Akit yazarı, Rakel Dink'i hedef aldı

Akit yazarı, Rakel Dink'i hedef aldı

Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü “Hrant Dink.. Hrant Dink.. Sabah Hrant, akşam Dink!” başlıklı yazısında, Hrant Dink ve ailesini hedef aldı.

Agos Gazetesi önünde 19 Ocak 2007 yılında uğradığı saldırı sonucu öldürülen Hrant Dink, katledilişinin 14. yılında anıldı. Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu, "Hrant Dink.. Hrant Dink.. Sabah Hrant, akşam Dink!" başlıklı yazıda Hrant için adalet istenmesinden rahatsız oldu ve ailesini hedef aldı. Karahasanoğlu, "Hrant Dink’i ezberledik. Eşini ezberledik. Çocuklarını. Avukatlarını. Evini, işyerini. Hepsini ezberledik. Ezberlettiler bize.. Sokaklara döküldüler.. Müslüman, gayrimüslim hep birlikte.. Etnik kökeni ne olursa olsun.. Bağırdılar: “Hepimiz Ermeniyiz” diye.." ifadelerini kullandı. Karahasanoğlu, cinayete sebep olanların "Hepsi yargılansın.." denilmesinden rahatsız oldu "Ama Hrant’ın eşi Rakel “Yetmez” diyor.." diyerek hedef aldı.

Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından yakalanan tetikçi Ogün Samast üzerinden azmettiriciler Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’e ulaşılmıştı. Tuncel’in Emniyet’in Yardımcı İstihbarat Elemanı olduğunun ortaya çıkmasıyla cinayete devlet görevlilerinin sorumluluğu tartışıldı ve bugün yargılanıyorlar. 14 yılda Dink cinayeti aydınlatılamadı. Kamera görüntüleri silindi, telefon tapeleri yok oldu. Dink dosyası üzerindeki karanlık el bir türlü kaldırılamadı. Savcı da hakim de bu cinayette örgüt eli var dedi ama 14 yıldır hâlâ sorumluları bulmak için etkin soruşturma yürütülmüyor.

İşte o yazı:

“Vuran yakalandı.. cezaevine girdi.. yetmez dediler”

Buna karşılık Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu, yazısında şunları yazdı:

“Vuran yakalandı.. Cezaevine girdi.. Yetmez dediler.. Gene de yetmez, ne kadar burnunu sokan varsa, hepsi yargılansın, hepsi ceza alsın.. Ama bu sadece Hrant Dink dosyasında değil.. Tüm cinayetlerde olsun.. Mesela, askere pusu kurup, yolun altına bomba yerleştirip öldürenler..  Sadece bombayı yerleştiren değil.. O bombanın yerleştirilmesi olayına burnunu sokan herkes yargılansın.. Milletvekilinden, bombanın yerleştirilmesi için yolda çalışma yapılmasını sağlayan belediye yetkilisinden, kabloyu satan elektrikçisine kadar.. Hepsi yargılansın.. Öyle diyor çünkü, Hrant Dink’in eşi, Rakel Dink.. 7 kişi şu an tutuklu.. 13 kişi hakkında yakalama kararı var.. Fazladan, 76 da kamu görevlisi cinayette ihmalden veya görevi suiistimalden yargılanıyor.. Ama Hrant’ın eşi Rakel “Yetmez” diyor.. “Hepimiz Ermeniyiz” sloganlarını gördü ya.. Televizyonların, gazetelerin hepsinin, bir askere vermedikleri değerin, bin kat fazlasını verdiklerini gördü ya..”

“Tek öldürülen kişi ‘Hrant Dink’miş gibi…”

Karahasanoğlu Dink cinayetinin aydınlatılmasını isteyenlere şöyle yüklendi:

“Devletin işlediği, göz yumduğu, duyarsızca acımasızca sonuçsuz bıraktığı cinayetler var!’

Bu sözler de kesmiyor, Hrant gibi, on binlerce, yüz binlerce insanın haksız yere öldürüldüğü bir coğrafyada, ‘Hrant.. Hrant’ diyerek, tek öldürülen kişi ‘Hrant Dink’miş gibi tepemizde boza pişirmeye çalışanların devlete/topluma saygısızlığı..”

“Devlet, Hrant Dink dosyasını kapatamazmış gibi…”

Faili meçhul cinayetlere olağan yaklaşan ve devletin de bu dosyaları kapatabileceğini savunan Karahasanoğlu şunları yazdı:  

“Bu ülkede Eşref Bitlis gibi bir general şehid edilmiş, bir kişi yargılanmamış.. Dosyası kapatılmış. Bu vatan için şehid olmuş binlerce kişinin dosyaları kapatılmış.. Sanki gerçekten suçlu devlet olsa ve o devlet, tüm bu suçları işleyen aynı devlet olsa. Eşref Bitlis dosyasını kapatan devlet, Hrant Dink dosyasını kapatamazmış gibi, devlete hakaret içerikli sözler saygısızca, küstahça söylenen sözler..

Bunları şımartanlar kimler?”