Commerzbank'dan en acil risk uyarısı: TL bu yılın en kötüsü

Commerzbank FX Araştırma Bölüm Başkanı Ulrich Leuchtmann, liradaki oynaklık ve yüksek enflasyon ile ilgili uyardı. Leuchtmann, yaptığı uyarıda 'en acil riskin döviz kuru riski olduğunu' belirtti.

Yayınlanma:
Güncelleme: 24 Kasım 2021 14:43
Commerzbank'dan en acil risk uyarısı: TL bu yılın en kötüsü

İstikrar odaklı bir para politikası olmadan Türkiye’nin yabancı sermaye çekmekte zorlanacağını belirten Commerzbank FX Araştırma Bölüm Başkanı Ulrich Leuchtmann, yabancı yatırımcı için en acil riskin döviz kuru riski olduğunu belirtti.

DÜNYA’nın sorularını yanıtlayan Leuchtmann Kur“ riskine rağmen hala Türkiye’deki faizi çekici bulan yabancı yatırımcılar var. Ancak lira zayıflamaya devam ederse bunların da çıkma riski var. TL’yi istikrara kavuşturmak için muhteşem iyi haberlere gerek yok. Olumsuz haberlerin olmaması yeterli” dedi.

ulrich-leuchtmann.jpg

Dünyada pek çok ülkede faiz artırımı gündemdeyken TCMB’nin faiz indirimleri devam etti. Bunun ne gibi etkileri olabilir?

Anladığım kadarıyla Türkiye'deki politikacılar TCMB'nin faiz oranlarını düşürmek için alanı olduğunu düşünüyor, ancak yapılan bu deney enflasyon açısından zorlu bir seyre neden oldu. Böyle bir enflasyon ancak TCMB'nin inandırıcı bir enflasyonla mücadele taahhüdüyle kırılabilir. TCMB, ancak sıkı para politikasına geçerek ve kamuoyunu böyle bir para politikasına bağlı kalacağına ikna ederek bu itibarı kazanabilir. TCMB ne kadar uzun süre beklerse, hatta faizleri daha da aşağı çekerse enflasyonu kontrol altına almak için o kadar çok yol kat etmesi gerekecek. Bu da Türkiye ekonomisi için olumsuz yan etkiler yaratacaktır. Uluslararası ortam, birçok merkez bankasının faiz artırmış veya artırmak üzere olması TCMB’nin sıkı para politikasının olmayışını daha da tehlikeli hale getiriyor. TL bu yılın en kötü performans gösteren para birimlerinden biri oldu. ABD'de ve dünyanın her yerinde daha yüksek faiz oranlarının beklenmesiyle, yatırımcılar TL riski almaya daha az istekli. Türkiye'deki yüksek enflasyonu kendi kendine çıkarılan bir sorun olarak görüyorum.

TL eylül başından bu yana kabaca değerinin 1/3'ünü kaybetti. Bu kayıplar, TCMB'nin politika faizini %19'dan %15'e kadar indirme kararının doğrudan bir sonucudur. Bu kadar büyük bir düşüş riskler ve belirsizlikler yaratır. Döviz cinsinden yükümlülükleri olan hane halkı, firmalar ve finans kuruluşları, bu yükümlülüklerin TL'deki değer kaybı kadar arttığını gördüler. Bunların bir kısmının ciddi sıkıntı yaşamasından endişeliyim. Döviz cinsi borcu olmayanların bile daha temkinli olmaları gerekiyor ve böyle bir belirsizlik genellikle büyümeye de olumsuz yansır. Bu nedenle Türkiye'nin bu yılın son çeyreğine ilişkin büyüme görünümü konusunda şüphelerim var.

Açıkçası, faiz indirimlerinin arkasındaki mantık nedir merak ediyorum. TCMB, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde faiz indirmenin getireceği sonuçları, lirada ağır kayıp yaratacağını biliyor olmalı. Elbette olumlu etkiler de var. Düşük faiz oranları yatırımları teşvik ediyor, zayıf bir TL ihracatçının rekabet gücünü artırıyor ve ithalatla rekabet eden sektörleri koruyor. Ancak TCMB, hangi etkilerin daha ağır bastığını görmekte güçlük çekiyor. Korkarım pek çok piyasa katılımcısı, TCMB'nin siyasi baskı altında hareket ettiğini ve kendi açıklamalarının fazla bir şey ifade etmediğini düşünüyor. Siyasetin faiz indirim çağrılarının devam ettiği göz önüne alındığında, TCMB'nin açıklamaları ile piyasa katılımcılarını ikna etme gücü çok az olacaktır.

Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin artması için sağlanması gereken şartlar neler? Seçimlerin daha çok tartışılmaya başlandığı bu günlerde, yabancı yatırımcı ilgisi/iştahı açısından Türkiye piyasalarının görünümünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Temel bir perspektiften bakıldığında, Türkiye modern bir altyapı, iyi eğitimli bir iş gücü, önemli pazarlara yakın bir konum gibi yabancı sermayenin çekici bir destinasyonu olmak için bütün koşulları karşılıyor. Ancak TL’deki aşırı oynaklık ve yüksek enflasyon yabancı yatırımcıların getiri beklentilerini daha belirsiz hale getiriyor. İstikrar odaklı bir para politikası olmadan Türkiye yabancı sermaye çekmekte zorlanacaktır.

Mevcut koşullar dikkate alındığında yatırımcılar için riskler ve fırsatlar nelerdir?

Yabancı yatırımcı için en acil risk kesinlikle döviz kuru riski. Kur riskine rağmen hala Türkiye’deki faizi çekici bulan yabancı yatırımcılar var. Ancak lira zayıflamaya devam ederse bunların da çıkma riski var. Bu gerçekleşirse 2018’dekine benzer şekilde lirada hızlı bir değer kaybı görebiliriz. TL’yi istikrara kavuşturmak için muhteşem iyi haberlere gerek yok. Olumsuz haberlerin olmaması yeterli.

Türkiye'deki kısa ve orta vadeli yatırım ortamına ilişkin beklentileriniz nelerdir?

Küresel koşullar zorlu. Talepte büyük değişimler gördük. Bunun kalıcı olup olmadığını veya talebin yakında pandemi öncesi kalıplara dönüp dönmeyeceğini kimse bilmiyor. Bu nedenle belirsizlikler her zamankinden daha fazla. Bununla birlikte, Türkiye'deki yatırımların kısa vadeli görünümü büyük ölçüde TCMB'nin bundan sonraki kararlarına ve TL kuru üzerindeki etkilere bağlı olacaktır. TL’nin önemli kayıplar görmeye devam etmesi ekonomide önemli negatif etkilere dair endişeyi artırabilir ve bu da yabancı yatırımcının Türkiye’ye duyduğu iştahı azaltabilir.