alaverdova'ya göre, şirket bir süre önce Donetsk bölgesindeki personeliyle temasını kaybetmişti. Bu, varlıkların bir kısmının, özellikle makinelerin Rus kuvvetleri tarafından imha edilebileceği veya ele geçirilebileceği anlamına geliyor. Şirket, Donetsk bölgesinde yaklaşık 38 bin hektarlık bir alana kışlık buğday ekmişti. Bu alanın yüzde 40'ından daha azında gübre kullanılabildiği, bu nedenle verimin düştüğü belirtiliyor. Yetkili ayrıca şirketin stoklar üzerindeki kontrolünü kaybettiği için eski mahsulü satmasının da kısıtlandığını söyledi.

Kharkiv bölgesinde arazileri işleten bir başka tarım işletmesi olan Agrogeneration da, çatışma bölgelerine yakınlığı nedeniyle tarlalarda çalışma yapılmasında ciddi zorluk yaşandığını bildirdi.

bugday.jpg

İhracat 47 milyon tona inecek

Uluslararası Tahıl Konseyi (IGC) Ukrayna'nın mevcut 2021/22 sezonunda tahıl ihracatına ilişkin tahminini düşürerek, ülkede devam eden çatışmaların potansiyel gıda güvenliği riskleriyle ilgili endişeleri artırdığını belirtti. Ukrayna'nın tahıl ihracatı, geçen ayki 62,8 milyon tahmininden keskin bir düşüşle 47,8 milyon tona revize edildi. IGC, "Ülkenin batı sınırlarından geçen demiryolu hattıyla ihracatı artırma çabaları olmasına rağmen, toplam hacimlerin sınırlı olması muhtemel" dedi. Ukrayna'nın mısır ihracatı beklentisi 31,9 milyondan 21 milyon tona gerilerken, buğday ihracatı 24,5 milyondan 20,8 milyona çekildi. IGC ayrıca, Rus tahıl ihracatı tahminini 37,7 milyon tondan 37,1 milyon tona düşürdü. IGC, "Hacim, ticaret finansmanı kısıtlamaları ve ek deniz taşımacılığı sigortası gereklilikleri nedeniyle engellenebilir" dedi.

Ton fiyatı 3 haftada 67 dolar arttı

S&P Global verilerine göre FOB Karadeniz buğdayının (Ukrayna Deep Sea, yüzde 11.5 protein) fiyatı savaşın başladığı 24 Şubat'a göre 67 dolar artışla geçen Cuma günü 415 dolar/tona yükseldi. FOB Karadeniz yüzde 12,5 proteinli buğday (Rusya) aynı dönemde 60 dolar artışla 420 dolar/ton seviyesinden satıldı. CBOT vadeli işlemlerinde buğdayın kilesi son 1 ayda yüzde 24 artarak 10 doların üzerine çıkmış durumda.

pirinc.jpg

Pirinç alternatif oldu, fiyat yükseliyor

Buğday ve mısır fiyatlarındaki artış, Asya'da hem beslenme amaçlı hem de hayvan yemi olarak pirinç talebini artırıyor. Dünyanın en büyük yem pazarı olan Çin de dahil olmak üzere birçok ülke alternatif arayışında. Hayvan yemi olarak kırık pirinç alımı arttı. Öte taraftan, Taylandlı ihracatçıların Benchmark beslenme amaçlı pirincinin fiyatı artan taleple, geçen hafta Ekim 2020'den bu yana en büyük haftalık kazancını gösterdi.

Fiyatlar yüzde 5 artışla ton başına yaklaşık 421.50 dolara yükseldi. Bu, geçen Haziran ayından bu yana en yüksek rakam ve kaynaklar, Karadeniz’deki sıkıntı devam ederse fiyatların yükselmeye devam edebileceğini söylüyor. Vietnam ve Hindistan'dan ihracat fiyatları da yükseldi. Roma merkezli FAO pirinç ekonomisti Shirley Mustafa, "Şu anda buğday ve mısır pazarlarına hakim olan güç devam ederse, hayvan yemi için kırılmış pirince daha fazla ilgi olabilir" dedi. "Bu sadece hayvan yemi değil, daha fazla insanın yemek için pirince yönelmesi gibi diğer kullanım sektörlerinde de bir ikame olabilir. " Vadeli işlemlerde de pirinç fiyatları son 1 ayda yüzde 4'e yakın artışla 15.6 dolar/cwt seviyesine çıktı. Taylandlı ihracatçıların Benchmark beslenme amaçlı pirincinin fiyatı artan taleple, geçen hafta Ekim 2020'den bu yana en büyük haftalık kazancını gösterdi.

