BM İsrail'i uyardı: Filistinlilere yönelik idam yasasını derhal geri çekin
Birleşmiş Milletler’e bağlı Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi, İsrail’de kabul edilen ve Filistinli esirlere idam cezası verilmesini mümkün kılan düzenlemeye ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Komite, yasanın yürürlüğe girmesinin uluslararası insan hakları standartları açısından ciddi bir endişe yarattığını vurguladı.
ABD'den İsrail'e 6500 tonluk silah sevkiyatı: Müzakere tartışılırken yine mi saldıracaklar?
Açıklamada, düzenlemenin “insan haklarında ciddi bir aşınmaya yol açtığı” ifade edilerek İsrail yönetimine şu çağrı yapıldı:
“İsrail’i yasayı derhal yürürlükten kaldırmaya çağırıyoruz.”
YALNIZCA FİLİSTİNLİLER İÇİN OLDUĞU VURGULANDI
Komite, özellikle İsrail askeri mahkemelerinde “terör eylemi” kapsamında değerlendirilen dosyalarda uygulanması planlanan idam cezasının, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan kişiler üzerinde etkili olacağına dikkat çekti. Bu mahkemelerin yalnızca Filistinliler üzerinde yetki kullandığı, buna karşılık İsrail vatandaşlarının bu kapsamın dışında bırakıldığı hatırlatıldı.
Açıklamada ayrıca yasanın kapsamının pratikte yalnızca Filistinlileri hedef alabileceği endişesi dile getirildi. Düzenlemenin, “İsrail’in varlığını inkar etme niyetiyle kasten öldürme” suçuna odaklandığı ve bu nedenle ayrımcı bir uygulamaya yol açabileceği belirtildi.
ADİL YARGILANMA HAKLARI İHLAL EDİLİYOR
Komite, idam cezalarının hafifletilmesi, affedilmesi ya da ertelenmesine de izin verilmemesini eleştirerek, infazlar için mahkeme kararının ardından 90 günlük bir süre öngörülmesinin ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
Açıklamada, bölgede artan yerleşimci şiddeti ve Filistinlilere yönelik cezasızlık iddialarına da atıf yapıldı. Ayrıca Filistinlilerin adil yargılanma ve hukuki süreç haklarının sistematik biçimde ihlal edildiği öne sürüldü.
"UYGULAMALARA SON VERİN"
Komitenin verilerine göre, Ocak 2026 itibarıyla İsrail hapishanelerinde 9 bin 243 Filistinli bulunuyor. Bunların 3 bin 385’inin ise herhangi bir yargılama olmaksızın “idari tutukluluk” kapsamında cezaevinde tutulduğu kaydedildi.
Açıklamanın sonunda ise İsrail’e yönelik çağrı net bir şekilde tekrarlandı:
“İsrail’i, Filistinlilere karşı ırk ayrımcılığı ve tecrit anlamına gelen tüm politika ve uygulamalarına son vermeye çağırıyoruz.”