Ayağı kırıldı diye öldürülecekti! O katır artık 3 bacakla koşuyor
Amasya’da ayağı kırıldıktan sonra terk edilen katır, ötanazi önerisine rağmen Bursa’ya götürülerek ameliyat edildi. Katır, yaşamını Emekli Hayvanlar Çiftliği’nde sürdürecek.

Amasya’da sağ arka ayağı kırıldıktan sonra sahibi tarafından terk edilen katır, hayvanseverlerin ve HAYTAP’ın girişimiyle Bursa’da tedavi altına alındı. Veteriner hekimler tarafından ötanazi seçeneği değerlendirilen katırın ayağı ampute edildi. Tedavisinin ardından yaşama tutunan hayvanın sağlık durumunun giderek düzeldiği belirtildi.

Kavurma olan şampiyon yarış atı Smart Latch hala yaşıyor gözüküyormuş!
Katırın, 25 Şubat’ta ayağının kırılmasının ardından ormanda bırakıldığı öğrenildi. Hayvanseverler, 14 gün sonra açlıktan zayıflamış ve bitkin hâldeki katırı bulup koruma altına aldı. İlk müdahalenin ardından veteriner hekimler, üç ayakla yaşamını sürdüremeyeceği gerekçesiyle ötanazi önerisinde bulundu. Bunun üzerine hayvanseverler HAYTAP ile irtibata geçti.

İhbar sonrası Amasya’ya giden HAYTAP ekibi, kemiği dışarı çıkmış durumdaki katırı Bursa’daki Emekli Hayvanlar Çiftliği’ne götürdü. Burada yapılan ameliyatla katırın yaralı ayağı ampute edildi. Operasyonun ardından toparlanmaya başlayan katırın bundan sonraki yaşamını çiftlikte geçireceği bildirildi.
"BİRÇOK DOSTUMUZ 3 AYAKLA YAŞIYOR"
HAYTAP Bursa Temsilcisi ve Her Eve 1 Pati Derneği Kurucu Üyesi Emre Demir, benzer şekilde ampute edilen başka hayvanların da yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi:

"Gördüğünüz gibi bir katır ve bir eşek dostumuzun hikayeleri terk edilmişlikle başlıyor. İkisi de yıllarca insanoğluna hizmet etmiş ama yaşadıkları kazalar sonrası bir şekilde vazgeçilmiş olan dostlarımız. Katır dostumuz Amasya bölgesinde yaklaşık 14 gün boyunca ayağı çok kötü bir halde yaşıyormuş. Oradaki gönüllülerin bizlerle iletişime geçmesi ile gerekli adımları attık. Açıkçası katır için bizim bildiğimiz kadarıyla oradaki gerekli yerler tarafından ötanazi önerilmiş. Çünkü onların 3 ayakla yaşamasının çok sağlıklı olmayacağını düşünmüşler. Ama burada birçok dostumuz 3 ayağıyla yaşayabiliyorlar. Evet 4 nala koşamıyorlar ama 3 nala koşabiliyorlar. Onlar da kaza geçirdiklerinde gerekli hizmeti almaları gerektiğini düşünüyoruz. Bizim beklentimiz onların koşması, bizim işimizi görmesi değil. Yıllarca insanoğluna hizmet etmiş bu dostlarımıza yaşadıkları bu üzücü kaza sonrasında bizlerin de onlara karşı sorumluluklarımızın olduklarını hatırlatmak"
Demir, Amasya’da yapılan ilk müdahalenin yeterli olmadığını da belirtti:
“Ama ne yazık ki yetersiz kaldı. Onun için en doğru adım olarak uyutulması söyleniyordu. Bizler bu anlamda tecrübeli olduğumuz için onların bu şekilde basit kararlarla uyutulmasını doğru bulmuyoruz. Burada 3 bacağıyla yaşayan at, eşek, koyun, inek dostlarımız da var. Bu anlamda güçlü hekimlerimizle onu korumamız altına aldık ve gerekli operasyonlarımızı yaptık. Şu an gördüğünüz üzere gayet sağlıklı, gayet güzel bir şekilde 4 nala koşmasalar da 3 nala koşabiliyorlar”
Emre Demir, yürüttükleri çalışmanın yalnızca bir sivil toplum çabası olmadığını, aynı zamanda daha geniş bir farkındalık çağrısı taşıdığını söyledi. Çiftlikte deprem ve afet bölgelerinden getirilen çok sayıda hayvan bulunduğunu anlatan Demir, kapasitenin büyük ölçüde dolduğunu ifade etti.

Demir, belediyelerin de benzer adımlar atabileceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Nitekim burada çeşitli deprem bölgelerinden, çeşitli afet bölgelerinden birçok dostumuz var. Kapasiteyi her ne kadar zorlasak da doluluk oranı tamamlanmış diyebilirim. HAYTAP Emekli Hayvanlar Çiftliği’mizin Bergama ve Dalaman’daki yerleri de aynı şekilde faaliyet gösteriyor. Burada gerçekten çok fazla emek var. Belki yaptığımız çok marjinal olarak görülüyor olabilir ama değil. Bizler sadece merhamet doğrultusunda elimizden geldiğince yapmaya gayret ediyoruz, onlar için çabalamaya devam ediyoruz. Bir kedi köpek nasıl hissedebiliyorsa, at eşek de o şekilde hissedebiliyor. Onlar da kuyruk sallıyorlar, onlar da koşabiliyorlar. Bizim amacımız, buradaki farkındalığa dikkat çekebilmek. Birçok belediye tarafından bunlara öncülük yapılmasını istiyoruz. Kedi köpekler kadar en az bunlar da mağdur olabiliyor. İstiyoruz ki onlara da bu tarz imkanlar sunulsun. Onlar da bu tarzda mutlu olabileceği hayatı yaşasınlar. Biz STK’lar bunu başarıyorsak, belediyeler çok daha iyilerini başarabilirler.” (DHA)