Merkez'in ikinci müdahalesine analist yorumu: ''ilk müdahale seviyelerinin de üzerinde gitti'

'Kurda bu oynaklık boyutu devam ettiği müddetçe benzer şekilde hamleler gelebilir' diyen Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, piyasada ciddi bir oynaklığın söz konusu olduğunu ifade etti.

Yayınlanma:
Güncelleme: 03 Aralık 2021 18:10
Merkez'in ikinci müdahalesine analist yorumu: ''ilk müdahale seviyelerinin de üzerinde gitti'

TCMB’nin döviz satışına ilişkin değerlendirmede bulunan Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, kurda oynaklık boyutu devam ettiği müddetçe benzer şekilde hamleler gelebileceğine işaret etti.

Erkan’ın açıklamaları şöyle:

“Merkez Bankası’nın piyasalara müdahale ettiği ve “sağlıksız fiyat oluşumları” nedeniyle döviz sattığı belirtildi. Böylece, Merkez bankası tarafından 2014’ten bu yana ilk müdahale olan Çarşamba gününden sonra benzer bir hareket yapılmış oldu.

Kurda bu oynaklık boyutu devam ettiği müddetçe benzer şekilde hamleler gelebilir. Döviz kuru, çarşamba günkü ilk müdahale seviyelerinin de üzerine gittiğinden halen ciddi bir oynaklık söz konusu. İlk müdahalenin satış yoluyla 500 milyon USD civarında, satış + VİOP yoluyla 1 milyar USD civarında olduğu tahmin ediliyor. Bugünkü hamle ise muhtemelen bu miktarın altında görünüyor. Tabii hareket dökümü ortaya daha net bir hesap koyar, bu hamlelerin kurun gün içinde aşağı gelmesi için yapıldığı anlaşılıyor. Bu nedenle tekrar kur yukarıya çıkarsa benzer müdahaleler gelebilir.

doviz.jpg

Enflasyonun bugün açıklanan verilerde de ne boyutlarda olduğunu ve nerelere yükselebileceğini düşünecek olursak; negatif reel getirinin derinleşmeye devam ettiği bir ortamda TL’den dolara olan kayışın sona ermesini beklemeyiz. Faiz indirim beklentilerinin, yüksek enflasyon beklentilerine rağmen devam etmesi ile beraber söz konusu kur hareketinin, derinleşmekte olan negatif reel getiriler itibariyle sürekli aşağı dönmesi pek olası değil. Döviz satımı yoluyla müdahalelerde de genelde kurun kısa süreli bir gerilemesi, gün içi dip yaptıktan sonra da tekrar yukarı çıkması durumunu görüyoruz.

Elbette kurun seviyelerinden ziyade, aşırı yüksek, oynak ve alışıldık dinamiklerin dışındaki hareketi rahatsız edici. Bu da elbette tasarruf sahiplerinden, yılsonu bütçe belirleyen şirketlere kadar karar almayı, hesap yapmayı zorlaştırıyor. Kurun ne olacağı tahmin edilemediği için, dolarizasyon eğilimi de tersine dönmemektedir. Geniş perspektifte, doların fonksiyonları açısından, öngörülebilirlik de az olduğundan dolayı, risk almamak yolunda daha çok tercih edilirliği söz konusu. DTH ve yerel para rotasyonu açısından ise ortada net bir olgu yok, çünkü bir kısım miktarın sistemin dışına kayma ihtimali de var. Hane halkı kur yükseldikçe, şirketler de ödeme dönemlerinde kısmi satışlar belki yapabilir, ancak uzun soluklu bir DTH çözülmesi beklemeyiz”