Palm yağında panik politikası uygulanıyor

Endonezya, artan palm yağı fiyatlarına tedbir olarak yeni düzenlemeler açıklayarak piyasaları dalgalandırdı. İç piyasada yemeklik yağ fiyatlarını kontrol altına almak için harekete geçen hükümet, muhalefetin deyimiyle "panik politikası" uygulaması başlattı. Yeni düzenleme ihracat kısıtlamalarını kaldırıyor, ancak ihracat vergisinde sert bir artış öngörüyor. Buna göre yemeklik yağın referans fiyatı ton başına 1.050 dolar görüdüldüğünde 375 dolar vergi getirilmesini öngörüyor. Önceki kurallara göre, maksimum ihracat vergisi ton başına 175 dolardı ve referans fiyat ton başına en az 1.000 dolara ulaştığında uygulanıyordu. Endonezya'nın mart ayı referans ham palm yağı fiyatı ton başına 1.432,24 dolar olarak gerçekleşti. Hükümet gelecek altı ay içinde yemeklik yağ satışlarını 500 milyon dolardan fazla sübvanse edeceğini de duyurdu. Endonezya'nın politika değişimleri, zayıf üretim ve Ukrayna'daki çatışmanın kanola ve ayçiçek yağı arzını vurmasından sonra zaten gergin olan bir pazarda Malezya palm yağı vadeli işlemlerinde büyük dalgalanmalara neden oldu. Malezya palm yağı vadeli işlemleri ton başına 5 bin 700 Malezya Rupisi’ne geri çekildikten sonra yeniden 6 bin rupi seviyesine yaklaştı.

pamuk.jpg

Pamuk fiyatı arz endişesiyle 1.30 dolara yaklaştı

Güçlü talep ve arz endişeleri nedeniyle ICE'de pamuk vadeli işlemleri yönünü yukarı çevirdi. Fiyatlar pound başına 1.26 dolarla son 10 yılın en yüksek seviyesine yaklaştı. ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) haftalık ihracat satış verileri, pamuk sevkiyatlarının USDA'nın pazarlama yılı tahminlerinin yüzde 96'sına ulaştığını ve sevkiyatların önceki haftaya göre yüzde 5 ve önceki 4 haftalık ortalamadan yüzde 34 daha yüksek olan 371 bin 400 balyaya ulaştığını gösterdi. Aynı zamanda, önemli bir üretim bölgesi olan Batı Teksas’ta kuraklık endişeleri arttı. Ayrıca USDA, 2021/22 küresel pamuk tüketim tahminini geçen aya göre 111 bin balya artırdı. Dünya kapanış stoklarını ise özellikle Hindistan'dan gelen daha küçük üretim nedeniyle 1.7 milyon balya aşağı çekti.

AB'den Endonezya ve Hindistan paslanmaz çeliğine vergi

Avrupa Komisyonu; Hindistan ve Endonezya’dan ithal edilen paslanmaz çelik soğuk haddelenmiş yassı ürünlere kesin telafi edici vergi (CVD) ve antidamping vergisi uygulamaya karar verdiğini duyurdu. Soruşturmalar Temmuz 2019 ve Haziran 2020 dönemini kapsıyor. Komisyon her iki ülkenin şirketleri için yüzde sıfır ile yüzde 21,4 arasında değişen oranlarda CVD ve yüzde 9,3 ila yüzde 35,3 arasında değişen antidamping oranları belirledi. Karardan Hindistan’da Jindal grubu için CVD oranı yüzde 4,3 olurken, Chromeni ve diğer tüm şirketler yüzde 7,5 CVD’ye tabi olacak. Endonezya’da PT Indonesia Ruipu Nikel ve Krom Alaşım için CVD yüzde 21,4, PT Jindal için yüzde 0, diğer tüm şirketler için yüzde 20,5 oldu.

Avrupa'daki geri dönüşümcülerin elektrik yükü artıyor

Alman Çelik Geri Dönüşüm Derneği (BDSV), Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin çelik geri dönüşüm şirketleri de dahil olmak üzere Alman ve Avrupa endüstrilerini kötü etkilediği uyarısı yaptı. Dernek, politikacıları savaştan kötü etkilenen tüm şirketler için en kısa sürede mali yardımda bulunmaya çağırdı. Savaş, hammadde ve enerji piyasalarında ekonomik belirsizliğe neden oluyor. Elektrik maliyetleri yükseliyor. Şubat sonunda 200 euro/MWH olan fiyatlar bir ara 600 Euro'ya yaklaştıktan sonra şu sıralar 400 Euro'nun üzerinde. Çelik geri dönüşümü büyük miktarda elektrik gerektirdiğinden elektrik fiyatındaki artış geri dönüşümcüler için büyük bir yük oluşturuyor.

Küresel metan salımı kömürle yüzde 20 artacak

ABD'li çevre grubu Global Energy Monitor tarafından hazırlanan bir araştırma raporuna göre, şu anda geliştirilmekte olan tüm yeni kömür madencilik projelerinin faaliyete geçmesi durumunda, kömür çıkarılmasından kaynaklanan küresel metan emisyonları yüzde 21,6'ya kadar artabilir. Raporda, dünya kömür madenlerinden kaynaklanan metan emisyonlarının şu anda yılda 52,3 milyon ton seviyesinde olduğu ve petrolün çıkarılması sırasında yayılan 39 milyon tondan daha yüksek olduğu belirtildi. Yeni projeler tamamlanırsa kömür kaynaklı salınım yılda 11,3 milyon ton daha artabilir. Raporun yazarı Ryan Driskell Tate’ye göre bu rakam ABD’nin yıllık kömür bazlı sera gazı emisyonlarına eşit. Metan, bir sera gazı olarak karbondioksitten 25 kat daha güçlü.