Halk TV'ye 5G'de de reklam ambargosu TBMM'de! Ağbaba: Reklam sadece belli kanallara veriliyor!
Türkiye’nin 5G’ye geçişi için başlatılan reklam kampanyası, Halk TV’ye uygulanan reklam ambargosunu bir kez daha gündeme taşıdı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, TBMM’de yaptığı konuşmada kamu kaynaklarıyla yürütülen kampanyada Halk TV’ye tek saniyelik reklam dahi verilmediğini söyledi. Halk TV'de Ebru Baki'nin programında konuşan İsmail Saymaz ile İbrahim Kahveci de bu tablonun adil dağıtım değil, kamu gücüyle kurulan açık bir dışlama olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin 5G altyapısına geçişi için başlatılan reklam kampanyası, kamu kaynaklarının hangi yayın organlarına nasıl dağıtıldığı tartışmasını alevlendirdi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, TBMM'de yaptığı konuşmada, 5G reklamlarının iktidara yakın medya kuruluşlarına verildiğini, Halk TV gibi bağımsız medya organlarının ise dışarıda bırakıldığını söyledi.
Ağbaba, devlet kaynaklarının belli medya kuruluşlarına yönlendirilmesine tepki gösterdi. CHP'li Ağbaba, Halk TV'nin reklam ambargosuyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.
5G reklamlarında da Halk TV görmezden gelindi! Cafer Mahiroğlu'ndan tepki
"BÖYLE ADALETSİZLİK Mİ OLUR?"
TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Veli Ağbaba şöyle dedi:
“Biliyorsunuz dün Türkiye 5G teknolojisine geçmiş bulunuyor. Değerli arkadaşlar, bu 5G kampanyası yapılıyor. Bu kampanyada reklam sadece belli kanallara, havuz medyasına veriliyor.”
REKABET KURULU'NU GÖREVE ÇAĞIRDI
Halk TV'ye 'yarım saniye reklam' bile verilmediği Ağbaba, şu sözlerle anlattı:
"Türkiye'nin en çok izlenen televizyonu Halk TV'ye yarım saniye reklam yok. Sözcü TV'ye yarım saniye reklam yok. Sanki babalarının malı bu devletin kaynakları. Sanki babanızın çiftliği. Sadece kendi akrabalarınıza, kendi yandaşlarınıza reklam veriyorsunuz. Cumhuriyete, Birgün'e, Evrensel'e, Sözcü'ye, Karara, nefese reklam vermiyorlar. Türk Hava Yolları öyle. VakıfBank öyle. Ziraat Bankası öyle. Adeta devleti babalarının çiftliği gibi yönetiyorlar. Bu Halk TV'yi, Sözcü TV'yi izleyen vatandaşlar devlete vergi vermiyor mu? Rekabet Kurulunu göreve davet ediyorum.”
Ağbaba, konuşmasını da çok sert bir tepki ile şöyle bitirdi:
"Maalesef basının geldiği hal öyle bir hal ki, manşetler talimatla atılıyor. Akşamki kanallarda kim Cumhuriyeti Halk Parti'sine daha çok küfrediyorsa, bu paralar oraya gidiyor. Hem Cumhuriyeti Halk Parti'sine hem muhalefet kanadının verdiği vergilerle bize küfreden anlayışı kınıyorum. Burnunuzdan gelsin, zehir zıkkım olsun size.”
SAYMAZ EN KRİTİK NOKTAYA PARMAK BASTI
TBMM'deki çıkışın ardından konu, Halk TV yayınında da ele alındı. Halktv.com.tr Yazarı İsmail Saymaz, reklam dağıtımında toplumun tamamından toplanan vergilerin esas alınması gerektiğini söyledi. Saymaz, kamu kaynaklarının siyasal tercihlere göre dağıtıldığını savundu.
İsmail Saymaz şunları ifade etti:
“Türkiye toplumunun tamamından, Türk toplumunun tamamından vergi alıyorsunuz. Tamamı bunu kullanıyor. Fakat siyasal olarak oranladığımızda, %50'nin altında bir kesimin okuduğu ve takip ettiği yayın organlarına veriyorsunuz. Toplumun tamamına değil. Şu an Halk TV, diğer muhalif kanallar, muhalif gazeteler, muhalif mecralar toplumun en çok takip ettiği, izlediği ve ondan yararlandığı mecralar. Fakat iktidar başta Halk TV olmak üzere bu mecraları kendisine hasım bildiği için, düşman gördüğü için onu cezalandırıyor. Kamu kaynaklarından hak ettiğini vermeyerek cezalandırıyor. Yani hem bu mecraları bir işveren olarak kurmak, yönetmek çok güç; Cafer Mahiroğlu bu zorluğu yaşıyor, büyük bir yük taşıyor.”
