Son Dakika | Ortaokulda çocukların 'Selefi yemini' okumasına soruşturma! Okul idaresinin haberi varmış
İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde Necip Fazıl Kısakürek İmam-Hatip Ortaokulu’nda öğrencilere, IŞİD bağlantısı ile tanınan Ebu Hanzala lakaplı Halis Bayancuk’un grubunun yemini okutulmasına soruşturma açıldı.
“Tevhid ve Sünnet Cemaati”nin toplantılarında okutulan Selefi anlayışlı metin “Muvahhiddin Andı”nın çocuklara okutulması büyük tepki çekmişti.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü çocuklara terör örgütü IŞİD ile anılan bir grubun yemininin okutulması hakkında açıklama yaptı.
OKUL YÖNETİMİNİN İZNİ İLE ÇEKMİŞLER!
Müdürlük, çocukların yemini okumasından okul idaresinin haberi olduğunu açıkladı. Müdürlük, okul yönetiminin izni ile çekildiğini, "Konuya ilişkin yapılan ilk incelemede; söz konusu videonun okul idaresinin bilgisi dahilinde çekildiği ve okulun sosyal medya hesabında paylaşıldığı, daha sonra kamuoyunda oluşan hassasiyet üzerine ilgili paylaşımın kaldırıldığı tespit edilmiştir" ifadeleri ile açıkladı.
İl milli eğitim müdürlüğü soruşturma başlatıp müfettiş görevlendirildiğini de şu sözlerle açıkladı:
"Sürecin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla inceleme ve soruşturma başlatılmış olup,
Müdürlüğümüzce müfettiş görevlendirilmiştir.Yürütülen inceleme ve soruşturma süreçleri sonucunda ortaya çıkacak tespitler doğrultusunda gerekli idari
işlemler mevzuat çerçevesinde tesis edilecektir.Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

SAYMAZ BAYUNCUK'UN KİM OLDUĞUNU ANLATTI
Tevhid ve Sünnet Cemaati'nin liderliğini, “Ebu Hanzala” adıyla bilinen Halis Bayancuk, yapıyor. Bayancuk'un babası da terör örgütü Hizbullah'dan mahkum olmuş bir isim.
Bayancuk, birçok kez terör örgütü IŞİD üyeliğinden yargılandı. Bayancuk, IŞİD yöneticiliğinden yargılandığı, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmış, üç ayrı dosyanın birleştirilmesiyle görülen davada hakkında tahliye kararı verilmişti.
Bayancuk’un son olarak geçen yıl İzmir’de üç polisin şehit olduğu Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırı soruşturması kapsamında gözaltına alınmış, adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı
Halk TV’de Ebru Baki'nin sunduğu Para Siyaset programında konuşan İsmail Saymaz, okulda bu metnin okutulmasına ilişkin en güçlü ihtimalin “içeriden” bir aktarım olduğunu savundu.
“Tevhid” grubuna mensup bir öğretmen, okul çalışanı ya da bir öğrencinin görüntüyü kaydedip yayımlamış olabileceğini dile getirdi. Saymaz, “Başka bir seçenek yok” ifadesini kullandı.
Saymaz, Bayancuk'un 'insan yakmayı' savunduğunu şu sözlerle aktardı:
- "Bayancuk IŞİD sempatizanıydı. Hatta IŞİD adına çağrılar yapıyordu; 2010, 2011, 2012 civarlarında. O kadar ki, hatırlar mısınız; IŞİD bir Lübnanlı, galiba Lübnanlı pilotu ele geçirip yakmıştı.
- Böyle, insanlığı ürperten bir saldırısı olmuştu. O insan yakma olayından sonra ben çok iyi hatırlıyorum; Ebu Hanzala, Halis Bayancuk’un müstear adıydı.
- Halis Bayancuk bunu savundu. Yani çeşitli, kendince Kur’an’dan, sünnetten, hadisten ayetler getirerek, insan yakmanın dinen, savaş hâllerinde cevaz verdiğini; bunda inanç bakımından bir problem olmadığını, ancak görüntü itibarıyla kötü olduğunu söyleyebilmişti.
- Hani bu yakma işi IŞİD’in propagandasına zarar verir ama yakmakta da bir iş yoktu, der gibi getirdi işi"
Saymaz, Halis Bayancuk’u Türkiye’deki "en etkili Selefi tekfirci propagandist" olarak niteledi. Bayancuk’un geçmişte Hizbullah çevresinde bulunduğunu, ardından IŞİD tabanıyla iç içe geçtiğini ve bir dönem “propagandist” rolü üstlendiğini ileri sürdü. Saymaz, Bayancuk’un farklı tarihlerde cezaevine girip çıktığını da hatırlattı.
Saymaz, bu çevrelerin toplumda dış görünüş üzerinden başka cemaatlerle karıştırılabildiğini, ancak Selefi tekfirci yapıların tarikat ve cemaatleri “öncelikli düşman” gördüğünü belirtti.
Saymaz, bu çevrelerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “tağutlar tarafından yönetilen” bir yapı olarak gördüğünü ifade etti.
Bu bakışın sonucu olarak seçimlere katılmadıklarını, oy vermeyi reddettiklerini ve devletle temas kurmamaya çalıştıklarını anlattı. Saymaz; kişilerin askere gitmeme, mahkemeleri tanımama gibi tutumlar benimsediğini de söyledi.
Saymaz, söz konusu anlayışın Türkiye’yi “Darül Harp” olarak gördüğü de aktardı.