Milyarderleri bir korku sardı! Hayatları sarsılabilir
UBS tarafından hazırlanan "Milyarderlerin Hedefleri" (Billionaire Ambitions Report 2025) raporu, küresel ekonomideki korkunç uçurumu verilerle ortaya koydu. Rapora göre dünyadaki milyarder sayısı 2 bin 919’a yükselirken, toplam servetleri sadece bir yıl içinde yüzde 13 oranında artarak 15,8 trilyon dolar gibi akılalmaz bir seviyeye ulaştı.
SERVETİN LOKOMOTİFİ TEKNOLOJİ VE ABD

Küresel servet artışında teknoloji hisselerindeki yükseliş ve finans sektöründeki yeni girişimler etkili oldu. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin, milyarder üretiminin merkezi haline geldi:
ABD: Milyarder serveti yüzde 18 artarak 6,9 trilyon dolara çıktı.
Çin: Servet artışı yüzde 22’yi aştı.
Yeni Zenginler: 2025 yılında 196 girişimci ilk kez milyarderler kulübüne girdi.
ÜRETMEDEN ZENGİNLEŞENLER: 5,9 TRİLYON DOLARLIK MİRAS
Raporun en dikkat çekici kısımlarından biri ise servetin kaynağı oldu. Tam 91 kişi, hiçbir girişimde bulunmadan sadece "miras" yoluyla milyarderlik unvanını kazandı. Önümüzdeki 15 yıl içinde modern tarihin en büyük servet transferlerinden birinin yaşanması bekleniyor; tam 5,9 trilyon dolarlık servet el değiştirecek. Bu durum, küresel sermayenin belirli ailelerin elinde kemikleştiğini gösteriyor.
MİLYARDERLERİ NE KORKUTUYOR?
Cebi dolan süper zenginlerin zihni ise gelecek endişesiyle karışık. Rapora katılan milyarderlerin öncelikli tehdit algıları şöyle sıralandı:
Yüzde 66: Gümrük tarifeleri ve ticaret savaşları.
Yüzde 63: Büyük jeopolitik çatışma riski.
Yüzde 59: Politika belirsizliği ve enflasyon.
Özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki milyarderler ticaret tarifelerinden endişe ederken, Amerika kıtasındakiler jeopolitik riskleri ön planda tutuyor.
ANA HEDEF: KAZANMAK DEĞİL, KORUMAK!

Milyarderlerin yüzde 81’i, gelişen tıp sayesinde 10 yıl öncesine göre çok daha uzun yaşayacaklarına inanıyor. Bu beklenti, vasiyetlerin ve aile ofislerinin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılıyor.
Küresel ekonomide halk temel gıdaya erişim savaşı verirken, süper zenginler için artık ana sorun "daha fazla kazanmak" değil, mevcut devasa serveti belirsizliklere karşı "korumaya" dönüşmüş durumda.