Saymaz, önemli bir noktaya daha temas etti. Saymaz, kamu kaynaklarının adil dağıtım ilkesini hatırlatarak şunları söyledi:
“Şimdi biz kimseden, cebinden para istiyor değiliz. AK Parti'den kıyak istiyor değiliz. "Hiç kimseye vermeyin bize verin" diyor değiliz. Biz sadece izlenmeyen televizyonlara, okunmayan gazetelere verdiğiniz ilandan bizim payımıza düşeni kadarı istiyoruz. Yurttaşız, bu ülkenin yurttaşıyız. Nasıl vergi alırken, askere çağırırken "Sen verme, sen gelme" demiyorsanız... Aynı şekilde bir kamu kurumunun yatırımından kaynaklı ilandan bizim payımıza düştüğü kadarıyla verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Ama bu her alanda böyle. Bu her alanda. Yani niye kardeşim özel bankalar bize veriyor da kamu bankaları vermiyor? Yani sadece bizim izleyicimiz özel banka mudisi mi yani?
Üstelik bizde çıkan en ufak haberle, en ufak yorumla etkilendikleri halde burayı yok sayıyorlar. Haber çıkınca ortalık ayağa kalkıyor.”
KAHVECİ: BU TAM BİR AYRIMCILIK
Gazeteci İbrahim Kahveci de aynı yayında, kamu harcamalarında yurttaşlar arasında ayrım yapılamayacağını söyledi. Kahveci, vergi toplanırken herkesin eşit kabul edildiğini, kamu kaynakları dağıtılırken de aynı ilkenin geçerli olması gerektiğini vurguladı:
“Bak, bu tam bir ayrımcılık. Bu tam bir ayrımcılık. Şimdi beni geliyorsun devlet vergisini... Özel sektöre karışamazsın, ki parantez açayım; özel sektörde de ilan veriyorsan şuraya buraya "seni incelerim" havaları, eskiden korkuları yayıyorlardı. Şimdi kamuya gelelim. Kardeş, beni geliyorsun, ben ülkemin yönetici kadrosu oy oranını aldığı zaman, sınırı geçtiği zaman, o seçildiyse o yönetiyor. Ama o yönetiyor da kendi taraftarını yönetmiyor, bütün ülkeyi yönetiyor. E beni vergi alırken gelip kucaklıyorsun, e ben aynı kolları, aynı şefkat kollarını o vergileri harcarken de bulmam gerekiyor.”
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, kamu tarafından Halk TV'ye uygulanan reklam ambargosunu 5G kampanyaları nedeniyle tekrar gündeme getirmiş ve yapılanın bir ayrımcılık olduğunu vurgulamıştı. Mahiroğlu sosyal medya hesabından şu mesajı paylaşmıştı:
Kamu Kaynaklarında Adalet için Açık Çağrı
Türkiye, teknolojik bir devrim olan 5G'ye dün itibarıyla geçmiştir. Bir Türk vatandaşı olarak bu devrimden dolayı gurur duyuyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.
Ancak bu sürecin tanıtımı için ayrılan devasa kamu bütçelerinin dağılımındaki adaletsizlik kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Devletin imkanlarıyla hazırlanan reklam kampanyalarının, Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’yi dışarıda bırakarak yürütülmesi, açık bir ayrımcılıktır.
Bu haksızlığa sessiz kalmayacağız! Çünkü Halk TV çalışanları ve izleyicileri de bu ülkenin eşit haklara sahip vergi mükellefleridir. 5G tanıtımı için harcanan her kuruşta, bu kanalın çalışanlarının ve izleyicilerinin payı vardır. Kendi vergilerimizle finanse edilen projelerin, bizim tercih ettiğimiz mecralardan gizlenmesi veya mahrum bırakılması demokratik teamüllere aykırıdır.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her birey, devletin imkanlarından eşit derecede faydalanma hakkına sahiptir. Hiçbir kurum veya kuruluşu, kamu kaynaklarını bir "cezalandırma" veya "hizaya çekme" aracı olarak kullanamaz.
