İBB tutuklusu reklamcı Esma Bayrak tüm iddialara yanıt verdi! "Attığım maili Ağır Ceza'da anlatacağımız aklıma gelmezdi"

İBB tutuklusu reklamcı Esma Bayrak tüm iddialara yanıt verdi! "Attığım maili Ağır Ceza'da anlatacağımız aklıma gelmezdi"
Tutuklu dijital reklamcı Esma Bayrak, savunmasında mesleki işleyişin dosyada suç gibi gösterildiğini söyledi. “Ağır Ceza Mahkemesinde anlatacağım aklıma gelmezdi” diyen Bayrak, ihale ve proje iddialarına tek tek yanıt verdi; avukatı da 8 ihaleden 7’sinin kaybedildiğini vurguladı.

İBB Davası'nda tutuklu Dijital Reklamcı Esma Bayrak, savunmasında hem mesleki işleyişi anlattı hem de hakkındaki suçlamalara tek tek yanıt verdi. Bayrak, bir ihaleyi neden hedeflediğini, hangi işi neden yapmadığını ve sıradan bir iş akışının nasıl suçlama konusu hâline geldiğini kendi sözleriyle anlattı.

İBB Davası'nda tutuklu Dijital Reklamcı Esma Bayrak, 14 Nisan 2026 tarihli savunmasında hakkındaki suçlamalara doğrudan yanıt verdi. Ponte Dijital Ajansı’nın sahibi olduğunu söyleyen Bayrak, dosyada yer alan iddiaların mesleki faaliyetlerinin yanlış yorumlanmasına dayandığını savundu.

"İŞ SÜRECİNİ AĞIR CEZA'DA ANLATACAĞIM AKLIMA GELMEZDİ"

Bayrak, özellikle dijital reklam süreçlerine ilişkin e-posta trafiğinin suçlama konusu yapılmasına tepki gösterdi. Mesleğinde bunun olağan bir iş akışı olduğunu anlatan Bayrak, şöyle dedi:

“Haliyle ben artık bir refleks olarak bu kodu oluştururum, yazılımcıya gönderirim, CC’ye de bu kodla ilgili veriye ihtiyaç duyan kurumsal iletişimcileri, işin sahibini, projenin sahibini, eğer bu kodla ilgili bir performans ölçümlemesi, reklam açacak olan ajans varsa ajanstaki ilgilileri eklerim. Yani zaten işin doğası budur. Hani böyle bir iş sürecini de açıkçası Ağır Ceza Mahkemesinde bir gün anlatacağım hiç aklıma gelmezdi.”

Bayrak, dosyada adı geçen maillerin İstanbul Senin uygulamasıyla ilgisi olmadığını da vurguladı. Bayrak şöyle dedi: “İstanbul Hanem uygulamasını hiç duymamıştım. İddianamede öğrendim. İstanbul Senin uygulamasının hiçbir teknik aşamasında da yer almadım.”

Savunmasında Google Etiket Yöneticisi’nin nasıl çalıştığını da anlatan Bayrak, bu sistemin veri tabanına ve kişisel verilere erişemeyeceğini söyledi:

"Bu kodlar web sitesinin ön yüzüne eklenir. Yani tasarım kısmına eklenir; arka taraftaki veri tabanına erişmesi imkansızdır.”

"İYİ Kİ BU PROJEYİ SUNMAMIŞIM EYLEM OLARAK BANA DÖNERDİ"

Bayrak’ın savunmasında en dikkat çeken bölümlerden biri, “Eylem 68” kapsamında dosyaya giren ihale başlığı oldu.

Ajansını yıllar içinde adım adım büyüttüğünü anlatan Bayrak, asıl hedefinin dijital reklam ekranları alanında mecra kurmak olduğunu söyledi.

"Benim tek amacım vardı: O dijital reklam ekranlarında kendime bir mecra yaratmak. Tıpkı YouTube reklamları gibi" amacıyla bazı ihaleleri takip etmeye başladığını belirten Bayrak, ancak gücünün büyük işlere yetmediğini söyledi.

Kendi ajansını büyütmek için ihaleleri bir basamak olarak düşündüğünü anlatan Bayrak, savunmasının en çarpıcı cümlelerinden birini kurdu.

Bayrak şunları ifade etti:

"“Hatta şeyi de düşündüm ki iyi ki öyle bir şey yapmamışım; kazandıklarımdan birinde ekranlardan birini dijitale çevirmek için proje sunsam mı diye de düşündük. Bu şu an size anlatırken aklıma geliyor, iyi ki öyle bir şey yapmamışım; bu bana bir eylem daha olarak dönerdi.”

Ajansına ilişkin iddiaları da reddeden Bayrak, şirketin başkasına ait olduğu yönündeki beyanlara karşı şöyle dedi:

"Anlattım Başkanım. Ajans benim,bakın, ben bu ihaleye katıldığım hiçbir firmayla böyle bir çözüm ortaklığına da gitmemişim, iki tanesiyle hiç yarışmamışım bile. Yani sadece bu iddianamede ise sadece bir ihale kazanabildiğim görmezden gelinip, biri kalkmış "ajans şunu yönetiyor", biri başkasından duymuş "aslında bunun" diyor. Yani bildiğiniz aslında dedikodu diyeyim de yani iftira. Anlattım Başkanım. Ajans benim, adını ben koydum. Kurulduğu günden beri özel sektöre iş yaptığım, kuruluş aşamasına şahit, kamu kurumuna hiç çalışmamış hem ajans yöneticisi arkadaşlarım var hem de kurumsal iletişimci özel sektörde arkadaşlarım var. Başkanım, ben Türkiye'de yani TikTok'ta ve App Store'da ilk reklam verenlerden biriyim. LinkedIn'den Snapchat'e kadar reklam ağına almadığım mecra yok. Bugün biri hesabını çaldırsa ya da Twitch'te ya da Spotify'da reklam yayına almak için bir kontak arasa, sora sora beni bulur. Bundan 5-6 yıl önce Ruslar, normalde Facebook Amerika malı diye kullanmaz, VKontakte kullanır. Türk giyim markaları Rusya'da reklam yapabilsin diye VKontakte'de reklam açmış bir reklamcıyım. Yani bunu böyle anlatıyorum ama hani bunların hepsini yok sayıp, hani bugüne kadar hiçbir şey yapmamışım gibi “şirket şunun, şirket şunu yönetiyor” gibi birbirleriyle çelişen ithamları atanların, beni tanımadıkları ya da sektörden bilmediklerini düşünüyorum. Başkanım, bana biraz şey gibi geliyor; yani İBB'de yönetim değiştikten sonra, hani ilk defa İBB'ye iş yapan bütün ajansları "kesin birinin bir şeyidir" mantığıyla bir torbaya doldurmuşlar Yani ama öyle değil. Gerçekten burada benim o ajansı açmam ve bu kadar ilerlemem benim kendi birikimim ve yetkinliğim sayesinde. Mevcut İBB yönetimiyle de öyle bir ilişkim olmadığına ilişkin size çok basit bir örnek vereceğim: Bundan iki yıl önce ben Kariyer İBB Zirvesi'nin reklamlarını yayına aldım ve hâlâ ödememi alamadım. Ki Kariyer İBB Zirvesi'nin reklamlarını yayına aldığımı, buradaki yöneticiler bile bilmiyordur. Bunu yine bir ajansa ajans hizmeti olarak verdim ki hiçbir tanımaz ve ben hâlâ ödememi alamadım. Savcılığın iddia ettiği gibi bir ilişkim olsa ya ben bu ödemeyi alamaz mıydım? Size en basit ve en rahat kanıtlayabileceğim örneklerden biri de bu.."

"İDDİANAME PSİKOLOJİMİ BOZDU"

Bayrak, savunmasının genelinde, reklamcılık alanındaki sıradan işlerin dosyada suç gibi gösterildiğini söyledi.

İddianamenin psikolojisini bozduğunu belirten Bayrak, şöyle dedi: “Bu iddianame açıkçası biraz psikolojimi bozdu. Çünkü çok basit şeylere, gerçekten çok basit şeylere çok büyük ve daha kötüsü yanlış anlamlar yüklenmiş.”

Dosyada kız kardeşinin KİPTAŞ’tan ev almasının da suçlama konusu yapılmasına itiraz eden Bayrak, evin kendi tavsiyesiyle ama kardeşinin kendi parasıyla alındığını söyledi. Bayrak "Kardeşim de tamamen kendi parasıyla aldı" dedi.

"İKİ KİŞİNİN SOYUT BEYANIYLA DOSYAYA EKLENMİŞİM"

Kendisine yöneltilen siyasi bağlantı iddialarını da reddeden Bayrak, şunları ifade etti:

CHP üyeleri” demiş, değilim. “CHP'li belediye çalışanları” demiş, değilim. “KİPTAŞ çalışanları” demiş, değilim. “Siyasi manada özgül ağırlığı olan ve etkin kişiler” demiş, değilim.

Örgüt üyeliği gibi ağır bir suçla, sadece ve sadece iki kişinin soyut beyanıyla dosyaya eklenmişim.”

"8 İHALEYE KATILDI 7'SİNİ KAZANAMADI"

Esma Bayrak’ın avukatı Mert Er Karagülle de savunmasında, müvekkiline yöneltilen ihale suçlamasının dosyadaki verilerle çeliştiğini söyledi. Karagülle, Bayrak’ın tek bir ihale kazandığını vurgulayarak şöyle dedi: “Esma Bayrak 8 ihaleye katılmış. Bakın burada ilk 4'ü var, hemen arkada 3... Bunlardan 7 ihaleyi kazanamamış. 8 ihaleden 7'sini kazanamamış.”

Karagülle, iddianamede çoğul ifade kullanıldığını, oysa ortada tek bir ihale bulunduğunu da belirtti. Karagülle"Ya ihaleler değil, bir tane ihale Sayın Başkan, Sayın Heyet" dedi.

Avukat, İstanbul Senin başlığındaki suçlamaya dayanak yapılan maillerin de uygulamayla ilgili olmadığını söyledi. Karagülle "İstanbul Senin ve İstanbul Hânem ile Esma Bayrak'ın uzaktan yakından bir ilgisi yok" dedi.